Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■
Turan Şahin
Turan Şahin

Gazete: Düzce Damla Gazetesi

[email protected]

Yalancının mumu

  • 12.03.2022 10:55
  • (2)

Allah rahmet eylesin, geçmişte bir gazeteci ağabeyimiz vardı. Adı Kazbek Şükrü derlerdi. Yazı yazmaktan öte yazıya başlık koymakta mahirdi.

‘Bir yazıyı okutan baslıktır’ derdi. “Mesela ‘Köpek Valiyi ısırmış’ dersen, köpek bu herkesi ısırır. Amma ‘Vali köpeği ısırmış’ dersen o yazıyı herkes merakla okur” derdi.

Şimdi yazıma bir başlık attım, tamamen eksik (YAVAN) bir baslık oldu. Peki doğrusu nasıl olmalıydı. ‘Yalancının mumu yatsıya kadardır’ olmalıydı. Ancak bazı yalanların mumu sönmüyor.

Ben nasıl yatsıya kadar diyeyim, desem bende yalancı olurum. Demek ki mumu

söndüren rüzgar az geliyor. Evvela yalanı nasıl anlayalım. Var olan bir şeyi yok demek, yok olan bir şeyi var demek, olmamış bir şeyi olmuş demek, olmuş bir şeyi olmamış demek yalandır. Yalancıların yaptığı bir şeyde ‘Ben bir çamur atayım, silinse de izi kalır.’

     Ancak bu öyle bir yalan ki, aradan yıllar geçse de ne unutulur nede o çamur tutar. Tapu kaydından sağlam, boy boy fotoğraflı gazeteler ortada, söylenenler ortada, söz konusu yer aynı yerde ‘TAMAMININ’ kesilmiş denilen ağaçlar orada, yapılan icraatlar ortada, gelin beraber gidelim aynı yere, yanındaki arkadaşlarınla beraber. Dediklerin doğru ise ben sizden büyük olmama rağmen hepinizin ellerini öperim. Ben seksen altı yaşındayım. Düşünüyorum, belki geleceğin memleket idaresini ellerine alabilecek genç insanlar nasıl olurda, irili ufaklı, binin üstündeki ağaçları görmezler. Hepinizin gözünde tavuk karası mı vardı? Rabbim tez günde gözlerinizi açsın.

     Neyse fazla uzattık, konunun başına dönelim.

     Bundan bir müddet önce Düzce’de ki yerel gazetelerde, bir doğa katliamından bahisle aynen şöyle bir yazı:

     “Düzce şehir mezarlığında bulunan ağaçların ‘TAMAMININ’ genç, yaşlı demeden bir lojistik firması tarafından kesildiği ve tam bir doğa katliamı gerçekleştirildiği…” denmektedir.

     Ey kurban olduğum Allah’ın sevgili kulu, bu yazının bu sözlerin yapılanların yanında, gözle görünür, elle tutulur, doğruluk bir yanı, alakası var mı?

     Ben A partisinden, B partisinden söz etmiyorum. İktidarlar, muhalefetler bir elmanın yarısı gibidir. Adı üstünde muhalefet elbette ki tenkit edecektir. Eksikleri, yanlışları görüp, iktidarın gözünün elifine sokacaktır. Muhalefetsiz iktidar olmaz. Yalnız söz söylerken, yazıp çizerken üç kere düşünüp, bir söylemek gerekir.

     Allah dostu Yunus ne demiş.

     Söz ola, savaş kese.

     Söz ola, baş kese.

     Söz ola, ağulu aşı yağ bal ede.

     Yunusun bu sözlerinin anlam ve manasını anlatmak için sayfalar dolusu yazmak lazım, benim de buna gücüm yetmez.

     İşte doğa katliamı yazısında da bir söz var, her şeyi mahveden söz (TAMAMININ) sözcüğüdür. Eğer o yazıda (TAMAMININ) sözü olmasaydı ben bu yazıyı asla yazmazdım. “Muhalefet görevini yapıyor, yapmalıdır da” der hiçbir söz etmezdim. Ancak şöyle bir hadis var ‘Gerçeklerin karşısında susan dilsiz şeytandır’ (hadisi nebevi)

     Benim de yazanlar, çizenler yanında az buçuk söz söyleme hakkım, görevim var olduğunu sanıyorum. Bunun için elimden geldiğince bir uyarı yapıyorum. Yoksa gayem onu, bunu haksız yere eleştirmek, hakaret etmek, üzmek değildir.

     Bende geçmişte (Ferman) adı altında on sene mahalli gazete çıkardım. Çok yazdık, yazdırdık, çokta hatalar, yanlışlar yaptık. Mühim olan hatalara, yanlışlara devam etmemektir. Yanlışları, hataları kişinin kendinde görmesi kabullenmesi (ERDEMLİKTİR)

     Hoştur bana senden gelen, narında hoştur, nurunda hoştur.

     Kim olursa olsun ‘Severim yaratılmışı yaratandan ötürü’ sözünün, sözlerinin inancındayım.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (2)

  • Düzce'li..
    Düzce'li..
    11.04.2022 00:22

    Evet mezarlığın kuzey tarafında yeni sayılabilecek çam ağaçları duruyor.. Galiba onların ticari değeri yok.. Ama sözde bakım ve seyreltmenin yapıldığı yerde tek bir ağaç yok.. Orada yapılan tek bir kelime ile anlatılır, katliam.. Dahası kesim büyük bir vinç yardımı ile hala devam ediyor.. Kesimin yapıldığı bölgede tek bir fidan dahi yok.. Attığınız başlık yazıyı okutmuş olabilir ya, ben gibi sokaktaki vatandaşta sipariş üzere yazılmış intibası bıraktı...

  • Başlık olmamış.
    Başlık olmamış.
    11.04.2022 00:02

    Sayın yazar, tek bir ağaç bile bilim dışı sebeplerle kesiliyorsa tepki gösterilir .. Seyreltme veya risk yaratan ağaçların kesimi normal olurdu ya.. Doğal ağacın yerini hangi peyzaj ağacı tutar ki.. Basın 13 milyonluk istanbul’daki 120 ağacı gündeme taşırken, Düzce mezarlığının güney kesiminde tek bir ağaç bırakılmamasını, peyzaj bitkilerinin bile yok edilmesini nasıl yorumluyorsunuz.. Nasıl bir bakım ki, orada kesilen asırlık ağaçların bir kısmı geri mi dikilecek ki.?

Yazarın Diğer Yazıları

Resmi İlanlar