• 20.05.2022 13:49

İnönü Parkıydı, Avni Akyol Parkıydı

1916 Yılında Düzceli çocuklar rahatça oynasın,

Kimse onlara “gidin aşka yerde oynayın”, “keserim topunuzu”

 Demesin diye Mine (Emine) Hatun tarafından çocuklara verilen bir tarlaydı.

Hani klişe  bir laf var ya;

“Biz zamanlar buralar kavaklıktı”

Aynan öyleydi işte bir zamanlar o İnönü parkı tarlaydı,

Hem de öyle böyle değil baya verimli bir tarla.

Ancak o verimli tarlaya çocuklara veren faydalı, toplum duyarlılığına sahip, çocukların teyzesi Mine Hatun ile orası Düzce’ye kazandırıldı.

1926 Senesine gelindiğinde o çocukların sevgili teyzesi, Mine hatun ahirete göç etti.

Haliyle çocuklara bıraktığı tarla oldu park,

Sonrasında 1965 yılına kadar o park, çocukların oyun oynadığı tarla olarak kaldı.

Ancak baktılar ki tarla öyle olmuyor,

O zaman altında insanlarında serinleyebileceği ağaçlandırmak akıllara geldi,

Ve o tarla ağaçlandırılarak Düzcelilerin hizmetine sokuldu.

Çocuklar yine “Gidin lan buradan, topunuzu başka yerde oynayın” fırçalarına aruz kaldılar ama Düzce çok güzel bir parkına kavuştu.

Derken gel zaman git zaman kavaklık oldu park, insanların altında oturduğu, sıcak yaz günlerinde altına masa atıp koyu muhabbetler edildiği

Park haline döndü.

Gel zaman git zaman

O Mine hatunun çocuklara bıraktığı verimli tarla, 2000’li yıllarda yine verimli olduğu anlaşıldı.

Ama rant kapısı olarak verimi görüldü

Birçok makamlar birbirine girdi o verimli park için

Ankara’da çok abilerin kapıları aşındırıldı

Birçok kuzular, koyunlar kesildi,

O park elde kalsın diye

Ama O parkın makus talihi Dr. Faruk Özlü’nün belediye başkanı seçilmesiyle birlikte değişti.

Birden o Ankara’daki kelli felli abilerin direktifleri bir kenara bırakıldı

Söz Ankara’da ki abilerin değil, Düzcelilerin dendi

Ve O Mine Hatunun çocuklara bıraktığı tarla,

Çimenlerine oturulan, piknik yapılan

Ağaçların gölgesinde serinlenilen bir millet parkı oluverdi

Aslında o bahçenin başka bir özelliği de şudur ki,

Şehrin ortasında kocaman millet bahçesi yapıldı ama belediyenin cebinden 1 kuruş para çıkmadı,

İşte bu da dahiyane bir plandır.

Düzce’de insanların hem çocuklarını oyun aletlerinde oynatırken

İçeceğini yudumlayacağı, çimenlerine yayıla yayıla dinlenildiği

Kafesinde oturulup eş dost sohbeti yapıldığı yer oldu.

Nerden nereye dedirten gelişmeler silsilesi.

Ama bir gerçek var ki Millet Bahçesi Düzce’ye çok yakıştı

Düzcelilerde millet bahçesine

Sadece kıymetini bilmek kaldı geriye,

O eşyaları kırılmayan, dökülmeyen bir parkta yaşamak için adı millet olan bahçedeki eşyalara

Milletinde sahip çıkması lazım

Kalın sağlıcaklar