• 13.12.2021 11:39

Düzce küçük bir şehir.  Her ne kadar yüzölçümü çok geniş olsa da. 

Aslında Fiskomar kavşağından Valiliğe kadar, Çoban kavşağından Asar Kenarına kadar, bir alana kurulmuş şehir.
Bu küçüklük içinde birde yolların darlığını düşünürseniz ki ; düşünmeyin çünkü kabus.
Bu kadar küçük şehirde bu kadar dar yollarda, insanlarımızda sağolsun tuvalete bile arabayla gidince , o yollar da Araba ile ilerlemek çok zor. 
Bu kadar olumsuzluktan bahsetmişken üzerine birde otopark sıkıntısını koyalım.
Sonuç itibariyle tamamen kabus olan bir şehirden bahsediyoruz.
Haliyle her yere arabayla gitmeye alışkın çok sayın ahalimiz aracını çekecek yer bulmaktan  zorlanıyor.
Ancak kaldırımlara, engelli geçişlerinin olduğu yerlere araç çekmenin anlamını bir türlü çözebilmiş değilim.
Bir empati kurun şimdi; Almışsınız bebek arabanızı kaldırımda ilerliyorsunuz.
Tam kaldırımdan inmeniz gerekti ancak magandanın birisi, yolları kendisinin sana bir sürücü çekmiş arabasını engelli rampasına otomobilini kaldırımda kala kalıyorsunuz.
O kocaman arabayı kaldırımdan nasıl indireceksin. Etraftan yardım istemeden indirmek imkansız
Ya da Engellisiniz ve tekerlekli sandalye ile kaldırımda gidiyorsunuz o sırada arabasını kaldırıma kadar çıkartıp tam çaprazlama park etmiş bir maganda,Kaldırımda geçebilmek mümkün değil . 
Yada geri döneceksin, ya da başka bir rampa bulup oradan yola inecek ve yolunuza devam edeceksiniz.Vesselam yapmayın.
Kaldırımlar araç park yeri değil, engelli rampaları ise araçlarınızı park edebileceğiniz yerler değil.
Böyle yapan çok sayın ahaliye tavsiyem
Çok küfür yiyorsunuz 
Herşey azıcık empati yapmaktan geçiyor,
Biraz empati kurun ve ona göre hareket edin
Yolunuza engellerin çıkmadığı sağlıklı günler dileğiyle
Kalın sağlıcakla..EMPATİ ŞART, GEÇEBİLMEK ÖNEMLİ
Düzce küçük bir şehir. 
Her ne kadar yüzölçümü çok geniş olsa da. 
Aslında Fiskomar kavşağından Valiliğe kadar, Çoban kavşağından Asar Kenarına kadar, bir alana kurulmuş şehir.
Bu küçüklük içinde birde yolların darlığını düşünürseniz ki ; düşünmeyin çünkü kabus.
Bu kadar küçük şehirde bu kadar dar yollarda, insanlarımızda sağolsun tuvalete bile arabayla gidince , o yollar da Araba ile ilerlemek çok zor. 
Bu kadar olumsuzluktan bahsetmişken üzerine birde otopark sıkıntısını koyalım.
Sonuç itibariyle tamamen kabus olan bir şehirden bahsediyoruz.
Haliyle her yere arabayla gitmeye alışkın çok sayın ahalimiz aracını çekecek yer bulmaktan  zorlanıyor.
Ancak kaldırımlara, engelli geçişlerinin olduğu yerlere araç çekmenin anlamını bir türlü çözebilmiş değilim.
Bir empati kurun şimdi; Almışsınız bebek arabanızı kaldırımda ilerliyorsunuz.
Tam kaldırımdan inmeniz gerekti ancak magandanın birisi, yolları kendisinin sana bir sürücü çekmiş arabasını engelli rampasına otomobilini kaldırımda kala kalıyorsunuz.
O kocaman arabayı kaldırımdan nasıl indireceksin. Etraftan yardım istemeden indirmek imkansız
Ya da Engellisiniz ve tekerlekli sandalye ile kaldırımda gidiyorsunuz o sırada arabasını kaldırıma kadar çıkartıp tam çaprazlama park etmiş bir maganda,Kaldırımda geçebilmek mümkün değil . 
Yada geri döneceksin, ya da başka bir rampa bulup oradan yola inecek ve yolunuza devam edeceksiniz.Vesselam yapmayın.
Kaldırımlar araç park yeri değil, engelli rampaları ise araçlarınızı park edebileceğiniz yerler değil.
Böyle yapan çok sayın ahaliye tavsiyem
Çok küfür yiyorsunuz 
Herşey azıcık empati yapmaktan geçiyor,
Biraz empati kurun ve ona göre hareket edin
Yolunuza engellerin çıkmadığı sağlıklı günler dileğiyle
Kalın sağlıcakla..