Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Sağlıksız diyetler ve zararları

  • 11.12.2017 11:27

Dahiliye Uzmanı Dr. Gamze Kılıçaslan: Sevgili okurlar, bildiğimiz gibi hareketsizliğin ve yanlış beslenmenin bir sonucu olan obezite çağımızın en büyük sorunu haline geldi.

Fazla kilo problemi artık çocukluk çağından itibaren görülmeye başlanmış olup, sebep olduğu hastalıklar nedeni ile üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir halk sağlığı sorunudur. Fazla kilo sorunu yaşayan hastalar öncelikle bir dahiliye uzmanına başvurmalı, burada kilo fazlalığına sebep olabilecek herhangi bir hastalığın olup olmadığı araştırılmalı, gerekli tedavileri yapılmalı, sonrasından hekimin gerek gördüğü hastalar diyetisyen ve psikolog eşliğinde kilo verme programına alınmalıdır.

Sağlıklı beslenme ve sağlıklı kilo verme sürecinde tüm dünyada en çok önerilen, faydası kanıtlanmış olan beslenme şekli Akdeniz tarzı beslenmedir. Bu diyette yüksek miktarda sebze meyve, kurubaklagiller, tam buğday unu, zeytin yağ tüketimi, orta düzeyde süt ve süt ürünleri tüketimi, et, işlenmiş et ve tatlının en az düzeyde tüketildiği diyettir. Bu diyetle kilo verme yavaş olmakla beraber hasta uyumu yüksektir. kalp damar hastalıkları ve kanserden korunmada en etkili diyet olarak tüm dünyada kabul görmüştür. Yapılan bir çok çalışma kolesterol ve tansiyonu düşürdüğünü, kanser riskini azatlığını göstermiştir.

Akdeniz diyetine çok benzer bir diyet olan DASH diyetinde, Akdeniz diyetinde farklı olarak potasyum tüketimi daha fazla önerilir. Bu diyetin kan basıncında azalma ve kalp damar hastalıklarından koruyucu etkisi olduğu kanıtlanmışır.

Bu diyetler sağlıklı olmakla beraber hastaların hangi besini ne kadar tüketeceğini bilmesi, buna uygun bir beslenme programı hazırlanması gerekir. Hiçbir gıda sağlıklı diye sınırsız tüketilemez. Bu yüzden günlük bazal enerji ihtiyacını karsılayacak, düşük kalorili ve dengeli diyetler hastaların tedavisinde olmazsa olmazdır. Bu diyetlerde günlük kalori alımı 500 ila 1000 kalori azaltılarak haftada 0,5 ile 1 kg kayıp hedeflenir. Bu dengeli diyet,  uzman kişiler tarafından hazırlanır ise vitamin, mineral yada başka besin eksikliği oluşmaz.

Sağlıksız diyetlerde en fazla yapılan hata, ağır kalori kısıtlamasıdır. 1200 kalorinin altında bir diyet, yoğun halsizlik, yorgunluk, vitamin mineral eksiklikleri, kabızlık, tansiyon düşüklüğü, yara iyileşmesinde bozulma, depresyon, sinirlilik, adet düzensizliği, cinsel istek azalması ve safra kesesi taşına neden olabilir.  Çok düşük kalorili diyetler sadece ileri obez hastalarda uzman hekim kontrolünde ve hastane şartlarında yapılmalıdır.

Düşük yağlı diyetler günümüzde obezite tedavisinde en fazla önerilen diyetlerdir. Günlük alınan yağ miktarının %30 azaltılması hedeflenir. Düşük yağlı diyet uygulanan hastalar ile yüksek yağlı diyet uygulanan hastalar kıyaslandığında düşük yağ verilen grupta daha fazla kilo kaybı görülmüştür. Zeytin yağı yada diğer sıvı yağların faydalı olması, onların da sınırlı tüketilmesi gerektiği gerçeğini değiştirmez.  Bu diyet ile kötü kolesterol değerinde azalma, iyi kolesterol değerinde artma görülmüştür.

Düşük karbonhidratlı diyetler son zamanlarda oldukça populer olmasına rağmen uzun süreli önerilmesi konusunda yeterli kanıt yoktur. Bu diyetlerde günlük 100 gramın altında karbonhidrat tüketilir.  Düşük yağlı diyete oranla kısa sürede daha fazla kilo kaybı olmasına rağmen, bu etki uzun süreli değildir. 1 yılın sonunda iki grupta da kilo kaybının aynı olduğu görülmüştür.

Ketojenik diyetler de yine düşük karbonhidratlı diyetlerdir. Burada karbonhidrat alımı 50 gramın altındadır.  Düşük karbonhidrat alımının çeşitli zararları; bulantı- kusma, kabızlık, su kaybı, halsizlik, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, şeker düşmesi olarak sayılabilir. Uzun dönemde ise kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması, protein kaybı, mineral eksikliği,kalp kası hasarı, böbrek taşı olarak sayılabilir.

Yüksek proteinli diyetler toplam kalorinin %30 proteinden alındığı diyetlerdir. Vücutta asit yükünü arttırarak kemikten kalsiyumu serbestleştirip kemik erimesi riskini ve böbrekte kalsiyum taşı riskini artırır. Bu diyetler böbrek protein yükünü artırarak böbrek yetmezliğini artırabilir. Ayrıca yoğun protein tüketiminin mide barsak kanseri riskini artırdığını gösteren çalışmalar vardır.

Vejeteryan diyetler et tüketiminin yasak olduğu diyetlerdir. Protein, demir, çinko, B12 vitamini, kalsiyum, omega 3 yağ asidi eksikliğine neden olabilir.

Günümüzde medyatik fakat güvenilirliği oldukça şüpheli çok miktarda diyet vardır. Bunlardan bazıları, atkins, dukan, zone, ornish, bevelry hills diyeti vb diyetlerdir. En popüler olanlardan atkins (dukanın benzeri) diyetinde, karbonhidrat aşırı kısıtlanmış, protein alımı ise yüksek oranda önerilmiştir. Bu diyet ile beslenen kişiler üzerinde yapılan takiplerde kilo kaybının oldukça değişken, 24 aylık takipte ise kilo alımının fazla olduğu görülmüştür.

Tek tip besin tüketimine dayanan diyetler örneğin lahana çorbası, domates diyeti, soğan çorbası gibi diyetlerde yoğun vitamin ve mineral eksiklikleri görülür.

Son zamanlarda glutensiz diyet kavramı hastalar arasında sık konusulmakta. Bu diyet çölyak hastaları için olmazsa olmazdır. Fakat gluten hassasiyeti olmayan kişilerde hiç bir faydası olmaz. Aksine demir, folat, tiamin, riboflavin, niasin ve fiber eksikliği görülebilir.

Sıkça duyduğumuz detoks diyetlerinin hiçbir bilimsel yanı yoktur. Şiddetli kalori kısıtlamasına bağlı olarak, diğer sağlıksız diyetlerde görülen tüm yan etkiler bu diyeti uygulayanlarda da görülür. Hatta ölüme kadar gidebilen sıvı elektrolit bozuklukları olabilir.

Sonuç olarak kilo verme programında olun yada olmayın, diyetiniz ve genel beslenmeniz, tüm besin gruplarını içermeli, yeterli ve dengeli olmalıdır.  Eğer kilo vermeniz gerekiyor ise mutlaka uzman kontrolünde sağlıklı bir şekilde kilo vermelisiniz. Sağlıkla ve sevgiyle kalın… 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.