Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

YİĞİDİN HAKKINI YEMEYİN !

  • 21.01.2023 10:13

İdeolojiyi, fikir ve siyasi görüş ayrılıklarını bir kenara bırakırsak, mevcut var olan realiteye farklı bir bakış açısıyla değerlendirme yaparsak, bazı mevzular daha net görülebilir.

Ülkemizde yaşanılan 21 yıllık siyasi geçmişe bir bakalım, inceleyelim.

21 YILLIK SİYASİ GEÇMİŞİ DÜŞÜNÜRSEK;

21 yıl evvelki yaşam standartları nasıldı,  şimdi nasıl? Yaşam standardımızda çok şey değişmiş değil mi? Bence de çok şey değişti. Refah ve güven  içerisindeyiz hepimiz.

21 yaşındaki gençlerimiz ne dediğimizi, neden bahsettiğimi pek anlamazlar. Onlar için zaten her şey çoktan hazırlanmıştı. Güçlü Türkiye'nin şanslı çocukları oldular.

21 sene evvel ülkemiz ekonomiden, teröre, enflasyondan, dış borçlarıyla IMF kıskacında olan, iç siyasi çalkantılara feda edilen  koalisyon hükümetleri ve  siyasi çıkmazlarla uğraşıyordu.

Gençlerin okuyabileceği yeterli üniversite yoktu, köylerde okul yoktu, sağlık sektörü çökmüş durumdaydı, yollar köprüler, tüneller, uçaklar, hava yolları, tren yolları yeterli değildi.  Hızlı tren yoktu. Türkiye dışa bağımlı haldeydi. Her şeyi ithal ediyorduk.  Şimdi ihraç ediyoruz.  Organize sanayimiz çok az ilde vardı. Fabrikalarında teknolojisi yetersizdi. Çiftçimiz kendi kaderine bırakılmıştı. Besicilerimizde keza böyleydi. Devlet var mıydı yok muydu haberleri bile yoktu.

ÇÜNKÜ  HÜKÜMET  DÜŞÜYORDU. ERKEN SEÇİM KURTULUŞ OLARAK GÖRÜLÜYORDU.

Ama şimdi bu kara tablonun hepsi tarih oldu. Geçmişin gölgesinde yeni bir ülke doğdu. Geldiğimiz noktada artık modern, demokratik, laik, çalışkan, becerikli, üreten dünyada söz sahibi olan 

PROFESYONEL BİR TÜRKİYE var.

Bütün bunları başarmak tabii ki kolay değildi. Hükümetimiz içeride ve dışarıda birçok mücadele verdi. Bazı tabuları yıkmak kolay değildi ama şimdi içeride ve dışarıda güçlü bir Türkiye var.

Vatandaş  artık birçok şeyi cep telefonundan bir tıkla kolay hallediyor. Ne insafına mecbur kaldığın memur görmek gerekiyor nede bugün git yarın gel. Müdür yok laflarını duyuyorsun.  Artık ne polis ne jandarma ne tüccar ne esnaf ne de başka bir şey. bir cep telefonu ile birçok işimizi teknoloji sayesinde  E-Devlet kapısı hizmetleriyle çabucak hallediyor.

“İşleyen demir pas tutmaz” mantığıyla hareket eden mevcut hükümet ülkemizde birçok ilke imza atmıştır.

Din ve devlet işlerini laikliğin öngördüğü şekilde, vatandaşın tercihine göre başarıyla yürütmüş bir hükümetten söz ediyorum. İsteyen istediği gibi inancını yaşıyor.  İsteyen istediğini giyiyor. Ayrıca ne kadar hastane gerekiyorsa o kadar hastane, ne kadar okul gerekiyorsa o kadar okul, ne kadar cami gerekiyorsa o kadar cami, ne kadar cemevi gerekiyorsa o kadar cemevi, ne kadar kilise gerekiyorsa o kadar kilise, ne eksik ne fazla orantılı bir şekilde eşitlik ve adalet ilkesiyle her toplumu ve vatandaşı memnun eden bir yönetim yürütülüyor.

Mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bütün kültürlere eşit mesafede kişilerin hak ve özgürlüklerine dikkat etmiştir. Türkiye bir hukuk devleti olduğunu göstererek, hukukun üstünlüğünü daima ön plana çıkarmış ve güven duyulmuş bir hükümet.

Türk, Kürt, Çerkes, Laz, Abhaza, Arap herkes eşit. Hristiyanı, Yahudisi, Ermenisi, Süryanisini ve diğer bütün dinleri bünyesinde bulunduran ve %98'i Müslüman olan bir ülkede bütün bu kültürlere inançlara saygılı olan bir yönetim.

Ulusal Kanallarda TRT Kürdi, TRT Arabi ve TRT Word  gibi kanallar kurarak bütün kültürlere seslenerek yayın yapan tek ülke Türkiye'dir. 21 yıl evvel bunlardan söz etmek hatta hayal etmek bile mümkün değildi.

Ama günümüzde artık vatandaş olarak o kadar rahatız ki istediğimiz yere istediğimiz şekilde gitme rahatlığına ve konfora sahibiz. Serbest piyasa ile istediğimiz işi kurup istediğimiz üretimi yapıp ihracat etme lüksüne sahibiz. Sınava girip amir, memur ve  işçi olabiliyoruz. Devlet her alanda herkese teşvik veriyor, iş kurmasına yardımcı oluyor. Üniversite okumak için artık çok da uzaklara gitmek gerekmiyor.

81 İLDE ÜNİVERSİTE VAR. CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK EĞİTİM YATIRIMI HER İLE ÜNİVERSİTE KURULMASI OLDU. 

 Her ilde bağımsız endüstrimiz var. Organize Sanayii Bölgeleri kuruldu. Bacasız dumansız sanayi teşvik edildi. 

YEŞİL SANAYİİ YAYGINLAŞTI.

Her ilde modern hastanelerimiz var. Doktorumuz var, her bir kişinin aile hekimi var. Eczaneler bolca var, özel hastaneler çoğaldı. Pazarlarda aradığımız her türlü meyve var, yaz kış fark etmiyor. Neredeyse her evde doğalgaz var. Düzce'de doğalgaza kavuştu. Ucuza ısınıp, ucuza yemeklerimizi pişirebiliyoruz. Her evde elektrik var. Belediyeler artık çok güçlü.

Bazılarımız başkalarına bakıp belki de yaşadıkları hayattan pek memnun değiller, onun var benim niye yok ? onun olduğu benim niye olmadı isyanı var. Bu her toplumda olan şeyler ama işin geneline baktığınızda Türkiye birçok dünya ülkesinin önünde olduğunu,  refah payının yükseldiğini,  sosyal hayatların iyi olduğunu söyleyebilirim.

Ülkemizde belki yapılacak daha birçok şey var. düzeltilmesi gereken, anlaşılması istenen sorunlar olabilir ama çok iyi mesafe kat ettiğimizi kabul etmek gerekiyor.

Bazıları hala eski Türkiye özlemi çekiyor olabilir. Bu insanlar, eski kafalı siyasiler bunu neden  istiyorlar ? Düşünen, konuşan, değişen ve gelişen bir Türkiye' nin ve kalkınmış bir ülkenin, refahı yükselmiş bir toplumun kime ne zararı var. Onlar, yoksul cahil bir toplumla uğraşmak,  ihtiyaç sahibi bir toplumun ayarlarıyla oynamak, istediğini ucuz ve kolay yoldan yaptırmak  için eski  Türkiye geri getirmek istiyorlar.

Bu yazdıklarım siyasi bir bakış değil. Bu yazdıklarımı bir cümleyle savunmak istiyorum.

"Yiğidi öldür ama hakkını yeme"
Türkiye yeni seçim havasına girmeye hazırlanırken sesli düşünmek istedim sadece...
Düzce ve Türkiye için hayırlısı olsun.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.