Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

“KUPAYLA BAŞLADIM KUPAYLA BIRAKTIM”…

  • 15.08.2022 11:05

Spor gazeteciliğinin duayen ismi Damla Gazetesi’ne konuştu:

“KUPAYLA BAŞLADIM
KUPAYLA BIRAKTIM”…


Düzcespor deyince ismi kırmızı-lacivertli kulüple özdeşleşmiş bir elin parmaklarını geçmeyecek dostlarımdan biri de Hasan Kaya. Aynı zamanda mesleki büyüğüm olan Kaya’ya ‘total gazeteci’ diyorum; muhabirlik, kameramanlık, spor televizyonculuğu ve programcılığı ve spikerlik bunlardan sadece biri.
Gelin görün ki, spor programcılığında zirvede iken geçtiğimiz 10 Mayıs’ta ‘Benden buraya kadar’ deyip veda edince kısa süreli bir şaşkınlık yaşadım.  Ardından telefona sarıldım ve bu kararını sorguladım. Sevgili Kaya sorularımı tüm içtenliğiyle yanıtlayınca ortaya renkli olduğu kadar hüzün veren bir yaşam öyküsünü karşımda buldum.  Anlattıkları o kadar değerliydi ki özetlemeye kıyamadım.  Hâl böyle olunca da röportajı tek günle sınırlı tutmanın Düzce’nin hafızasında eksiklik olacağını düşündüm ve yazıyı bölümlere ayırdım.
Hazırsanız buyrun bakalım:

ELİNDE MİKROFON SIRTINDA KAMERA

‘Gazeteciliğin emekliliği olmaz’ derler… Bu sözün ete kemiğe bürünmüş hâli Hasan Kaya. Her ne kadar “spor programcılığını bıraktım” dese de spordan ve gazetecilikten kopmuş değil, kopması da mümkün değil.  28 yıldır mikrofonu elinden bırakmayan Kaya’ya bu kez ben mikrofon tutuyorum: Peki ama neden bu kadar erken?

“Bence erken değil” diye başlıyor anlatmaya:  “Gazete ve televizyonculukta geride kalan 40 yıl sürede bu mesleği doyasıyla ve zevkle yapmaya çalıştım. Memleketimde hayırlı hizmetlerde bulunmaya gayret ettim. Bunu da başardığıma inanıyorum. 1993-94 sezonunda omzumda kameramla Düzcespor'un şampiyonluğunu çekmek kısmet olmuştu. Sayın Aziz Yıldırım'ın onursal başkanlığı ve sayın Mehmet Nuri Özçelik'in kulüp başkanlığı döneminde kupa kaldırarak başlanan 2. Lig'e yeniden yükseliş serüveninde yer almak beni oldukça mutlu etmişti.  Sonrasında kendimi geliştirerek kırmızı lacivertli kulübün içeride ve dışarıdaki karşılaşmalarını 90 dakika kayıt altına alıp, aynı zamanda bir elimde de mikrofon maçı anlatıp sonrasında Düzce'ye dönüp bu karşılaşmayı ekranlara getirmeye çalıştım. O dönemde  Öncü Televizyonu'nda iç sahamızdaki maçları canlı yayınlıyorduk.

AİLE, ÇOCUK VE TORUN HASRETİ

Kolay değil 40 yıl…
Orhan Gencebay’ın ‘yanımdayken bile hasretimdin’ dediği o şarkıdaki gibi hem bu kadar yakın hem o kadar uzak bir meslek hayatı.  Sigarasından bir nefes çeken Kaya, konuşmasını şöyle sürdürüyor:
“Televizyonculukta aradan geçen 28 yılın ardından sayın Gökhan Kapoğlu başkanlığındaki yönetim kurulunun son üç sezonda büyük heyecan yaşadık. Sonuç olarak bu sezonu kupayla taçlandırıp, şampiyon olup yeniden 2. Lig'e çıktık.  Kendimi karşıma alarak bir değerlendirme yaptım. 'Kupayla başladım, kupayla veda edeyim' dedim. Kesinlikle başka bir gerekçe söz konusu değil. Aileme, çocuklarıma ve torunlarıma vakit ayırabilmek adına televizyonculuğa noktayı koymuş oldum”.
Dedim ya, ömür biter gazetecilik bitmez…
Buna bir de Düzcespor sevdası eklenirse…
Hasan Kaya da tastamam o minvalde konuşuyor:
“Geriye kalan ömrümde yaşadığım süre içinde Düzcespor ile ilgili üzerime düşen her türlü göreve daima hazır olduğumu kırmızı lacivertli camiamızın bilmesini özellikle rica ediyorum. Gerek stat anonslarında gerekse inşallah kupa törenlerinde Düzcespor'un her türlü etkinliğinde elimdeki mikrofonla katkı sunmaya devam edeceğim. Bilindiği gibi an store'da Düzcespor adına bulunuyorum ve Düzcespor ürünlerini Düzcelilere sunmaya devam ediyorum”.

YENİ DÜZCE GAZETESİ’NDE YEPYENİ BAŞLANGIÇ


Kaya’dan mesleğe başladığı yılı anlatmasını istedim.
Çayından bir yudum alıp devam etti:
“1982 yılında askerden geldikten sonra Düzce'de günlük yayın yapan merhum Şakir Karataş'ın çıkardığı Yeni Düzce Gazetesi'nde Karataş'ın evlatları Şakir ve Canan'ın da olduğu dönemde göreve başladım. O gazetede birkaç yılı devam eden muhabirlik ve spor müdürlüğü görevinde bulundum. O dönemde hem Düzcespor hem Kervan Doğsan vardı. Her iki futbol takımının maçlarını takip edip, okuyucularımıza aktarmaya çalışıyordum.  Eski Bayram Sineması düğün salonu olduktan sonra bu mekanda yani 1986 yılında kamera kullanmayı öğrendim. Daha sonra kamerayla birlikte şehirdeki düğün, eğlence, açılış törenlerini çekerek hizmet verdim. Mesleğimi geliştirmeye çalıştım. Sonrasında o yıllarda TRT'nin Düzce kameramanlığına başladım. Düzce eski Halk Eğitim Merkezi Müdürü merhum Kazım Yeşilyaprak TRT Düzce muhabiriydi. Beni yanına aldı. Doğal olarak televizyonculuk hayatım 1986-87 yılları arasında başlamış oldu”. 

TRT KAMERAMANLIĞINDAN İLK ÖZEL KANALA

Hasan Kaya’ya ‘total gazeteci’ demem boşa değil…
O aynı zamanda televizyonculuk alanında da ‘total’ bir kimlik…
Kendisini dinlemeye devam edelim:

“Türkiye'de özel radyolar ve televizyonlar furyası başladığında Türkiye'nin ilk özel televizyonu Magic Box Star TV yayına başlamıştı. Doğal olarak TRT'de muhabir ve kameramanlık yapanlar Star TV'nce mercek altına alınmaya başlamıştı. Ben de Star TV'nin muhabir ve kameramanlığına başladım. Bu görevim uzun yıllar devam etti.  Star TV'de çalışırken 1994 yılında Düzce'de ilk özel televizyon sayın Önder Tonyalı'nın başkanlığında Öncü TV kuruldu. Öncü TV'nin kurucuları arasında merhum Celil Yağız vardı. Selim Abi vardı. İlk akla gelen isim olarak beni davet ettiler. Televizyonun kuruluşunda Çamköy'ünde sayın Tonyalı'nın villasında kuruluşu gerçekleştirdik. Omuzumda kamerayla birlikte Düzce'nin ilk yerel görüntülerini aktarmak bana nasip oldu.  Öncü TV'nin kuruluşuyla birlikte Düzcespor'un onursal başkanı Aziz Yıldırım döneminde şampiyonluk kupasını kaldırmış ve o törenini kamerayla kayıt altına almıştım. Düzce Şehir Stadyumu'nda geçen yıllarımın ardından bu kez saha içi ve tribünden Düzcespor'un maçlarını kayıt altına almaya başlamıştım”.

GELECEK BÖLÜM: HABER KAMERA HASAN KAYA…

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.