Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Aziz Nesin o kararını Düzce’de değiştirmiş

  • 4.07.2022 10:17

Bu köşede 28 Mart 2022 tarihli kaleme aldığım yazı için sevgili hocam Ali Özkal’dan bilgi ricasında bulunduğumda sağ olsun tüm mühimmatı yollamıştı. Onların içinde öyle bir malzeme geldi ki, maden bulmuş gibi sevindim desem yeridir.

PDF formatındaki 110 sayfalık kitabın ismi: CELİL YAĞIZ İLE ELLİ YIL…

Yazarı Bülent Velioğlu.

Velioğlu’nun Yağız’la yarım asırlık dostluğunu birbirinden değerli anekdotlarla okuyucuyla buluşturan  bu kıymetli çalışmasının bir an önce ete kemiğe büründürülerek basılması gerektiğini söylemeden edemeyeceğim.

BİRKAÇ İYİ ADAM BİR ARAYA GELİRSE

Kitabı daha sonra sindire sindire okuyacağım için hızlı bir şekilde tararken 46. sayfada gözüme çarpan bir bölüm hayli ilgimi çekti: AZİZ NESİN DÜZCE’DE

Kendi hesabıma konuşursam benim için oldukça yeni bir bilgi olduğu kadar, bundan 29 yıl önce yaşanmış olay kendi başına heyecan vericiydi.

Sahi bu kadar mı denk düşer?

Yazı için yardım istediğim Haluk Velioğlu, Bülent Velioğlu ve Ali Özkal 1993 Kasım’ında yaşananları, bilgi ve belgeleri benimle paylaşınca ortaya bu yazı çıktı.

DÜZCE’DE TİYATRONUN ÖNCÜ İSMİ

Bu kadar uzun bir girizgâhtan sonra konumuza gelelim ve sözü Bülent Velioğlu’na verelim.

Bülent Bey, eskilerin ‘güzel anma’ anlamına gelen ‘yâd-ı cemil’ sözünü adeta ‘yâd-ı Celil’e çeviriyor ve Düzce’nin tiyatro ilişkisine bakıldığında yüzleşmeden geçemeyeceğimiz Celil Yağız faktörüne vurgu yapmadan sözlerine başlamıyor:

“Celil Yağız yönetiminde Düzce Şehir Tiyatrosu çok yararlı işler yaptı. Türkiye çapında meşhur olan oyuncuların yetişmesine vesile oldu. Devlet Tiyatroları ile Şehir Tiyatroları ile eş repertuar yapıldı, çok üst düzeyde oyunlar sergilendi. 12 yıl kesintisiz Kültür Bakanlığı'ndan yardım alındı”

AZİN NESİN’DEN DAKİKA 1 GOL 1…

Bülent Bey’e Aziz Nesin’in Düzce’ye geliş hikâyesini sorduğumda oldukça ilginç  bir yanıt alıyorum:

“1993-94 sezonu için repertuar yapıyorduk.  Aziz Nesin'in 'Biraz gelir misiniz' diye bir oyunu vardı. Aziz Bey, oyunu 25 yaşında yazmış. Çok güzel bir felsefi bir oyun.

Ölüm karşısında insanların duygularını irdeleyen/sorgulayan bir çalışma.  Bu oyunu çok beğendik, kitabını bulup, hemen okumaya koyulduk.  Kitabın 1. sayfasında 'benim oyunlarımı amatör tiyatrolar oynayamaz' diye bir ibare vardı. Bu not bizde soğuk duş etkisi yarattı”.

YAĞIZ VE VELİOĞLU ÇATALCA’DA

Celil Yağız deyince 1 dakika düşünmek lazım. Onun mücadeleci kimliği karşısında deyim yerindeyse zamanın dili duruyor… Nitekim Velioğlu da bu sözümüzü teyid eder mahiyette konuşmasına devam ediyor:

Yıl 1993 Temmuz ayı… Celil, Aziz Hoca’yı ikna etmeye çalıştı, defalarca telefonla görüştü. Sonunda onunla buluşmak için randevu kopardı. Ben ve Celil Aziz Nesin’in Çatalca'da vakfına gittik. Bize vakfı gezdirdi, dergi nüshaları ve gazete küpürleriyle neredeyse ağzına kadar dolu olan odasını açtı. Yazılmak için alınan notlarını gördük. ‘Bunları yetiştiremeyeceğim’ diye yakınmıştı. Nesin’in çalışma odasına geçtiğimizde geçmişte sergilediğimiz performanslarımızla ilgili dosyaları masasına koyduk.  Ve nihayet izni kopardık… Düzce’ye dönüp hazırlıklara başladık.

“DÜZCE’YE GELMESİ İÇİN İKNA ETTİK”

Nesin’den onay alınmış ve geri sayım başlamıştır. Ancak Velioğlu ve Yağız’ın gizli ajandasında bir madde daha vardır: Aziz Nesin’i Düzce’ye getirip oyunu seyrettirmek. Hikâyeyi Velioğlu’ndan dinlemeye devam edelim.

“Oyun 1993 Kasım'da hazırlandı. Tekrar kendisiyle temas kurarak galaya gelmesi için önce ısrar ve ardından ikna ettik. Karlı bir Kasım günü kendisini vakıftan aldık. Nişantaşı'ndaki evine geldik. Orada bizi misafir etti, eliyle çay demledi. Duş aldı, giyindi ve Düzce’ye doğru yola çıktık. Düzce’ye geldiğinde fuayede seyircilerle sohbet etti, kitaplarını imzaladı. Biz onun her konudaki titizliğini bildiğimiz için en ince ayrıntısına kadar hazırlanmıştık. Oyun bitti, görüşlerini almak için sahneye davet ettik.

“AMATÖR YASAĞINI KALDIRIYORUM”

Aşırı heyecanlandık; oyunu beğenmezse neler yapacağını tahmin edersiniz. Bize dönerek, ‘Çok beğendim, yazalı çok olmuştu, sayenizde tekrar anımsamış oldum.  Çocuklar gayet güzel yazmışım yahu' dedi. Ve konuşmasını şöyle tamamladı: Bu oyunu seyrettikten sonra ‘amatör tiyatrolar oynayamaz’ şartını kaldırıyorum… Daha sonra lokantadan Düzce köftesi ve şıra getirtip, ikram ettik. ‘Düzce köftesini duymuştum, gerçekten çok güzelmiş’ dediğini hatırlıyorum”.

“BENİ ANLIMDAN ÖPEREK KUTLADI”

Oyunun yönetmeni İlhami Han da o günü anlatırken yaşananların gözünden film şeridi gibi aktığını söylüyor:

“Rahmetli Celil Yağız ve Allah uzun ömürler versin Bülent Velioğlu ağabeylerimin ciddi sahne disiplininden de nasiplenmiş bir oyuncuydum. Celil hoca bana görev verdiğinde ‘Hocam ben Aziz nesin gibi bir üstadın oyununu nasıl sahnelerim’ diye çekincemi dile getirdim. Celil hoca “Artık hazırsın yapabilirsin yapacaksın” sözüyle noktayı koydu. İtiraz edemezdim. Oyunu en az 20 kez okuyarak notlar aldım. Hatta bu hazırlık evresinde aldığım notlarla iki ajanda bitirmiştim diyebilirim. Sahnedeyken bir yandan da  Aziz Nesin’i takip ediyordum. Oyun bitti, Aziz Bey sahneye çıktı, kendisine uzatılan mikrofona şöyle konuştu: Şu an biraz mahçup hissediyorum kendimi. Çünkü ben bu oyunu yazarken metropol kentleri hedeflemiştim. Taşrada (bunu küçümsemek amaçlı söylemediğini ayrıca ifade etmişti) böyle güzel yorumlanabileceğine ihtimal vermemiştim. Özür diliyorum yanılmışım. Yönetmeni görmek istiyorum diye beni yanına çağırdı. ‘Tam istediğim gibi yorumlayıp sahneye koymuşsun tebrik ederim’ diyerek alnımdan öpmüştü. Bu kelimelerle ifade edilebilecek bir paye değildi”

***

            Vefatının 27. Yıldönümünde Aziz Nesin’i saygıyla anıyorum (M.Ş)

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.