Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Düzce'de 33 localı tiyatro varmış

  • 30.05.2022 12:40
  • (1)

Üskübü antik tiyatroda dünü bugüne yansıtan o muhteşem geceyi düşünürken bakın neye rastladık…

DÜZCE’DE 33 LOCALI TİYATRO VARMIŞ

25 Mayıs Çarşamba gecesi Düzce tarihi bir olaya tanıklık etti. Konuralp’te bulunan Prusias ad Hypium Antik Kenti Tiyatrosu muhteşem bir ortamda seyirciyle tekrar buluştu. Basına yansıyan görseller orada bulunmayan Düzcelileri çok heyecanlandırdı.  Düzce Belediyesi’nin sponsorluğunda 2013 yılından bu yana yapılan kazı çalışmalarının ardından yeniden düzenlenen tiyatro sahnesi ete kemiğe büründü.
25 Mayıs 2022 gecesindeki muhteşem atmosfer Düzce’nin kültür hayatına silinmez bir damga vurdu. Bu olay bölge halkının tiyatro ile ilişkisini yeniden düşünmemizi sağladı dersek yeridir. Vesile olanlara bir teşekkür borcumuz var.
Erken Cumhuriyet döneminde Düzce’nin kültür hayatına ilişkin rastladığım bir gazete küpürüne göz attığımda hayretler içinde kaldım. Okuduklarım yazının girişinde bahsettiğim olaydan az heyecan verici değildi. Haberi okuyup bitirdiğimde ‘bu yazılanlar masal mı; yoksa gerçek mi?” diye düşünmekten kendimi alamadım.
Şimdi gelin, zaman tüneline girelim, bundan tam 92 sene öncesine; 1930 yılına gidelim ve Düzce’de neler olmuş bir görelim.
Dönemin ses getiren organlarından “Memlekette Vakit” Gazetesi’nin 23 Teşrinisani (Kasım) 1930 tarihli nüshası.
İç sayfalarda Gök Kaya imzalı gazete haberinin başlık ve alt başlığı dikkat çekici:
Düzce'de gece hayatı...
Burada halk tiyatroya düşkündür ve belediye güzel bir tiyatro yapmıştır...
Genç kuşakların anlayabilmesi için haberi günümüz Türkçesi ve imla kurallarına uyarlayıp, bazı bölümlerini alıntılıyorum…

DÜZCE İLE ANADOLU KASABALARIN FARKI

Vakit muhabiri Gök Kaya, haberinde 1930’lı yıllarını Anadolu’una ait adeta bir fotoğraf çekiyor ve birçok şehir ve kasabada gece hayatının olmadığını kaydediyor. İsim vermeden tasvire giriştiği şehirlerde sinema, tiyatro, eğlence gibi etkinliklerden mahrum olan vatandaşlar gece evlerine kapanıp, gramofondan müzik dinlemekle yetiniyor.  
Muhabirimiz 1930 yılında Düzce’ye gelip gördüğü manzara karşısında adeta büyülenmiştir:
- Düzce, bereket versin, bu neviden bir kasaba değildir. Halk burada eğlenceye düşkün, gece hayatının zevkini tatmış, şen, neşeli ve bilhassa tiyatro severdir.  Onun için Anadolu'da turne yapan birçok oyuncu kumpanyaları dönüp dolaşıp bir defa da buraya uğruyorlar. Düzce'ye yalnız Darülbedayi gelmemiş!..

İSTANBUL’DA YAPILMAYAN DÜZCE’DE OLMUŞ

Haberin yayınladığı tarihe bakarak, 1928-1934 yılları arasında görev yapmış merhum belediye başkanları Arapgirli İsmail Bey ve Kasapzade Mehmet Beyin’in dönemlerinin anlatıldığı Düzce’deki tablo şöyle:
Yakın vakitlere kadar şehirde iyi bir tiyatro binası yokmuş... Temsiller ahır bozması berbat bir yerde verilirmiş. Fakat belediye çaba gösterip geçen Nisan ayı içinde güzel bir tiyatro binası yaptırmıştır. Tabii, karınca kararınca! Bu tiyatronun, iki katında 32 locası vardır. Üst katları genişçedir. En üst kata geniş bir balkon yapılmıştır. Şüphesiz bu tiyatro binası iyi bir eserdir. İstanbul Belediyesi'nin senelerden beri Taksim'de arsasını hazırladığı halde bir türlü yaptıramadığını, Düzce Belediyesi burada bir çırpıda yaptırmıştır. Bu itibarla Düzce tiyatrosunun kıymeti, gözümde iki kart daha arttı. Bilhassa bu bina, belediye bütçesine yük olmadan inşa ettirilmiştir. Bakınız nasıl:

DÜZCELİ TİYATROSEVER VATANDAŞIN JESTİ

Geçen sene buraya gelen bir tiyatro heyetine ahır bozması yerde belediye yararına bir iki temsil verdirmişler. Ahır hınca hınç dolmuş!. Epeyce hasılat toplanmış. Sonra, birkaç yerden ve birkaç kaynaktan beş-on kuruş yardım toplanmış. Fakat asıl garibi tiyatronun inşa edileceği arsayı, sahibi  tiyatro sever birisi olduğu için, belediyeye öncelik tanıyarak ucuza satmış. İnşaatta kullanılacak keresteyi ucuza tedarik etmişler ve nihayet bugünkü bina, böyle el birliğiyle yükselivermiş. Şimdi Düzce'ye birbiri peşinden birçok tiyatro kumpanyaları gelip bu binada beş on temsil verdikten sonra çekilip gidiyorlar. Son bir ay içinde buraya Ankara operet heyeti isimli kumpanya geldi; fakat ismi operet!.. Halbuki operetten başka her şey oynadı. Evvelâ Reşat Nuri Bey'in (Güntekin)  "Çifte Keramet"ini ve sırasıyla "Taş Parçası"nı, filmi çekilmiş olan "Bir Gece Faciası"nı, İbnirrefik Ahmet Nuri Bey'in "Sekizinci"sini ve daha birçok piyes ve komedileri oynadıktan sonra, her tabaka halkı hoşnut etmek için bir iki orta oyunu, bir iki tuluat oynadı ve gitti.

BEYOĞLU İSTİKLAL CADDESİ’NDEN FARKI YOK

Haberin ilerleyen satırlarını okuyunca heyecanımız adeta ikiye katlanıyor:
Burada tiyatro, yalnız bir eserin bir vakanın temsilinden ibaret değildir. Hayır! Gırnatası, zili, davulu vesairesi ile bir bando müzik, evvela saat sekiz buçuğa kadar tiyatronun kapısında çalıyor ve içeri seyirci çağırıyor. Ondan sonra da, saat dokuza dokuz buçuğa kadar, bu bando, tiyatro binasının içinde sahnenin önünde icrayı ahenk ediyor!.. Daha sonra üç beş kısımlık bir film... Saat ona doğru, sahnede varyete numaraları başlıyor: Tangolar, çarliston, Kafkas dansı, şarkı vesaire… Nihayet sıra temsile geliyor; tıpkı Şehzadebaşı'ndaki tiyatrolar gibi... Temsillerin gece yarısından sonra bire, ikiye, hatta üçe kadar uzadığı vakidir. Bu arada İstiklal Caddesi'ndeki sinemaların kapılarında olduğu gibi, Düzce tiyatrosunun kapısında da otomobiller bekliyor!

TÜRK, ALMAN VE BULGAR CAMBAZLARI

Ankara operet heyeti gittikten sonra onun yerine Kenan Bey isminde bir aktörün idare ettiği bir temsil heyeti geldi. Şimdi sahnede bunlar oyun sergiliyor. Bu heyete biri kadın, öbürü erkek, İki Alman cambazı da dahildir. Bu iki cambazın trapez üstündeki türlü marifetleri dehşetli rağbet görüp alkışlanıyor.  Geçenlerde açıkta, çayırda oynayan bir cambaz gelmişti. Aslen Adapazarlı imiş. Bir Türk cambazı. Yanında bir de Bulgar cambaz, bir şişman palyaço... Tel üstünde koyun kesmek derecelerine kadar marifetlerini ileri götürdüler!
Bu numarayı binlerce kişi seyretti.
Yukarıdaki her turneye çıkanın bir defa da Düzce'ye uğradığını söylemiştim. İşte size bir misal daha; hani Şarlo'nun taklitçisi i bir Şükr Efendi  yok mu?. İşte o bile birkaç gündür burada. Tiyatrodan ayrı, müstakil bir yerde. Bir gazinoda, melon şapkasını bir yana eğerek, incecik bastonunu elinde döndürüp kocaman pabuçlarını sürüyerek Şarlo'yu, sözüm ona taklit ediyor”.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • fatih çelik
    fatih çelik
    31.05.2022 12:22

    sayın şimşek düzcenin tanıtılmaya ihtiyacı var düzcenin efesi konuralp antik tiyatro kimse tarafından bilinmiyor tanıtılmadıktan sonra ayrıca bu turizim destinasyonu konaklama olmadan işletmeler olmadan sadece antik tiyatroyamı gelecek 10 dakika gezilir biter burayı pazarlayacak organizasyonlar yapılmalı buralar tanıtılmalı düzce sporda turizimde üniversite tanıtılırsa düzceye deger katar düzce yaşanabilir kentle seviyesine çıkar ama tanıtılmazsa yerinde saymaya devam eder

Resmi İlanlar