• 4.10.2021 09:46

Türkiye?nin ?ilk gangsteri?nin polisiye filmlere taş çıkartacak öyküsü İLK VUKUAT DÜZCE?DE! Yazar Elif Şafak, bir söyleşinde Metis Kitap?tan Melih Bayram Dede?ye ?Ben kelimelerin de tıpkı insanlar gibi bir ömürleri olduğuna inanıyorum. Ve kelimelerin ecelleriyle ölmeleri gerektiğini savunuyorum? demişti. Şafak?ın ?ömrünü tamamlamış? olan kelimelerden biri de ?gangster? olsa gerek. Öyle ya 1950li yıllarda Amerikan filmlerinin Türkiyede gösterilmesiyle hayatımıza giren gangster terimi toplumda da karşılığını bulmakta gecikmemişti.. Sözlük anlamı ?genellikle büyük kentlerde uyuşturucu ticareti, kumarhane işletme, tehditle insanlara yolsuz işler yaptırma, adam öldürme, haraç alma vb. gibi yasadışı işler yapan bir çetenin üyesi bulunan kimse? olan gangsterin hayatımızdan çekilmesi çok oldu? Şimdi onun yerine ?organize suç örgütü lideri? daha modern ifadeler aldı. Gangster demişken? 60?lı yılarda polisin korkulu rüyası olan bir isim konumuzla yakın ilgili. Adı İrfan Vural... Azılı gangster? Halk ağzıyla söylersek gangaster? DÜZCE?DEKİ OLAY MİLAT OLDU Düzce?nin geçmişinde silahlı-külâhlı işler olduğunu duyardık. Kendi hesabıma söylersem bu yazacaklarımı ilk kez öğrendim. Bulgar göçmeni bir ailenin çocuğu olan İrfan Vural, 1950 yılında henüz 17 yaşında iken babasıyla bir iş için gittikleri Düzce?de ilk vukuatına imza atar. Her ne sebepledir bilinmez; Düzce?de babasına saldıran jandarma subayına karşılık verip yaralar ve hapse girer. (Söz buraya gelmişken Vural?ın ismi meşhur ?Düzce cinayeti?yle de ilişkilendirilmiştir. Ancak bu konu başlı başına bir başka yazıyı hak ediyor. M.Ş) Cezaevinden çıktıktan bir süre sonra tecavüz suçundan yeniden demir parmakların arkasında kendini bulacaktır. Artık İrfan Vural için yeraltı dünyasının kapıları açılmıştır. ÜSKÜDAR?DA KUYUMCU GASPI İrfan Vural hapisten çıktıktan kısa bir süre sonra Üsküdarda tanıştığı ?Çingene Hasan? lakaplı sicili kabarık olan bir kişiyle içli dışlı olur. O artık bu dünyanın adamı olmuştur. Yeni ortağıyla beraber bir kuyumcunun yolunu kesip gasp etmesiyle gündeme gelir. İkili, henüz çaldıkları mücevherleri paylaşmaya fırsat bulamadan yakalanır. Vural 19 yıl hapis cezası alır, aynı sene Bolu Cezaevine gönderilir. PARANOYAK BİR CİNAYET! Bolu?da hapis günleri fazla sürmez. Cezaevinden bir yolunu bularak kaçan Vural soluğu tekrar İstanbul?da alır. Bir süre Gaziosmanpaşa?da saklanır. Takvimler 1966 yılının 25 Kasım ayını gösterdiğinde semtin sokaklarında tedirgin adımlar atarken paranoyaya kapılır; peşine düştüğünü zannettiği genç polis memuru Adil Aydoğmuşu vurarak öldürür. Bu olayın hemen ardından, evinin yolundayken polis tarafından yakalandı ve kısa süren bir silahlı çatışmanın sonucunda teslim oldu. KRALLIĞINI İLAN EDER Ağır ceza mahkemesinde yargılandığı 1966-68 yılları arasında Babıali gazetelerin üçüncü sayfalarında saltanatını ilan etmiştir artık. Gazetelerin tabiriyle o bir ?hapishane kralı?dır artık. Adalet Bakanlığı müfettişlerinin tespit ettiğini göre cezaevinde hamam ve kantinin işletmesini üzerine alarak ayda 6 bin liralık gelir sağlar. Ayrıca cezaevi içerisinde esrar trafiğini yöneterek servetine servet katar. Dahası cezaevinde işleri o kadar tıkırındadır ki, kazandığı paralarla Gaziosmanpaşada inşaat yaptırmaya bile başlamıştır. ŞEYTANIN AKLINA GELMEYEN PLAN Can çıkar huy çıkmaz demişler... İçeride ne kadar kral olsa da dışarısının özlemiyle yanıp, tutuşur.  21 Aralık 1967 tarihinde İrfan Vural ve hapishanede arkadaş olduğu Emin Aladağ, yanlarına azılı mahkumlardan Remzi Çetini de alarak hapishaneden kaçar. Cezaevindeki sübyan koğuşunu basarak mahkum çocuklardan Mehmet Ediz ile Nail Sevimi de yanlarına alan üçlü, kaçış planlarına engel olmak isteyen bir gardiyanı da öldürdü. Bu gözüpek kanlı firarın cezaevi dışındaki ortağı ise, yine firari bir suçlu olan Sürmeneli İsmail Laztürkten başkası değildir. Vural, Remzi Çetin ve iki çocuk, hapishaneden çıktıktan sonra ara sokaklarda beklettikleri bir taksiye binerek kaçmayı başardılar. Öyle anlaşılıyor ki, bu kaçış sıradan bir firardan öte aylarca üzerine plan yapılmış, dışarıda profesyonel aktörlerin yer aldığı organize bir teşebbüstür. Dahası var? İrfan Vuralın fikriyle, Sağmalcılara giderek Sağmalcılar Cezaevinin bodrumunda saklanmaya karar verilir. Vural, hapishane kaçağıyken başka bir hapishanenin bodrumunda saklanacak kadar cüret isteyen şeytani bir plana imza atar. FİLMİN KOPTUĞU YER? Çok fazla uzattım. Vural?ı bekleyen kaçınılmaz sonda geri sayım başlamıştır. İstanbul çevresinde çoktan adını duyurmuş olan Vural ve arkadaşlarının hapishaneden kaçması üzerine birkaç gün süren bir kovalamaca yaşanır.  Zabıta ve polis memurları yedi gün yedi gece yastığa baş koymaz, çetenin izini sürer? Kendileri için çemberin daraldığını anlayan Vural ve suç ortakları, ayrı ayrı yurtdışına kaçma planları yapar. Silahlanma amacıyla Karagümrükte yaşayan silah kaçakçısı Hamdi Samastının evine gitmek için taksiye binerler? Tesadüf bu ya, polis memurları da firarilerle ilgili bilgi almak üzere kaçakçının Karagümrükteki dükkanına gelmişlerdir. İrfan Vural, Remzi Çetin ve İsmail Laztürk, kaçakçı Samastı ile pazarlık amacıyla araçtan indiklerinde Mayk Kenan lakaplı meşhur Komiser Kenan Akselle karşılaşır. Filmin koptuğu yer burasıdır İrfan Vural ile Mehmet Ediz, teslim olmaları yönündeki çağrılara uymayarak polisle girdikleri silahlı çatışmada öldürüldüler. Günün sonunda İrfan Vural 35, Ediz 17 yaşındadır. Çetenin diğer üyeleri Remzi Çetin ile İsmail Laztürk, olay yerinden kaçmayı başarır. TÜRKİYEDE İLK BANKA SOYGUNU Madem ?ilk?lerden başladık, bir başka ilginç ?ilk?le noktalayalım? Tarih 18 Ağustos 1961... İstanbul Kazlıçeşmedeki karakola 30 metre mesafedeki İş Bankasına çaldığı Chevrolet ile gelen Necdet Elmas, elindeki Sten - Gun marka silahıyla Kimse kıpırdamasın! Eller havaya, bu bir soygundur diyerek kapıdan girer. Soygun sırasında gözüne çarpan bir adamın yanına giderek ne iş yaptığını sorar. Ben işçiyim. 450 liram var. Onu yatırmaya geldim. Benim paramı alma diyen adama Ben işçinin parasını almam sözleriyle karşılık verir. Bankadaki 165 bin 850 lirayı alarak gözcülük yapan adaşı Küçük Necdet lakaplı Necdet Sinkil ile birlikte ortalığı tozu dumana katarak izini kaybettirir. İyi giyimi, tahsil gördüğü belli olan kaliteli konuşması ve işçinin parasına dokunmaması basının oldukça ilgisini çeker?