Sevgi

 Mary Harris Jones, 1 Ağustos 1837 yılında İrlanda'nın Cork şehrinde doğdu. 1835 yılında ABD'ye göç eden babası yurttaşlık hakkını elde ettikten sonra, 1840 yılında ailesini de yanına aldırdı. Jones ABD'de öğretmen okulunu bitirdi. Ancak terziliği de öğrendi. Öğretmenliğe başladıktan bir süre sonra Chicago'ya döndü. Chicago'da bir terzi dükkânı açtı. Daha sonra öğretmenliğe geri döndü. Bu sırada bir demir kalıpçısını sevdi. Onunla evlendi.

   Evlendikten sonra dört çocuğu oldu. 1867 yılında Memphis'te yaşarlarken sarıhumma virüsü ölüm saçmaya başladı. Sarıhumma sivrisineklerin ısırması yoluyla bulaşan korkunç bir hastalıktı. Önlem alınmaması durumunda vurduğunu deviriyordu. Sarıhumma hastalığına yakalanan dört çocuğunu da birer birer kaybetti. Çocuklarının minik bedenlerini kendi elleriyle yıkadı. Arkasından kocası da sarıhummaya yakalandı. Onu da kurtaramadı. Kimse başsağlığına gelemedi. Çünkü evi hastalığın bulaştığı öteki evler gibi ziyaretin yasaklandığı evlerdendi. Geceler boyu cenazeleri taşıyan at arabalarının tekerleklerinin gıcırtısını dinledi.

Jones yaşadığı felaketlerden sonra Chicago'ya geri döndü. Yeniden terziliğe başladı. 1871 yılında başlayan bir yangınla birlikte işyeri de yandı. Dükkânı kül oldu. Nesi var nesi yoksa kaybetmişti. O günden sonra işçi sınıfının daha iyi çalışma ve yaşama koşulları için mücadele eden Emek Şövalye'lerine katıldı. İşçi sınıfının bir neferi olarak sınıf mücadelesinin en ön saflarında yer aldı.

   Mary Harris Jones kapitalizmin yarattığı sınıf farklılığını:

   "Lake Shore Drive çevresindeki görkemli evlerde oturan lord ve baronlar için dikiş yaptığım sıralar, pencerelerden dışarıyı gözetler ve fakirleri, soğuktan titreyen biçare insanları, işsizleri, açları, donmuş gölün yanında yürüyenleri izlerdim. O insanların, dikiş yaptığım insanların sıcak rahatlıklarına zıt düşen durumları, benim için çok acı vericiydi" sözleriyle anlatıyordu.

   1873 yılında başlayan ve Uzun Depresyon adıyla anılan kriz, kapitalist sistemin yaşayacağı en ağır krizlerin ilkiydi. Jones, krizin faturası kendilerine yıkılmak istenen Baltimore ve Ohio'da grev yapan demiryolu işçilerinin çağrısı üzerine onlara destek vermek için yola koyuldu. Kapitalizmin tekmili birden bütün çirkinliklerine burada tanık oldu. İşçilerin sefil yaşamlarını, yoğun sömürüyü, kapitalist patronların çevirdikleri dolapları, valiyle işbirliklerini, patronların kiralık katillerini, kundaklamaları gördü. İlk deneyimini burada edindi.

   Bundan sonra nerede direniş varsa Jones oradadır. Ünü kısa zamanda bütün Amerika'ya yayıldı. Maden işçileri ondan Jones Ana diye söz ediyordu. Jones, sınıf mücadelesinin fırtınalı günlerinde barikatların en önünde savaştı. Teslim olmak nedir bilmedi. Kavga yaşamına tanıklık etti. Emperyalist tekellerin korkulu rüyası oldu. Amerika Birleşik Devletleri işçi sınıfının ise yüreğini fethetti.   1907 yılında yazdığı bir yazıda Eugene V. Debs, korkusuz yürek diye seslendiği Jones hakkında şöyle yazıyordu:

   "Onun adı, devrim ruhunun dışa vurumudur. Onun çarpıcı kişiliği, devrimin bütün ilkelerinin vücut bulmuş halidir."

   Bir bölge savcısı tarafından işçilerin mücadelesine destek verdiği için: "Amerika'nın en tehlikeli kadını" olarak ilan edildi. Yetmedi. Üstüne iftira atıldı. Bir askeri mahkeme tarafından suikast düzenleme suçundan yirmi yıl hapse mahkûm edildi. Tepkiler çığ gibi büyüdü. Yeni seçilen başkan Jones'u serbest bırakmak zorunda kaldı.

   30 Kasım 1930 tarihinde yaşama veda etti. İşçiler onu unutmamıştı. Cenazesi ABD'nin dört bir yanından gelen binlerce işçi tarafından kaldırıldı. Adresi sorulduğunda, adresim ayakkabılarım derdi. Nerede haksızlığa karşı bir mücadele varsa orada oturduğunu söylerdi. Özyaşamını anlattığı kitabının son satırı şöyleydi: "Gelecek, işçi sınıfının güçlü, kaba ellerindedir." Adı insanlığın hazinesine yazıldı.

   Bu yazı anneler günü için yazıldı. Ancak anneler günü emperyalist tekellerin tüketim çılgınlığını gerçekleştirmek için uydurdukları bir gün. Biz fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar, her şey emeğin olmalı diyerek emekçi kadınların gününü 8 Mart'ta kutluyoruz. O gün Mary Harris Jones'u yüreğimizde yaşatıyoruz

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ulviye Dikmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Damla Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Damla Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Damla Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.