Bu ne pahalılık böyle

Ben yüz yaşındayım, bugüne kadar sıkı yönetimlerde gördüm, ekonomik krizlerde. Ama düşünüyorum da bugünkü kadar kötü yönetimi, bugünkü kadar pahalılığı hiç görmedim. Pahalılık zaman zaman oluyordu ve zamda yapılıyordu, ama bugünkü gibi her gün her şeye yapılmıyordu. Durama göre yılda ya bir kere veya iki kere. Hatta bir ara Çiller zamanında ikinci kere gelir vergisi alındı.

İşsizlik her zamanki gibi yine sorundu, alınan ücretler daima yetersizdi. Ama asgari ücretten hiçbir zaman az değildi. Ev kiraları da dahil piyasa bugünkü kadar hiç pahalı olmadı. Ücretler az olmasına rağmen herkes iyi kötü geçiriyordu. Emekli vatandaşlar bugünkü kadar perişan duruma hiç düşmedi, düşürülmedi.

Halk yoksulken astronomik ve 3 - 4 maaş alanlar yoktu. Bazı kurumlarda yönetimde vekaleten bulunanlar oluyordu ama her şey usulünce oluyordu ve de bugünkü gibi 1 milyon 400 bin lira maaş alan hiç duymadım. Hele Diyanet'in lüks arabaları yoktu. Lüks otellerde konaklamazlardı. İdareciler sorumsuzca hareketlerde bulunmazlardı. Mesela 400-500 bin liralık Rolex marka saat kollarına takmazlardı. Yabancı ülkelerde ıstakoz yemezlerdi. En azından sosyal medyada teşhir etmezlerdi. Gariban halkla dalga geçmezlerdi.

Maalesef bu duruma bugünkü yönetim getirdi. 2002'de dolar 1.61 liraydı, 32 küsur lira nasıl oldu? Benzin, mazot 1.62 - 1.48 liradan bugünkü 40 küsur liralara nasıl yükseldi? (Sözcü Gazetesi 26.4. 2024) Kurbanlıklar fahiş fiyatlarda. 20 binden aşağı yok. Geçen yıl 10 bin civarında idi. Maaşımın üstünde bugünkü fiyatlar. Nasıl keseceğiz? Bu millet et yüzü göremeyecek galiba. Diyanet dış devletlerde vekaleten kesenler için 4 bin 750'den bahsediyor. Herhalde ördek, hindi kesilmeyecek. Sanırım küçükbaş hayvan o fiyata kesilecek. Ama hep dışarıdaki garibanları düşünecekleri yerde biraz da içerideki yani yurdumuzdaki garibanları düşünseler olmaz mı?

Madem dışarıda ucuz hayvan, kurbanlık buluyorlar onları ithal etsinler. Burada az farkla vatandaşlara satsınlar. Hem vatandaşların çoğu kurban kesmiş olur hem de garibanların çoğu et yemiş olur. Her şeyde ticaret düşünülmez. Biraz da fedakarlık yapmak lazım. Yoksa garibanlar çay simit ile tokluğu giderirken, hayır kurumlarındaki yöneticilerin lüks yaşamları, milletin verdiği bağışları har hur çarpmaları, milleti yardımseverlikten de soğuttu. Aslında hak, hukuk ve iyi ahlak sahibi her şeyi çözer bence

 

Sevgi, saygı ve hürmetlerimle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan Sertoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Damla Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Damla Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Damla Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.