Piyango Bileti

Piyango Bileti Jules Verne' in 1886 yılında yazdığı aşk romanıdır. Olaylar Norveç'te, Telemark ilçesinde gerçekleşiyor. Yirmi bölümlük roman ilk olarak 1 Ocak'tan 1 Kasım'a kadar Magasin d'éducation et de récréation'da tefrika edildi ve aynı yılın 11 Kasım'ında Hetzel tarafından cilt halinde yayınlandı.

Roman için ilk kaynak açıkça Jules Verne'in 1861'de Aristide Hignard ve Émile Lorois ile İskandinavya'ya yaptığı gezidir ve kaldığı süre boyunca aldığı notlar. Ama her şeyden önce, Jules Leclercq'in Voyage dans le Nord de l'Europe adlı makalesinin yayınlanmasıydı, yirmi iki yıl sonra, Verne'in anılarını canlandırdı. O andan itibaren romanın yazımını üstlendi. Dahası, Leclercq, 1871'deki gezisi sırasında, Auberge de Dal'ın ziyaretçi defterine yazarın bu eğlenceli yansımasını not eder: "Jules Verne, adı kendi üzerinde görünen yurttaşlarından birinin yaptığı bir yazım hatasından üzüntü duyuyor ve şöyle yazıyor: 'Fransa'nın onuru için talihsizlik'. Jules Verne romanda sözlerini tekrarlar.

1885'te Bir Piyango Bileti'ni yazmaya başladığında, Verne tekrar dizin kartlarına başvurdu ve İskandinav ülkelerindeki seyahatlerinin haftalık Le Tour du monde'da aynı başlık altında yayınlanan iki hesabını yeniden okudu: Voyage dans les États scandinaves, ilki Paul Riant tarafından, M. de Saint-Blaise'in ikincisi. Dahası, George Roux'nun onlardan ilham alabilmesi için yayıncısına makalelerin resimlerini gösterdi: "'Number 9672' için, 'Le Tour du monde', 1860, 2. dönem, 'İskandinav Devletleri' ve 1861, 1. dönem ve 1862, 2. dönem Rjufanko'lar, Norveç manzaraları ve kostümleri ile ilgili her şeyi bulacaksınız."

Karakterler için Verne, Ole Torgensen ve romanın Hulda'sının türetildiği kızı büyüleyici Aasta'nın hikayesini anlatan Riant'tan ilham aldı. Ayrıca ondan kalbine yakın görünen Maristien (Meryem Geçidi) efsanesini de çıkardı.

Dal’da yaşayan Hansenler yörenin en meşhur otellerinden birini işletmektedir. Eşini kaybeden Madam Hansen, oğlu Joël, kızı Hulda ve müstakbel damadı da olan yeğeni Ole Kamp’la birlikte huzurlu bir yaşam sürer. 1862 yılında kızı Hulda ile Ole’nin nikah törenine hazırlanan Madam Hansen’in yaşamı beklenmedik bir konukla kabusa dönüşür. İçine kapanık, pek fazla konuşmayan Madam Hansen artık iyice sessizleşmiş ve çıkrık tezgahının başında daha uzun saatler geçirmeye başlamıştır. Annesinin yaşadığı sıkıntı bir yana, Hulda da evlilik için gereken parayı kazanmak üzere son bir sefere çıkan denizci nişanlısı Ole’den haber alamamaktan oldukça endişe duymaktadır. Sakin, huzurlu bir yaşantısı olan Hansenler için hayat tersine dönmüştür. Onları bu durumdan ancak bir mucize kurtarabilecektir…

Deniz Kurdu lakaplı gemici Ole Kamp Norveç’in sayısız güzelliklerle çevrili küçük bir köyünde yaşamaktadır. Hansen’lerin kızı Hulda ile nişanlıdır ve evlenmek için paraya ihtiyacı vardır. Bu amaçla son kez olmak üzere bir yıl kadar sürecek zorlu bir deniz yolculuğuna çıkmaktadır. Bu genç ve korkusuz denizci, sevdiği kıza yazdığı ve dünyanın çeşitli limanlarından gönderdiği mektuplarda, Hulda’ya bir sırdan söz etmektedir. Bu sır nedir? Ole Kamp’ın dönmesi ile bu sır çözülebilecek midir? Ya da Ole Kamp fırtınalar ve buz denizleri ile dolu bu maceradan dönebilecek midir?

Karakterler;

Dame Hansen, Dal mezrasında hancı, 50 yaşında, pek iletişimsel değil.

18 yaşındaki Dame Hansen'in kızı Hulda Hansen, Ole Kamp ile nişanlandı.

Joël Hansen, Dame Hansen'in oğlu, 25 yaşında, Telemark'ın kefaletinde rehber.

Ole Kamp, 23, denizci, Hansen'in kuzeni.

Sylvius Hog, 60, Christiania'da hukuk profesörü.

Sandgoïst, 60 yaşın üzerinde, tefeci ve tefeci, Drammen'den.

Helmboë, Bamble'dan çiftçi.

Siegfrid Helmboë, 18 yaşında, çiftçinin kızı, Joël Hansen ile nişanlı.

Andresen, Dal'ın papazı.

Lengling, Dal'daki kereste fabrikasının ustabaşı.

Benett, Christiana'da dükkan sahibi.

Leydi Hansen'in kocası Harald Hansen, hikayeden on sekiz ay önce öldü.

Mosselman, Hıristiyan komutanı.

Skydskarl'ın işini yapan genç adam, Joel'den bir mesaj getiriyor.

Birkaç alıntı;

“Evet! Bunları yazmış olsa gerekti; Hulda ondan emindi. Ama belki de yakında döneceğini eklemiş, Bergen denizcilerini doğdukları tapraklardan bu denli uzaklara sürükleyen avlanma seferinin yakında biteceğini söylemişti! Belki de Viken’in sonunda yükünü istiflediğini, yola çıkmaya hazırlandığını, nisan ayının son günleri bitmeden, Vestfijorddal’daki mutlu evde birbirlerine kavuşacaklarını yazıyordu. Belki nihayet, mütevazı ahşap kilisede evleneceklerine ilişkin güvence veriyordu; kilisenin çan kulesi, Madam Hansen’in otelinin birkaç yüz adım ötesinde, yoğun ağaç kümesinin arasında yükseliyordu. Nikah günü olarak Moel’den papazın geleceği günü belirleyeceklerdi.”

“Düşler ancak onların sona ermesi Tanrı’nın hoşuna gittiği zaman biter. Üstelik gerçek öyle hayal kırıcıdır ki düşler çoğu kez üzüntü verir.”

“… Sözün kısası Dal, Telemark’ın içinde, Telemark Norveç’te ve Norveç, dağların tabanlarında denizin homurdandığı binlerce fiyorduyla bir İsviçre. Telemark, Bergen ve Christiania arasında Norveç’i simgeleyen kocaman boynuzlu imbiğin şişkin parçasına dahil. Batsberg iline bağlı bu ilçenin İsviçre gibi dağları ve buzulları var, ama İsviçre değil. Kuzey Amerika gibi görkemli çağlayanları var, ama Amerika değil. Boyalı evleri ve insan kalabalığıyla ilginç görünümleri var. Bu insanlar, bazı Hollanda kasabalarındaki gibi başka bir çağın giysilerini taşıyor, ama burası Hollanda değil. Telemark bunlardan çok farklı; barındırdığı doğal güzellikler bakımından yeryüzünde belki eşi benzeri yok. Onu gezen insan zevk alır.”

“İngiliz büyük aristokrat aileleri ve İskandinav krallığı eski aileleriarasında belirli ölçüde akrabalık ilişkisi olduğu kabul edilir. İki ülke arasında atalardan kalma çok sayıda isim benzerliği bulunur. Bununla beraber Norveç’te aristokrasi yoktur. Demokrasinin sözü geçer ama bu, demokrasinin en üst dereceden aristokrat olmasını engellemez. Aşağıda eşit olacakları yerde, yukarıda hepsi eşittir.”

“Evet! Ole’nin nişanlısı bu yüz ifadesiyle pek sevimliydi. Kuzey kızları gibi biraz melankolikti ama güler yüzlüydü de. Onu görenin aklına adaşı Sarışın Hulda gelirdi. İskandinav mitolojisine göre Sarışın Hulda aile ocağının mutluluk perisidi.”

“Norveçlilerin kalıtımsal bir özelliğidir denizcilik.”

“Moda insanın gözünün yaşına bakmaz, kıyafet seçiminde nişanlılara zorluk çıkarır.”

Dünyanın dört bir yanından öykülerle okuyucusunu buluşturan Jules Verne, bu kez Norveç’in soğuk ikliminden sıcak bir hikâyeyle karşımızda… Çaresizliğin insanı nasıl da güç durumlara soktuğunu, ama umudun asla yitirilmemesi gerektiğini anlatan Piyango Bileti, Kuzey Avrupa’nın coğrafyası, insanları ve gündelik yaşantısına dair ayrıntılarıyla okuyanları o topraklara götürüyor…

“Verne’in tüm kitaplarını okumak” planımda bu kitapla bir adım daha ilerlemiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu tatlı anlatıyı okumanızı öneririm efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Latif Onur Uğur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Damla Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Damla Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Damla Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.