Özgüven eksikliği

Özgüven eksikliği

 

Düzce’de bahar havasında oynanan bir maç…Futbolcuların maça çıkarken ve seremonide özgüven ve motivasyon eksikliği o kadar belli ki adeta yüzlerinden okunuyor. Seyirci deseniz takımını kaderi ile baş başa bırakmış ve bu önemli maçta güzel havaya rağmen tribünleri doldurmamış. Bu şartlarda başlayan, bizim için hayati önemdeki maçı hayal kırıklığı ile tamamlayarak, kalan 9 haftaya dahada sıkıntılı girmiş olduk. İkinci devrenin yarısını ( 9 maç )  sadece 6 puan alarak tamamladık. Eğer kalan 9 maçta da aynı performans ile devam edersek ligi 33 puanla ve büyük olasılıkla  küme düşerek tamamlayacağız. Yani kalan maçlarda bu görüntüden sıyrılıp daha çok puan toplamamız şart…Hocamız devamlı ‘ merak etmeyin, bir şey olmaz, küme düşmez bu takım ‘ deyıp duruyor ama oynanan oyun ve alınan puanlar öyle demiyor…

Grubun nispeten rahat takımlarından Fethiyespor sağbek Rıdvan Türker ve sol kanat Nurettin Çakır gibi iki önemli kozundan mahrum olarak çıktı karşımıza…Son maça göre 5 değişiklik öngören teknik direktör Selahattin Dinçel, Amedspor’dan transfer edilen santrfor Ahmet Dereli’yi sağ kanatta gizli santrfor gibi oynattı. Aslında en büyük avantajımız sağbek mevkinde Çağan Kayra Erciyas’ın oynamasıydı. Sağ taraflarında defansif zafiyet oluşacağı belliydi, öylede oldu, ancak biz bunu dahi değerlendiremedik. Her iki takımda santraya geldiğinde Fethiyespor’un 27.6 yaş ortalaması ve 825.000 euro değerinde, Düzcespor’un ise 26.5 yaş ortalaması ( bu sezonun en genç başlangıç onbiri ) ve 850.000 euro değerinde onbirle başladıklarını gördük. Saha dizilişlerine baktığımızda ise geçen hafta Erzincan deplasmanında denenen üçlü savunma sevdasının devam ettiğini ve Coşkun hocanın kazanmamız gereken bir iç saha maçına üç stoperle çıktığını hayretler içinde takip ettik. Erzincan dan bu formatla alınan bir puan herhalde hocamızı çok etkilemiş olacak ki, iç sahadaki mutlak üç puan gereken bir maçta bu yanlış uygulamayı sürdürdü.

Özgüven eksikliği

COŞKUN HOCANIN GARİP TERCİHLERİ

  İki haftada her şey düzelir diyen yeni hocamız takımın başında ilk ayını ve dördüncü maçını tamamlarken ne oyuna nede sonuca hiçbir katkı yapamadı. Düzcespor’un başında çıktığı 4 maçta sadece 2 puan alabilen, ( bunların üçü alt segment takımlarına karşı ) oynadığı maç adedinden daha çok sayıda sistem deneyen, elindeki oyuncu portföyünü doğru kullanamayan, ligin boyu bu kadar kısalmışken hala daha deneme yanılma eylemlerine devam eden bir hoca izliyoruz.

Gelin şimdi takımın sahada nasıl dizildiğini birlikte mercek altına alalım. Kalede Ebrar Yiğit Aydın la başlıyoruz son üç maçtır…Nedense Gökhan Siverek yeni hocamızın ilk icraatlarından biri olarak kulübede buldu kendini bir anda…Kazanmamız gereken bir maçta geride üçlü bir stoper hattı ile girdik oyuna…Sıkı durun, 20 yıldır sağbek oynayan ve zaman zaman sağ ön ve merkez orta sahada görev almış Yasin Palaz’ dan LİBERO yarattık.!!! Yasin ile birlikte üçlü savunmada sağ stoper Oğuzhan Çapar, sol stoperde ise Şahin Şafakoğlu görev aldı. Maç boyunca bu üçlü, zayıf rakip karşısında adeta birbirlerini savundular.!!! 3-1-4-2 gibi takımın genlerine aykırı bir sistemle oynayan ekibimiz, defansın önünde ön libero özelikleri taşıyan Kaan Yüksel’le başladı.  Anlayacağınız 3 puan gereken maça neredeyse 4 stoperle çıktık…Hayrullah Erkip ve Alişan Durmuş tan her iki kanadı 105 m boyunca kullanmalarını bekledik. Bu sistemde Hayrullah ve Alişan’ın, iki kanatta hem bek hemde kanat forvet olmaları istendiğinden hücumsal verimlerini düşürdük. Orta sahada 8 numara bölgesinde Serdarcan Eralp ve Oğuzhan Aydoğan’ı kullandık. Gelelim ileri ikiliye…Bizim devre arasında transfer ettiğimiz iki santrfor var…Furkan Demir ve İlke Tankul…Hocamız oynadığı 4 maçta bu bölgeyi adeta çorbaya çevirdi. Arnavutköy ve Etimesgut maçlarında Furkan-İlke ile başlayan Coşkun hoca, İlke’den beklediği verimi alamayınca, Erzincan maçında Zahit-Furkan ikilisine dönerek devam etti. Bununla kalmadı, maç içinde bu bölge ile o kadar oynadı ki, Fethiye maçında ben üç tane farklı ikili saydım ( gözden kaçırdıklarım varsa onlar hariç !!! ). Zahit-Furkan ikilsi ile başladık, ikinci yarıya Hayrullah tan santrfor yaratarak Hayrullah-Zahit le girdik, yetmedi Hayrullah-İlke ile tamamladık. Maç biraz daha uzun olsa korkarım ki ilerde Yasin Palaz-Şahin Şafakoğlu ikilisini görebilirdik.!!!

Özgüven eksikliği

MAÇ NASIL GEÇTİ

  Fethiyespor kadrosunu gördüğümde iki konu benim için önem kazanmıştı. Birincisi sağ bekte kullandıkları Çağan’ın yetersiziliği nedeni ile o kanadı iyi kullanmamız gerektiği ve kule santrforları Murat Yılmaz la birlikte sahaya sürülen, sağ kanatta gizli santrfor gibi oynayacak Ahmet Dereli faktörüne dikkat edilmesi zorunluluğu idi. Nitekim maç boyunca sağ kanatlarının SOS verdiğini, Murat Yılmaz ve Ahmet Dereli’ninde 4 net gol pozisyonundan yararlanamadığını gözlemledik. Ancak biz Alişan’ın etkisizliği nedeni ile onların sağ kanadındaki zafiyeti yeterince fırsata çeviremedik. İlk yarıda oyunu ileri taşımaya çalışan Oğuzhan ve ona eşlik etmeye çalışan Zahit dışında etkili olan bir oyuncumuzu göremedik maalesef…Net gol pozisyonu diyebileceğimiz, rakip kaleciyi zor durumda bırakan bir atağımız olmazken, Zahit,Kaan,Alişan rakip kaleyi şutlarıyla yoklayan oyuncular oldular. Ayrıca ilk yarının son bölümünde Furkan’ın sağdan girip pas yerine etkisiz şut denemesinin kalecide kaldığını gördük. Bu arada yine ilk yarının sonlarında rakip Fethiyespor’un ani atağında kalemiz önemli bir tehilke atlattı. Ahmet Dereli’nin aşırtma vuruşu ağlara gitseydi soyunma odasına 1-0 yenik girebilirdik. Bu pozisyonda bence hatalı çıkış yapan kalecimiz Ebrar Yiğit, az kalsın kırmızı kartla oyun dışında kalıyordu, neyseki sarı kartla kurtardı paçayı…

İkinci yarıya garip bir değişiklikle başladık. Santrfor Furkan çıktı, yerine sağbek Umut girdi. Bununla kalınmadı, kanatta daha etkili olabilecek Hayrullah rakip stoperlerin kucağına atılırken, Umut sağ kanada geçti. Evet yanlış duymadınız, iki kanat oyuncusu Hayrullah ve Zahit çift santrfor olarak ikinci yarıya başladı. Bu değişiklikle birlikte oyunumuz dahada bozuldu ve rakip kaleye bizi götürecek oyuncuları en uca attığımızdan, topu tehlike bölgesine taşıyamadığımızı gördük bu devre boyunca… Bu yarıda rakibin yakaladığı, biri direkten dönen üç net gol pozisyonu varken, bizim takım;  Alişan’ın ortasında Zahit’in cılız şutu, Hayrullah’ın kişisel çabasıyla rakip savunmayı zorlayıp attığı iki zorlama şut dışında sahada yoktu. Şapkadan tavşan çıkarmaya çalışan hocamız 64. dk. da bu seferde iki değişiklik yaparak takımın oyununu biraz daha bozmayı başardı. Serdarcan Eralp’in yerine orta sahaya Özer Özdemir girerken, diğer değişiklik Zahit Fındık yerine İlke Tankul’un santrtfor bölgesine sürülmesiydi. Böylece ileri ikilimiz hocamız tarafından tekrar dizayn edilerek Hayrullah-İlke oldu. Her değişiklik oyunumuzu biraz daha geri götürürken, son dk.da bu sefer kurtarıcı olarak İlter Ayyıldız’ ın oyuna girdiğini gördük!!! Hocam bunu yapacağına bari son bölümde üçlü savunmadan vazgeçip, Şahin’i İlke’nin yanına sürüp, hava toplarıyla son bir şans yaratmayı deneseydin.

Oyunculara gelince…Kaleci Ebrar Yiğit kaleden çıkışlarına dikkat etmeli,stoper Şahin Şafakoğlu nu son maçlarda ağırlaşmış olarak görüyorum, Serdarcan Eralp oyunu ileri forse etmiyor, şut atmıyor, ekseni etrafında dönmeyi bırakıp topu daha çabuk ayağından çıkarmalı, Hayrullah Erkip risk alması gerektiği yerde alıp, takım oyununa daha fazla ayak uydurmalı, Hayrullah tan santrfor olmaz, en etkili olabileceği sağ kanatta oynatılmalı.  Alişan Durmuş hala daha tercihlerini doğru kullanamıyor, pas atması gereken yerde çalım, rakibin üzerine gidip eksiltmesi gereken yerde pas yapıyor, orta ve şut tercihlerini doğru kullanamıyor. Oğuzhan Aydoğan özellikle ilk yarıda oyunu kuran ve bizi rakip kaleye götüren  adam olmasına karşın şut atamıyor. Furkan Demir takımla bir türlü uyum sağlayamıyor. Zahit Fındık yerinde oynatılmadığı için verimli olamıyor, İlke Tankul ise adeta ‘ ben bu seviyelerin oyuncusu değilim ‘ diye bağırıyor.

Özgüven eksikliği

BÜNYE BU SİSTEMİ REDDEDİYOR HOCAM

  Görev aldığı ilk iki maçta 4-4-1-1 formatını deneyen Coşkun Demirbakan, son iki maçta ne olduysa bir anda üçlü savunma garabeti ile 3-1-4-2 ye döndü. Hocamız iki santrforla oynamayı seviyor ama unuttuğu bir şey var, bizim takımda toplam iki santrfor var ve bunlardan dahi doğru dürüst verim alamıyoruz. Madem bu sistemle oynayacaksın, geldikten sonra pivot özellikli iyi bir santrfor aldırsaydın ya hocam…Son haftada ne fırsatlar vardı oysa. Bu fırsatlardan haberi olan varmıydı onu bilemem. Bu takım 4-4-1-1 oynayabilirdi ama son iki maçtır en son oynayabileceği üçlü savunmaya döndün hocam. Olmadığını görüp, bir an evvel futbolcu portföyüne uygun olan tek santrforlu sisteme dönmen şart. Bu arayışlar devam ederse biz ligin dibini boylayacağız. Yasin Palaz dan libero olmaz, bu oyuncunun yerini değiştirmek istiyorsan defansın önünde daha çok verim alırsın hocam. Bu takım dörtlü savunma ve tek santrforla oynar, macera aramaya gerek yok hocam…Rakibe göre 4-3-3,  4-2-3-1, yada 4-1-4-1 bu futbolcu grubuna en uygun formatlar… Maçın gidişine göre santrfor hattını ikileyebilirsin hocam.

Sadece sistem değil yanlış olan…Bazı oyuncuları doğru yerde kullanmıyoruz. Tekrar söylüyorum…Bu takım üçlü savunma oynayamaz, Yasin Palaz bu takımın liberosu olamaz, Hayrullah Akyüz ve Alişan Durmuş üçlü savunmanın kanatlarında hem bek hemde açık olamaz, Zahit Fındık’tan santrfor yaratmaya çalışmak büyük hata… Bu futbolcuyu kesinlikle sol kanatta oynatıp içeri katetmesini sağlamalıyız. İlke Tankul bence bu seviyeler için yeterli olmadığından tek santrfor Furkan oynar, Hayrullah rakip stoperlerin içinde oynamaz, dörtlü savunma önünde sağ kanatta oynar, Özer Özdemir kesinlikle 8-10 no bölgesinde oynamalı ve  santrfor Furkan’a destek olmalı... Bu sistemle oynamaya devam ederseniz kanatları etkili kullanan bir takım karşısında büyük hayal kırıklığı yaşarsınız. Bir önerim var…Futbolcu grubuna ‘ Üçlü savunmayla başarılı olurmuyuz’ anketi yapın, benim tahminim çoğunlukla dörtlüye dönelim diyecektir oyuncularınız…

Özgüven eksikliği

HAFTA İÇİNDE İNEGÖLDEYİZ

  Devre arasında önemli oyuncularını kaybedip, hedef küçülterek, ekonomik transfer modeli ile yola devam kararı alan İnegölspor, Bahattin Güneş yönetiminde özellikle iç sahada rakiplerin korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Eldeki malzemeyi verimli kullanmayı başaran Bahattin hocanın takımında şu anda en etkili bölgenin orta saha olduğunu düşünüyorum. Uğur Utlu tecrübesiyle defansın önünde ilk topları kullanırken oyunu kuruyor. Ona Furkan Özyapı ve Samed Karakoç eşlik ediyor. Bu üçlü takımın beyni durumunda. Etkili santrforları Uğur Mustafa Türk’ü kaybeden İnegölspor, ara transferde gelen tecrübeli isim Nadir Çiftçi’yi bu bölgede kullanıyor. Yine kanatlarda görev alan Okan Deniz’i Zonguldak Kömürspor’a, Cengiz Ötkün’ü ise Aksaray belediyespor’a kaptıran İnegölspor, kanatlarda Ömer Gür ve Serhat Baştan’dan faydalanıyor. Sağbekte Yusuf Talum, solbekte duran topların etkili ismi Orhan Aktaş, stoper bölgesinde Yusuf Kocatürk ve Ferhat Görgülü görev alırken, kale tecrübeli Bekir Sevgi ye emanet…İç sahadaki başarılı grafiği ile dikkat çeken İnegölspor ile çarşamba günü önemli bir maça çıkıyoruz. Bakalım Coşkun hoca bu takıma karşı yine üçlü savunmayla mı başlayacak, yoksa yeni bir deneme ile mi karşılaşacağız. Uzun süredir izlediğim İnegölspor’u umarım hocamız iyi analiz etmiştir. Rakibe göre doğru bir oyun planı ve doğru oyuncu yerleşimleri ile çıkmazsak sonuç bizim için hüsran olabilir. Umutlandığım nokta, İnegölspor devre arasında kan kaybetti ve henüz ilk yarıdaki oyun gücüne ulaşabilmiş değil…Her şeye rağmen zorlu bir rakiple karşılaşacağımız kesin. Kalan 9 maçta en az 11 puan alıp 38 i yakalamalıyız.

İkinci devrenin ilk 9 maçında sadece 6 puan aldığımızı düşünürsek ( 3 puanı küme düşen Uşakspordan ) işimizin ne kadar zor olduğunu görebiliriz. Coşkun Demirbakan’dan ilk röportajında verdiği sözleri yerine getirmesini bekliyoruz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tunç Aydıner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Damla Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Damla Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Damla Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.