Yürüyen Şato – Diana Wynne Jones

Belki Hayao Miyazaki'nin animasyon filmi olan Howl'un Yürüyen Şatosu'nu duymuş, eğer şanslıysanız izlemişsinizdir. Çizimleri çağın gerisinde kalsa da belki hikayesiyle beraber çizimlerinin de kendi dönemini yansıtması filme daha çok çekilmenize neden oluyor ama ben bu yazımda filmden değil filme konu olan kitaptan bahsedeceğim.

Ben daha önce filmle tanıştım hatta birkaç kere izledim ve sonunda bir keresinde jenerik geçerken kitaptan uyarlandığını gördüm. Diana Wynne Jones tarafından kaleme alınan üç kitaplık bir serinin ilk kitabıydı.

Hemen kitabı aldım ve elime ulaşır ulaşmaz okumaya başladım. Filmine bayılmıştım ama kitabın az çok farklılık göstereceğini biliyordum. Tahmin ettiğim gibi oldu ve kitapla, filmin ana konu olarak aynı olduğunu ama birçok farklılıkta gösterdiğini fark ettim. Kitabın konusundan bahsedecek olursam...

Bir savaş içerisinde olan ülke de şapkacı dükkanında çalışan Sophie’nin annesi erken yaşta vefat etmiş, babası daha sonra şapkacı dükkanlarında çalışan bir kadınla evlenmiş ondan da iki kızı olmuştur. Daha sonra babası da vefat edince şapkacı dükkanını kendileri çalıştırmak zorunda kalmıştır.

Bu dünya da sihirde önemli bir yer tutmaktadır. İyi büyücüler olduğu gibi kötü, korkutucu büyücülerde bulunmaktadır.

Sophie iki kız kardeşine göre çekici olmadığını ve bu yüzden evlilik yapamayacağını düşünmektedir. Kısacası kendi görüntüsünden nefret ediyor. Annesi bir kız kardeşini büyü öğrenmesi için cadı arkadaşının yanına diğerini de güzel olduğu için pastanede çalışması için gönderiyor, Sophie ise şapkacıda şapka yapmaya devam ediyor.

Sophie yaptığı şapkalar ile aranan bir isim olunca uğursuz çöl cadısı ondan bir şapka alır ve anlatıldığı gibi olmadığını söyleyerek onu yaşlı bir kadına çevirir.

Sophie yeni görünüşüyle ne yapacağını düşünür. Sonunda ailesinin onu öyle görmesini istemez ve evden ayrılır. Genç güzel kızların kalbini söken kötü şöhretli Howl'un şatosunun gezindiği dağa doğru gider. Sıcak bir kalacak yer ararken kendini Howl'un şatosunda bulur ve o saatten sonra işler karışır.

Kitap karakterleri başlı başına özel. Calcifer, Micheal, Lettie ve diğerleri herkesi çok sevdim. Hatta öyle bir gerçeği sunuyor ki okurken ağzımın açık kaldığını hatırlıyorum.

Okurken hiç sıkılmadım. Çocuk kitabı olarak algılanabilir ama bence yetişkinlerin okuması gereken bir kitap. Mutlaka kütüphanenize ekleyin.

Başka bir yazımızda görüşmek üzere.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuğçe Sarıgül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Damla Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Damla Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Damla Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.