“Düzce benim için ana-baba ocağı!”

Düzceli bir eğitim neferinin ardından -4-

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, memleketiyle ilişkisini bu sözlerle anlatıyor:  

“Düzce benim için ana-baba ocağı!”


DÜZCE BENİM İÇİN
ANA-BABA OCAĞI!”

Söyleşimizin son bölümü Binnur Hoca’nın kaleme aldığı çalışmalar ve o’nun Düzce ile ilişkisini kapsıyor.
Sorularıma aldığım yanıtlar şöyle:

“Düzce benim için ana-baba ocağı!”

“20’YE YAKIN YAYINLANMIŞ KİTABIM VAR”

Yoğun akademik çalışmalarınızın yanı sıra alanınızla ilgili önemli kitaplara da imza attınız. Bildiğim kadarıyla kendi öz yaşam öykünüzü de kuşatan ama pek bilinmeyen bir kitabınız var. Ondan bahseder misiniz?

Sanırım 20’ye yakın yayınlanmış kitabım var.. Bunların çoğu, eğitim alanında uzmanlık dalım olan Psikolojik Danışma ve Rehberlik ile ilgili kitaplar. Bu kitaplarım, öğretmenlik programlarında pek çok üniversitede temel kaynak olarak kullanılıyor. Bazıları 30-35 baskı yapmış kitaplar.. Örneğin Eğitim Psikolojisi, Eğitimde Rehberlik Hizmetleri vd. bazıları…
Daha genel okuyucuya yönelik üç kitabım var:
Çalışan Anne ve Çocuk (Remzi kitapevi), 13 baskı yaptı, çok yararlı ve beğenilen bir kaynak oldu aileler için.
Damla Söyleşiler (Pegem Yayınları), bu kitap annemle yaptığım söyleşileri içeriyor. Özellikle Köy Enstitüsünde verilen eğitim ve öğretmen yetiştirme konusunda esin olacak bir kitap. Şu aralar 4.baskısını hazırlama aşamasındayım.
Sizin söz ettiğiniz kitabım ise ÖZ TERAPİ ‘içsel bir kazı’ başlığını taşıyor (Nobel kültür yayınları). Son kitabım ve iki yılda 5 baskı yaptı. Kendi yaşam öyküm üzerinden bu coğrafyada kadınlara dayatılan ‘Sosyal Yazılım’ a dikkat çeken bir ‘insanı anlama’ kitabı diyebiliriz. Kendi kendimle yüzleşirken okuyucuyu da kendisi ile yüzleşmeye davet eden bir kitap.
Ben; insanı inceleyen, insanı anlamaya çalışan bir bilim alanında akademisyen olarak çalıştım 40 yılı aşkın bir süre.. Kitaplarım da bu çabayı yansıtıyor kanımca.. Anne- babamın etkisiyle çocukluktan beri çok kitap okuyan ve öğrenci iken yazmaya başlayan biri olarak kitaplarımın okuyucular tarafından sevilmesi ve benimsenmesi; yılların kazandırdığı birikime ve donanıma dayalı diye düşünüyorum.

“Düzce benim için ana-baba ocağı!”

“DÜZCE İLE YAKIN BİR BAĞ İLİŞKİSİNDEYİM”

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim dalı öğretim üyesi olarak akademik görevinde bulundunuz Ankara’da yaşıyorsunuz. Düzce'yle ilişkileriniz nasıl?

Uzunca bir süredir ‘emekli öğretim üyesi’ olarak yaşamıma devam ediyorum çünkü 2017 yılında kendi isteğimle emekli oldum. Üniversitelerin durumu, bilimsel ve akademik özerklikten ayrılıyor diye gözlemlediğim için erken emekli oldum. Şimdi herhangi bir kurumda görev yapmıyorum. Serbest olarak konferans, söyleşi, eğitim vb. çalışmalarımı sürdürüyorum, yazılar yazıyorum, yeni kitap projeleri üzerinde çalışıyorum.  Düzce ile ilişkilerim; annem ve kardeşlerim ve diğer yakın akrabalarım Düzce’de yaşamaya devam ediyor ve Düzce benim için ‘Ana-baba Ocağı’… Elbette yakın bir bağ içindeyim. Bu anlamda benden istenen görevleri yerine getirmeye çalışırım her zaman.

“Düzce benim için ana-baba ocağı!”


BOLU’YA BAĞLI İKEN BİLE ‘DÜZCELİYİM’ DERDİM”

Çocukluğunuzdaki Düzce ile şimdiki Düzce arasındaki gözlemlediğiniz farkı sormadan edemeyeceğim. Gelişme hangi yönde sizce?

Gerçek anlamda sadece çocukluğum Düzce’de geçti. Lise yıllarında Kütahya İlk Öğretmen Okulunda yatılı okudum ve ilk gençlik yıllarımda 17-21 yaşları arasında Düzce’nin iki köyünde öğretmenlik yaptım. Daha sonra yükseköğrenim için ayrıldım ve yaşamım hep Ankara’da geçti. Halen de Düzce’ye bayramlarda ve tatillerde kısa süreli ziyaretler için geliyorum. Bu yüzden bir karşılaştırma yapamayacağım. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarımda çok ‘kozmopolit’ bir Düzce anımsıyorum. Sanıyorum bu yönüyle yine aynı… Bir de o yıllarda Düzce için “ Türkiye’nin Teksas’ı” denirdi çünkü kan davası vb. olayları çok duyardık.. Şimdi öyle olmadığını umarım. 1999 Depreminden sonra da Düzce’nin yapısı her yönüyle değişti.. Çocukluğumun ve ilk gençliğimin geçtiği yerler yok oldu, anılarımda kaldı eski Düzce.. O zamanlar Bolu’ya bağlı bir ilçe olmasına rağmen hep “Düzce’liyim” derdik.. Şimdi il oldu ama ben yine “eski Düzce’liyim!”

“Düzce benim için ana-baba ocağı!”


Eklemek istedikleriniz var mı?

Ben, size ve bu röportajın yayınlandığı Damla Gazetesi’ne teşekkür etmek istiyorum. Damla Gazetesi, sanıyorum 40 yılı aşkın bir süredir yayın hayatında.. Babamla ilgili pek çok haberin bu gazetede yayınlandığını hatırlıyorum ve bazı gazete küpürlerini saklıyorum. Hatta benim de bazı yazılarım (1989-1990 yılları) yayınlanmıştı. Bu nedenle babamın ölüm yıldönümünde onunla ilgili bir röportajın yayınlanması benim için çok anlamlı oldu.  Size ve gazete yönetimine çok teşekkür ederim.

KİMDİR?

Meslek yaşamına “sınıf öğretmeni” olarak başlayan Yeşilyaprak, lisans eğitimini Gazi Üniversitesi’nde tamamladı. Hacettepe Üniversitesi’nde Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında 1983’de yüksek lisans,1988’de doktora derecelerini aldı.1991-92 öğretim yılında Amerika’da Purdue Üniversitesi’nde “doktora sonrası” çalışmalarını sürdürdü ve 1995 yılında ‘doçent’ oldu. 1980 yılından itibaren görev yaptığı Gazi Üniversitesi’nden 2002 yılında ayrılarak Ankara Üniversitesi,  Eğitim Bilimleri Fakültesi’ne ‘qrofesör’ olarak geçti.  2010-11 öğretim yılında Amerika’da Penn State Üniversitesi’nin davetiyle ‘konuk öğretim üyesi’ olarak 12 ay bulunan Yeşilyaprak’ın uzmanlık alanında yazdığı, tek ya da ortak yazarlı 19 kitabı, çeşitli bilimsel dergilerde yayınlanmış 100’ü aşkın makalesi bulunmaktadır. Yeşilyaprak,  39’u uluslararası olmak üzere 150’den fazla kongrede bildiri sunmuş ve bazılarında “çağrılı konuşmacı” olarak yer almıştır. İlgi alanları arasında gençlik sorunları,  gelişimsel rehberlik, kariyer gelişimi ve mesleki rehberlik, mesleki etik, aile rehberliği/ana-baba eğitimleri, iletişim ve duygusal zeka, beden ve hareket terapisi, öz terapi gibi konular yer almaktadır.  Yeşilyaprak, ayrıca 2002-2008 yılları arasında, alanında ulusal mesleki örgüt olan,  Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneğinin genel başkanlığı görevini yürütmüştür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Şimşek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Damla Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Damla Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Damla Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.