Tepetaklak gidiyoruz

Tepetaklak gidiyoruz

Hafta içinde bu sezon çalıştığı ikinci hoca ile de yollarını ayıran Düzcespor, kötü gidişe dur demek için Isparta 32 spor karşısındaydı. Yeni hocasının tribünlerde takımı izleyecek olması acaba pozitif etki yaparmı diye düşünürken, maalesef iç saha hezimet zincirine bir halka daha ekleyerek sahadan 3-0 mağlup ayrıldık.

  Maç öncesi istatistikler Ispartaspor’un üç puana daha yakın olduğunu gösteriyordu. Düzcespor sezon başından beri puan cetvelinde kendi üstünde olan hiçbir takımı yenememiş, iç sahada başarısız bir grafik çizmiş, rakip ise deplasmanlarda iyi sonuçlar alırken hiç berabere kalmamıştı. Düzcespor galip gelseydi ilk kez üstümüzdeki bir takımı yenmiş olacaktık, maç berabere sonuçlansaydı rakibimiz ilk kez beraberlik almış olacaktı. İlkler gerçekleşmedi, istatistikler bir kez daha yanıltmadı ve sonuç bizim için hüsran oldu.

  Düzcespor’un ideal on birinden tek eksiği, kart cezalısı olan, stoper tandeminin önemli ismi Şahin Şafakoğlu iken, Ispartaspor’da bu sezonun flaş ismi kanat forvet Alim Harlak sakatlığı nedeni ile kadroda yer almıyordu. Ev sahibi olan Düzcespor’un sahaya sürdüğü on bir 29 yaş ortalamasında, 800.000 Euro bonservis değerine sahip, Ispartaspor’un ilk on biri ise 25.5 yaş ortalamasında ve 1.400.000 Euro değerindeydi.

Tepetaklak gidiyoruz

TEKNİK AÇIDAN TAKIMLAR

Oyun başlarken Düzcespor’un daha defansif bir kadroyu tercih ettiğini ve çift ön libero ile ( Kaan Yüksel-İsmail Zehir ) sahaya geldiğini gördük. İç sahada yaşanan hezimetler ve rakibin geçiş oyununda iyi olması sanırım bu tercihin sebepleriydi. Ancak kendi sahamızda oynuyorduk ve bu takım son 3 maçtır gol atamıyordu. Böyle bir takımı dahada dizginlemek doğru değildi bence. Bu defansif dizilişin başarılı olması için hızlı kanat oyuncularına sahip olmanız lazımdı. Zahit Fındık ve Oğuzhan Aydoğan ile bu hızlı hücumları yapmanız imkansızdı. Nitekim düşünülen senaryo geri tepti ve bir devrede kalemizde iki gol birden gördük. Orta sahayı kalabalık tutma planına rağmen rakibin orta sahamızı zorlanmadan geçtiğini, göbekten verkaçlarla çok rahat delindiğimizi, sadece merkezden değil kanatlardan da özellikle Muhlis İstemi ile etkili geldiklerini gördük maç boyunca…Muhlis İstemi girdiği pozisyonları gole çevirebilse fark daha da açılabilirdi.

  İkinci yarının başında yapılan değişiklikler gözlemlerimizi doğrular nitelikteydi. Zira İsmail Zehir oyundan alınıp santrfor İlke Tankul sahaya atılırken tek ön liberolu sisteme dönüş yapıyor, defansta aksayan solbek Hamit Kulya’nın yerine stoper Oğuzhan Çapar’ı alıp, Şaban Özel’i esas mevkii olan sol beke çekiyorduk. Oyunun ilerleyen bölümlerinde kanat oyuncularını değiştirmeyi denedik ancak giren oyuncuların oyunu değiştirme becerisi olmadığından yine sonuç alamadık. Rakip kaleyi biraz Zahit Fındık ve biraz da Furkan Demir dışında hiç tehdit edemedik.  Bütün bu hamleler netice vermezken, rakibimiz istediği futbolu oynayarak farkı üçe çıkarıp rahat bir galibiyetle sahadan ayrıldı.

  Rakip Ispartaspor’da sağbek Ayberk Kaygısız sakat olduğundan ara transferde takıma katılan kanat forvet Fırat Aras devşirme bek olarak bu bölgede görev alırken, yine sakat olan başarılı kanat oyuncusu Alim Harlak’ın yerine de ara transferde gelen Berat Satılmış tercih edilmişti. Azeri kökenli kontenjan oyuncusu sol bek Samet Karakoç, kanat forvet Muhlis İstemi ve golcülüğünün yanında rakip defansa yaptığı baskı ile dikkat çeken santrfor Mehmet Küçükdurmuş bu sezonun dikkat çeken diğer isimleriydi. Rakip takımın sağbeki Fırat Aras ve stoperi Yiğithan Güveli’den, yani iki defans oyuncusundan bir devrede iki gol yemeyi becererek bir ilke daha imza attık. Üstelik stoper Yiğithan Güveli, profesyonel futbol kariyerindeki ve dolayısıyla Ispartaspordaki ilk golünü bize atmış oldu. Yediğimiz ilk golde duran topta oluşan karambolde topu ağlarımızda görürken, ikinci golde tek bir verkaçla defansımızın dağıldığını, son golde de kalecimizin serbest vuruşta bireysel hatalar kervanına katıldığını gördük.

Tepetaklak gidiyoruz

NEDEN BU DURUMDAYIZ

Bilindiği gibi devre arasında 13 futbolcu ile yollar ayrıldı, ne devre arası kampı yapılabildi nede hazırlık maçı…Oysa takımın yarısı değişmişti. İlk yarıdaki sorunlar devam ediyor. Bu takımın orta sahası hücuma yeterince katkı veremezken, işin defansif tarafında da etkili değil…Orta sahamız rakipler tarafından çok rahat geçiliyor. Ofansif açıdan bu kadar etkisiz bir orta saha ile oynamaya çalışırken, kanatlarda yeni transfer Zahit Fındık dışında rakip kaleyi tehdit edecek oyuncunuz da yok. Alişan Durmuş, Hamit Kulya ve İlter Ayyıldız dan kanat forvet yaratmaya çalışıyorsunuz ama nafile. Bu futbolcular ne gol ve asist üretecek nede rakibi eksiltip gidecek durumda değiller. Ayrıca beklerimizin ofansif katkıları da yetersiz. Geçen sezon kanatlarda Altarhan Hidayetoğlu ve Eren Karadağ bütün bunları yapacak kapasitede olduklarından daha rahat pozisyon üretebiliyorduk. Birde üstüne santrfor mevkiine net bir golcü alınmayınca ‘ bu takım nasıl gol atacak ve kim atacak ‘ sorusu gündeme geliyor doğal olarak…

Hiçbir maçta oyunu ele alamıyoruz, rakip alanda pas yapamıyoruz, kendi alanımızda kaldığımızda ise kazanılan toplarla etkili çıkamıyoruz. Kalecimiz Gökhan oyunu defans ile başlatmaya çekiniyor. Bu nedenle kale vuruşlarını genelde uzun kullanıyoruz ama orada çıkıp hava topu alacak oyuncumuz yok. Serdarcan ve Furkan’dan hava topu almasını bekliyorsunuz. Organize atağımız ve gol pozisyonumuz yok denecek kadar az. Ne kanatlardan nede göbekten çalışılmış bir hücum kombinasyonu izleyemiyoruz. Teşhis bu iken tedavi nedir diyecek olursanız cevap çok açık ve net ortada…Oyunun her iki yönünü eldekilerden daha iyi oynayacak bir orta saha ve geçen sezonki Altarhan efektini yaratacak etkili bir kanat oyuncusu mutlaka transfer edilmeli. Bence santrfor mevki için Sinan Kurumuş’un kaçırılması da hiç iyi olmadı. Adam ayağının tozuyla Vanspor’da gol mesaisine başladı bile…Bize topu üç direk arasına atma ezberi olan bir golcü lazımdı. Amedspor’da orta saha Çekdar Orhan ve kanat forvet Mert Çapar’ın oyunu nasıl değiştirdiklerini hem Düzce’deki maçta hem de bu hafta sonu İskenderun’daki maçta gördük.

Tepetaklak gidiyoruz

KADRO PLANLAMASINDAKİ HATALAR VE SORULAR

Gökhan Siverek ile kaleci sorununu çözerken ikinci kaleci tercihi için Ebrar Yiğit Aydın hamlesini anlayamadım. Gökhan’ın oynayamadığı durumlarda siz kaleyi, kariyerinde doğru dürüst profesyonel lig maçı olmayan ve 3. Lig ekibi Hacettepe’nin yedek kalecisi olarak gelen Ebrar Yiğit’e teslim edebilecek misiniz?.. Stoper bölgesinde ideal on bir için Uğur-Şahin ikilisini düşünürken bu futbolcuların birinin yokluğunda sol bek Şaban Özel’i stopere çekiyorsunuz, demek ki stoper alternatifleriniz Oğuzhan Çapar ve Kağan Yüksel’i yeterli görmüyorsunuz. Sağbekte Yasin Palaz olmayınca Alişan Durmuş’a forma veriyorsunuz, o zaman Sakaryaspor’dan U 19 oyuncusu sağbek Umut Aydın’ı niye transfer ediyorsunuz?.. Onun yerine etkili bir kanat forvet alsaydınız daha iyi olmaz mıydı? Elinizde kanat forvet olarak kullanmaya çalıştığınız 7 oyuncu varken ( Zahit, İlter, Mehmet, Ali Arda, Alişan, Hamit, Emirhan ) bunlardan sadece Zahit’in katkı vermesi nasıl iştir? Kanatlarda bu kadar eksiğimiz varken, Rizespor dan büyük umutlarla alınan U19 oyuncusu kanat forvet Emirhan Yılmaz’ı oynatmayıp neden sol bek Hamit Kulya, İlter Ayyıldız ya da orta saha oyuncusu Oğuzhan Aydoğan dan kanat forvet yaratmaya çalışıyorsunuz? Emirhan Yılmaz ikinci lig için yeterli değilse niye transfer ettiniz?.. Orta sahada 8 ve 10 numarada Serdarcan Eralp ve Oğuzhan Aydoğan dışında alternatif oyuncu olmaması nasıl bir planlamadır? Golcü olarak santrfor mevki için tercihlerinizden Furkan Demir ve İlke Tankul’un istatistikleri ‘ ben golcü değilim ‘ diye bağırırken alınmaları doğru mudur? Üstelik İlke Tankul oynadığı ikinci lig takımlarında hiçbir zaman ilk on bir oyuncusu olamamış, Furkan Demir’de Boluspor’da oynamadan gelmiş iken daha net ve golcü bir santrfor tercihi neden yapılamamıştır? Beyoğlu Yeni Çarşıspor’da Tolunay Yurtseven ve Berk Ali Nizam gibi iki iyi kanat oyuncusu varken bu takımdan, bu futbolcuların yedeği olan ve sakatlık problemi yaşayan Ali Arda Bulut’un alınması nasıl izah edilebilir? Kontenjan oyuncuları içerisinde ‘ ben ilk 11 oyuncusuyum ‘ mesajını veren tek oyuncumuz var mı? Önümüzdeki sezon ilk 11 de bir yerine iki kontenjan oyuncu mecburiyetinin geldiğini de unutmayalım.

Tepetaklak gidiyoruz

YENİ HOCAMIZ COŞKUN DEMİRBAKAN

Mustafa Çapanoğlu ile doğru bir karar ile yolların ayrılmasının ardından yeni teknik direktörümüz açıklanınca şaşırmadım desem yalan olur. Daha genç ve dinamik, aktif halde ikinci ligin içinde olan bir hoca beklerken, gidenden daha yaşlı ve 4 sezondur çalışmayan bir ismin tercih edilmesi ilginç oldu. Oysa beklenen, sezon bitimine sadece 13 maç kalmışken,  Düzcespor’u ve gruptaki takımları iyi tanıyan bir hocanın takımın başına getirilmesiydi. Benim kafamdaki hoca adayları Amedspor dan ayrılan Serdar Bozkurt, Ankaraspor dan ayrılan Bayram Toysal, yada şu an takımlarının başında olan Cihan Erdil ( Karaman FK ), Afyonspor’u ilk yarıda zor şartlarda çok iyi noktalara getiren Sinan Yücer ( Şu anda Orduspor 1967 de ), küçük bütçeli Erzincanspor’da büyük işler yapan Bülent Akan, Aksaray da takıma eli değen Şaban Yıldırım, İskenderunspor hocası Koray Palaz gibi isimlerdi. Ters köşe olduk.. Bakalım teknik direktörlük yaptığı 35 sezonun sadece 15’inde aktif çalışan, takımlarının başında çıktığı 350 müsabakada 1.32 puan ortalamasına sahip Coşkun hocanın performansı nasıl olacak?...

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tunç Aydıner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Damla Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Damla Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Damla Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.