Rumi'nin Bildiği Aşk  

Rûmî’nin Bildiği Aşk, Mevlânâ’nın içindeki sırların peşine düşen, hayatını Mevlânâ’nın aslını bulmaya adayan İtalyan Sufi Fabio’nun sır dolu öyküsü. Fabio’yu Aşkın Resmi isimli kitaptan tanımıştık. Keza Zeynep Hanım da ilk üç Kayıp Gül romanında yeri olan önemli bir karakter. Yani Kayıp Gül dizisinin şahsiyetlerinden biri kendisi. Bu kitabı doğru kavramak için önceki kitabı yada kitapları okumuş olmanız gerekmiyor. 

Mevlânâ’nın “Herkes kendi zannınca dost oldu bana; içimdeki sırlarımı ise kimse aramadı...” sözünü esas alarak onun iç sırlarının arandığı bir anlatı bu. Yine Serdar Özkan’ın duru anlatımıyla, yine tasavvufi göndermelerle… Hatta bir yerde tasavvufun tanımlarından biri de geçiyor;

“Tasavvuf, bilmek değil, bilmemek sanatıdır. Bildiklerinle ortaya çıkmak değil, bilakis bilmiyormuş gibi görünme sanatıdır. Benlik değil, hiçlik sanatıdır. Büyüme değil, küçülme sanatıdır. Kendini üstün hissetme değil, tam tersine, kendini unutma sanatıdır. Herkese el öptürme değil, herkesin kalbini öpme sanatıdır.” 

Kitap 3 bölüm, kısa kısa 65 mektuptan meydana gelmektedir. İtalyan ressam Fabio ile Yunanlı Yorgo arasındaki ilahi aşkı bulma arayışlarında yollarının kesişmesi ve Fabio'nun İtalya'dan başlayarak Yunanistan İstanbul- Konya tekrar İstanbul'a devam eden gönül yolculuğu ve sonrasında tasavvufa ulaşarak Zeynep Hanım ve Bedrettin Dede üzerinden Mevlana ve aşkı tanımasını anlatmaktadır. 

Birkaç alıntı;

"Beni sevmiyorlar. Birini sevmek için onu tanımak lazım. Oysa onlar benim iç hâlimi tanımıyorlar. Bütün dünya ismimi bilse ne çıkar, kimse sırrımı, aslımı bilmedikten sonra." 

“Sadece sen ve ben değil, her insan, dışta yaşanan serüvenin çok daha büyüğünü içte yaşıyor aslında. Dış dünyada yaşadıklarımızın iç dünyamızda yaşadıklarımıza oranı, buz dağının su üstünde kalan kısmının, su altında kalan kısmına oranı gibidir. İşte o yüzden ben bu kitapta küçük dünyamı değil, büyük dünyamı paylaşmak istiyorum seninle. Küçük bir macera değil, büyük bir macera anlatmak istiyorum sana. İç yolculuğumu.”

“Farkında olalım olmayalım, hepimiz bir kitap yazıyoruz aslında. Kitabımız, yaşadığımız hayat. Yaşadığımız her gün, bir sayfa. Hayatımızdaki her dönemeç, bir bölüm. Ve bu kitabı her gün, hiç durmadan yazıyoruz.” 

“İşte böylece, bir yolculuk yapmaya karar verdim. Plansız, programsız. Gidecektim. Nereye olduğunu bilmiyordum, ama gidecektim. Bildiğim tek şey, neden gittiğimdi. Kendimi bulmak için gidiyordum. Zaten bende olanı bulmak için.”

“Ama şunu gördüm ki, kötülüğe iyilikle karşılık vermek, kötünün içine dehşet bir korku salıyor.”

“Bir Sufi, duasında şöyle diyor: "Allah'ım, bir tek seni istiyoruz çünkü bir tek sen varsın." Bu sözü insanlar ancak hayatlarının sonuna geldiklerinde anlayabilirler. Ama ben yine de paylaşmak istedim.” 

“Ve sonra, geçmişte yaşadıklarımı düşündüm, başkalarının yaşadıklarını düşündüm. Bizi, hedef ve hayallerimizi gerçekleştirmekten alıkoyan şey, önümüzdeki engeller değil. çaresizliği öğrenmemizdi. Hedeflerimize giden yolda defalarca başarısızlığa uğradığımız, defalarca hayal kırıklığı ve acı yaşadığımız için, sonunda denemekten vazgeçmemizdi.”

“En büyük dezavantajım çok şey öğrenmiş olmaktı.”

“Mektup sana yazılınca, "Bekle, az kaldı, geliyorum." diye bitirmek ne kadar anlamsız. Seninleyken, sana nasıl gelebilirim ki?”

“Senin her an benimle olduğunu bilmediğim bir hayat, cehennemin ta kendisi olurdu benim için. Seni düşünmemekten, senin farkında olmamaktan, seni hissetmemekten daha büyük bir cehennem olabilir mi?”

“Çünkü sen bu mektubu okurken, ben senin yanı başında, sana bakıp gülümsüyor olacağım. Ve bir babanın gülümsemesi karşılıksız bırakılmamalı.”

Kitap Kayıp Gül Külliyatı’nın dördüncü kitabı sayılabileceği gibi yine Serdar Özkan’ın üç anlatılık Mevlana Külliyatı’nın ilk kitabı da kabul edilebilir. Yakın zamanda iki devam kitabı ile de sizleri tanıştırmayı çok arzu ettiğimi ifade edebilirim. Özkan’ın her kitabı gibi bu eserini de gülümseyerek sizlere öneriyorum. Okuduğunuzda sizlerin de gülümsemeniz dileklerimle…

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Latif Onur Uğur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Damla Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Damla Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Damla Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.