Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Düzce’nin 100 yılı

  • 11.06.2022 14:49

Düzce'nin 100 yılda mukayeseli ne hale geldiğini anlatalım.

Yıl 1922, Düzce bölgesi Anadolu’nun en verimli ovası ve de en verimli ormanlara sahip olduğu kesin.

Ormanlarda kayın, kestane, meşe muhteşem. Onun içinde 1938 yılında orman işletmesi kurulmuş.

Ovamızda tarım tütün, buğday ve mısır üretimi muhteşem. Yanında hayvancılıkta yapılıyor.

O yıllarda halkının geçim şartları zordu. Pirinç yetişecek ova da yok. Günün şartlarında tepeleri pirinç tarlalarına dönüşüp, kilometrelerden borularla su taşıyıp, pirinç yetiştirip ekonomiye hakim oldular.100 yıldır hiç kaybetmediler.

Düzce'mizde 1950 yılına kadar çok büyük gelişmeler sağlandı. Fettah bey ve Kamil Kuyumcu bey ovada en büyük tahıl üreticisi ve de tüccarı olarak nam yaptılar. Anadolu’nun en büyük ve modern un üretim fabrikasını kurdular. Destekçisi Mücahit Berzek bey hem tahıl üretici hem de tüccarlıkla bir taraftan Anadolu’ya bir taraftan da yurt dışına un ihracatında ön plana çıktı.

Özellikle damak altı diye bilinen tütün üretiminde ve de tüccarlıkta Anadolu’da hakim olan Necip Kadir GÜNEY, Mansur BAYRAM önemli isimler. Mansur Bayram Avrupa'ya tütün ve kereste ihracatına başlarken Fransa’nın LOİRENT şehrini kardeş şehir ilan ederek bölgeyi gezdi. Gezisinde bulduğu dizel 185 Kw’lık jeneratörü 65.800 liraya alarak Düzce Belediyesine kazandırdı.

Bunların yanında kerestecilik ve sanayicilikte zirve yapan Kamil KOZAK, bir taraftan ağaç kasa otobüslerden üretip satarken bir yandan siyasete atılıp ilk seçimle millet vekili oldu. 1950 yılında Düzce'mizi ziyaret eden araştırmacı Amerikalılar, “Bu ortamı 50 yıl muhafaza ederseniz Dünya’nın en zengin bölgesi olursunuz” demişler.

Maalesef geçen yıllarla beraber geliştik zannettik. Çok büyük göçler başladı. Hele depremlerle beraber daha da devam etti.1980 yılında Amerikalı araştırmacılar Çamköy’de buğday, Çilimli’de tütün ve Paşakonağı’nda mısır ekimi yaparken üretim deneyleri Dünya birinci oldu.

Şimdi nerelere kadar geldi. En kaliteli topraklara kurduğumuz fabrikalarla hava kirliliğinde zirve yaptık. O güzelim alanları nemalanmak uğruna beton yığınlarına çevirdik. İmara açtık.

Yetmemiş gibi çok tehlikeli zemine sahip pirinç tarlalarını konut alanları ve de yurtlara çevirdik.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.