• 22.12.2021 10:15

20. yüz yıl anısına 1901 yılında inşaatına başlanmıştır. Saat kulesinin yanındaki su kaynağının üzerine yapılan çeşmenin 1905 yılında kurnalarından su akar hale gelir. Düzce’mizdeki azınlıklar tarafından yaptırılan bir çeşmedir. 

Adını üzerine itina ile işlenen tuğradan alır. 1944 depremine kadar çeşmelerinden su akmakta idi. Deprem ile birlikte sular çekilince çeşme kullanılmaz oldu. 1950 yıllarında Düzce’ye su gelince Zincirli Kuyu dahil bir çok çeşmeye su bağlanmasına rağmen ne hikmetse bu çeşme es geçildi. 1970 yılında sökülene kadar adı kuru çeşme olarak anıldı. 

Gerçek olan şudur ki toplum ve yöneticiler başta olmak üzere bugüne kadar bir çok değerimize ne yazık ki sahip çıkılamadı. 
1970 yılında yol genişletmesi nedeniyle sökülen parçalar numaralandırıldı ve daha sonraları şehrin merkezinde yeniden yapılmak üzere kaldırıldı. 1978 yılında yaptığım bir araştırmada bu taşları Dereli Tütüncü köyünde bir tarlada çalılar arasında atıl bir vaziyette buldum. Bir çok girişimlerden sonra taşlar oradan alınarak köy muhtarlığının önüne taşındı. Atıl olarak orada yıllarca bekledi. 

Taşları otlar sardı ve tam çeşmenin yüzüncü yılında yani 2004 yılında tarih otlar arasında diye bir haber yaptık. Bu haber üzerine dönemin kültür müdürü ‘Sakarya’dan heyet getirdim, taşların tarihi bir değeri olmadığını söylediler’ şeklinde bir açıklama yaptı. 

Bende bu açıklamaya istinaden hem kendisini hem de raporu yazanları mahkemeye vereceğimi söyledim. Taşlar apar topar alınarak belediyenin Çamköy’deki şantiyesine oradan da Konuralp Müzesinin arkasındaki boşluğa taşındı. 

Şuan taşlar orada atıl olarak durmaktadır. Yetkililerden ricamız taşların oradan alınarak millet bahçesinin bir köşesine yeniden konulmasıdır.