• 1.09.2016 09:46

Fetö ile ilgili herkes toplanıp ifadeleri alınıyor ve çoğuda içeri atılıyor. Elbetteki bu memlekete zarar veren herkes cezalandırılmalıdır. Hatta zarar verenleri ihbar etmeyen, kollayan kimseleri de cezalandırmak bir vatan borcudur. Aslında kahraman ordu mensuplarını binbir yalan ve sahte delillerle yok etmeye çalışırken bu millet uyanmalı idi. Genel Kurmay Başkanının bile PKK mensubu olduğunu iler sürenler ve milleti inandıranlar, meşhur Fetö ile beraber hareket edenler gerçek suçlular deyil midir? Onlar da enaz Fetö kadar suçludur bence. Zavallı saf ve temiz yürekli milletim yalanlarına bilmeden kanmışlardır. Yani aldatılmışlardır. Fetö’yü, Gülen hocayı, gerçek hoca, keramet sahibi, hayır sever ve allame biri olarak biliyorlardı. Eğer süper iblis, sahtekar milletine, devletine haince planlar yapıp, mevcut iktidarı alaşağı ederek kendisinin tahta konacağını, bu emelleri için haince çalıştığını yüce milletim nereden bilecekti?

Darbe girişiminden önce ve herkesin öğrenmiş olduğu meşhur kumpas olaylarından sonra gerçekleşen 17-25 Aralık 2013 tarihindeki olumsuz olaylar neticesinde çoğunluk görmeliydi bu Fetö’cuları. Biz ve bizim gibi düşünenler ta baştan beri zaten inanmıyorduk bu yalanlara çünkü bizler Atatürk ün düşüncelerine inanıyorduk. Dolayısıyla Fetö nün esas gayesini bilmiyorduk. Eğer hayır için deyip topladığı ve çoğunu cebine attığı paralardan artanlarla bir çok yaptırdığı okulları milli eğitime devretmiş olsaydı, oralarda okuyan zavallı talebe milletine kötü şeyleri aktarmasaydı, beyinlerini yıkamasaydı, kandırmasaydı belki biraz inandırıcı olurdu. Ama itibarlı, kahraman ve güzel ordumuzu yok etmeye çalıştığından affedemiyoruz. Allah bilerek peşinden koşanın ve darbe girişiminin içinde bulunanların tümünün belasını versin. En büyük cezalarla cezalandırsın.

Sözüm ona Gülen hocayı gerçek hoca sanıp, allame bilen, keramet sahibi sanarak inan kimseler, aldananlar, yardım edenlerin, gerçek Fetö’cülerle karıştırılmaması icap eder. Onlar dini inançlarından dolayı inanmışlar ve yandaş olmuşlardır. Ama şimdi çok çok pişman olmuşlardır. Propaganda, eylem yapmamışlardır. Sadece saflıklarından dolayı Fetö’cu olmuşlardır. Dolayısıyla yaşın yanında yanmasınlar. Günahsızdırlar, gerçek Fetö mağdurlarıdır.

Geçenlerde aslen Düzceli ama hiç tanımadığım ve İstanbul da görevli bir öğretmen ile bu konuya değindik. Bizden maaşımızdan hayır için değil 50 (elli) lira kesiliyordu dedi. Peki itiraz etmediniz mi dedim. Hayır işin olduğundan hiç birimiz itiraz etmedik dedi. Demekki bilmeden yardımda bulunuyorlarmış ve şimdi çok pişman olduklarını söyledi. Bu durumda olanları elekten elemeli bence. Hukuk ne diyorsa onu yapmak en doğru iş olur. Yoksa eden bulsun tabiki.

Birde şu var: Fetö’yu yok ediyoruz diyoruz ama acaba türemiş olan, türemekte olan başka cemaatlere dikkat ediyor muyuz?  Eğer onlara dokunmazsak 5-6 yıl sonra başımıza aynı felaketlerinde gelebileceğini ardetmemeliyiz. Onun için yüce kahraman Mustafa Kemel Atatürk ün dediklerine ve yaptıklarına harfiyen uymalıyız. Laiklik ve demokrasiden hiç mi hiç ayrılmamalıyız. Sapmamalıyız. Bugünkü olayların tümü Atatürk gerçekçiliğinden saptığımız için başımıza geldi unutmayalım.

Sevgi ve saygılarımla...