• 7.12.2018 17:23

İşsizlik zor bir durumdur. İşsiz adam ne yapacağını pek bilmez. Hele parasız kaldığı zaman her türlü olumsuzluk vakaları düşünebilir. İstemese bile yaşam buna zorlar. Eğer evli ise çoluk çocuk sahibi ise ve de kirada oturuyorsa işi yoksa yaşamak zor mu zor. Ondan bundan eş dosttan ödünç para ister, çoğu kez eli boş döner. Verenlere de geri ödeyemez. Eğer kredi kartı varsa sonuna kadar kullanmak zorunda kalır. Ama en sonunda o da tıkanır. Evdekiler hepsi sinirli hale düşerler. Çaresizlik insanları buna iter. İnsanı ya hırsızlığa veya uyuşturucu çetelerine bulaştırır. 

Her gün iş arar . Çeşitli iş yerlerine uğrar. Ve her türlü iş yapacağını söyler. Ama nafile ... Eve döndüğünde “ İş bulabildin mi ?” diye soran eş ve çocuklarına nasıl cevap vereceğini bilmez, bilemez.  Üzgündür , derinden asabileşir. Eşi birşeyler ister, söylenir, çocuklar ayrı hava çalarlar. Tartışmalar çoğalır, sinirler iyice gerilir. Gözü döner. Bıçağı kapar, önüne gelene saldırır. Kendisine hakim olamaz. İntihara kalkışır intihar eder. Aile iyice perişan olur. Söner ve yok olur. Bu işsizleri yediden yetmişe herkesin ellerine vicdanlarına ve kendilerini onların yerine koyup düşünmeleri gerekir. Ama vicdanları taşlaşmış olanlara bir diyeceğim yok. Onlar rahat uyuyabilirler. 

Onun için herkese iş vermek zorunluluğu vardır. En azından asgari ücretle bile olsa ve yine en azından her ailenin bir ferdine iş vermek icap eder. Akşama eve gelirken başta ekmek olmak üzere ucuz mucuz birşeyler alıp getirir. Karınları tam doymasa bile midelerine birşeyler girer. Bu yeterli mi? Değil elbet. Ama ne yapacaksın. Kıt kanaat geçinip giderler işte. Gerçekten yaşamak zordur bu durumda ama ne yapacaksın. Başka çaren yok. Onun için yöneticiler, idareciler ne yapmalı? Mutlaka  ama mutlaka her aileyi, en azından bir kişiyi iş sahibi yapmalı. Ona buna fakir fukaraya yiyecek , içecek ve yakıt gibi ve de birkaç kuruş parasal yardımlar yapacağına iş versinler iş. Bunlar hem tembellikten kurtulur hem memleketin gelişmesine katkı sağlamış olurlar. Sanırım bu durum daha uygundur bence. 

Bir de alınan veya ödenen maaşlar, ücretler arasında çok anormal  uçurumlar vardır. Elbet tahsil durumu, uzmanlık, ustalık ve mevki durumuna göre maaşlar farklı olacaktır tabi. Ama en düşük maaşla en yüksek maaş arasındaki fark 4-5 kat olmalıdır.  Bazı istisnalar olabilir. 

Genelde yılbaşılarında zamlar konuşulur. Herkes zam ister. Bence bugünkü duruma göre kim nerede olursa olsun aldığı maaş tutarı 10.000 ( 10 bin)-veya daha da fazla alanlara hiç zam yapılmamalı. Çünkü onların geçim sıkıntıları yoktur, olmaması gerekir. Ama daha az alanlara zamlar yapılmalı. En düşük alanlara daha fazla verilmeli. Yukarıya çıktıkça kademe kademe çoğalmalıdır. Ta ki 10 bin TL oluncaya kadar . Ondan sonra zam yok. 

Bu maaşlar brüt değil net ele geçecek şekilde hesaplanmalı ki mühüm olan ele geçen paradır, para. Ele geçmeyen para hiçtir vatandaş için. Sanırım yüksek maaş alanlar dışında birçoklarınız bu düşüncelerime katılacaklardır. Temennim budur. 

Sevgi ve saygılarımla.