Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

SANATA EVET (23)

  • 17.06.2022 10:59

HAFTANIN KİTAP ÖNERİLERİ

KÜÇÜK KARA BALIK KİTAP AÇIKLAMASI

Kış ortasında bir akşam vaktiydi. Denizin en derin yerinde, yaşlı mı yaşlı bir balık nine sayıları on iki bini bulan çocuklarıyla torunlarını çevresine toplamış, onlara bir masal anlatıyordu...

ÇOCUKLAR İÇİN NUTUK KİTAP AÇIKLAMASI

“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.

-M. Kemal Atatürk-

23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı günü, bağımsızlığı ve gelecek güzel günleri çocuklara armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ün bu eserini çocukların sıkılmadan okuyabileceği, anlayabileceği şekilde sunuyoruz.

Bu kitapla birlikte, geleceğimizin teminatı olan çocuklar, Mustafa Kemal’in yaşadıklarını, çektiği sıkıntıları, her şeye rağmen hiç bırakmadığı mücadelesini ve hepsinden önemlisi bağımsızlığın nasıl ve hangi şartlar altında kazanıldığını daha iyi fark edecekler, bilinçli ve ulusal değerlerine sahip çıkan bireyler olmak noktasında bir adım daha atmış olacaklardır.

(Tanıtım Bülteninden)

SEVME KUSURLARI KİTAP AÇIKLAMASI

Sevdiğiniz için kıskançlığa kapıldığınız oluyor mu?

Peki ya, sevdiğiniz için kendinizi gözden çıkardığınız, var gücünüzle fedakârlıklarda bulunduğunuz, kendinizi sorgusuzca uğruna adadığınız, benliğinizden çaldığınız zamanlar var mı?

Sevdiğiniz için hep bir şeylere katlandığınız, tahammül etmek zorunda kaldığınız, acı çektiğiniz, çaresiz hissettiğiniz oluyor mu?

Böylece giderek sevginin içinde kendiniz olmaktan uzaklaştığınızın farkına varıyor musunuz?

Bütün bunlar sevginin mutlak birer parçasıymış gibi geliyorsa size, sevgi sandığınız bir hissin içinde kayboluyorsunuz demektir.

Sevgi tahammül etmek değildir, katlanmak, adanmak ve bu yolda benliğinizi gözden çıkarmak da değildir.

Sevgi parmak izi kadar özgün ama yarattığı sonuçlar açısından evrensel bir etkidir... Bu uğurda herkesin bilgisi, emeği ve düşünce disiplini kişiye özeldir. Sevgi kendiliğinden değildir, öğrenilendir. Dolayısıyla sevgisizlik de öğrenilmiş bir eylemdir. “Ben sevmeyi seçiyorum” demek elbette etkili ve iyi bir motivasyon sayılabilir ama katiyen yeterli değildir...

Sevgi için bilgi, emek, düşünce disiplini ve uygulama çok ama çok gereklidir. Çünkü insan Farabi’nin de dediği gibi bilmediğinin düşmanıdır. Sevgi, inşa edilen bir deneyimdir...

Sevgi sandığınız kusurları hayatınızdan çıkardığınızda geriye emeğinizle büyüyen eşsiz bir mutluluk, güven ve huzur hissi kalacaktır.

,,,,,,,,,,

HAFTANIN FİLMLERİNDEN SEÇMELER

DEMİR KAPILAR / IRON DOORS

Almanya'nın ilk bağımsız 3D filmi olma özelliğini taşıyan 'Demir Kapılar', Los Angeles'da dünya prömiyerini yaptığı 3D Film Festivali'nde En İyi 3D Film ödülünü kazanmıştı. 'Küp' ve 'Testere' serisine göbekten bağlı olan film, düşük bütçesiyle ağabeylerinin izinden gidiyor. 'Bir odanın içinde nerede olduğunu bilmeyen bir adam' konsepti üzerine kurulan fakat bunu 'Testere' gibi kan gölüne çevirmeyen 'Demir Kapılar', duruma yeni bir bakış atarak seyirciyi filmin sonuna kadar merak içinde bırakmayı başarıyor... Film set tasarımı ve oyunculuklarıyla övgü alsa da aynı şeyi senaryo için söyleyemeyiz.

FİLMİN KONUSU:

Orta yaşlarında bir adam, uyandığında kendini demir kapılarla kuşatılmış bir odada bulur. Ne su, ne de yiyecek yemeği vardır. Önce bunu arkadaşlarının kendisine oynadığı bir oyun sanan adam, daha sonra durumun vahametini anlar ve buradan ölmeden çıkmak elindeki tüm olanakları kullanır..

MUTLU AZINLIK / HAPPY FEW

Ödüllü "Soğuk Duş"un yönetmeni Antony Cordier'in Venedik Film Festivali yarışma bölümünde seyirci karşısına çıkan son filmi 'Mutlu Azınlık', yönetmeni tanıyanlar için şaşırtıcı olmayan bir konuyu ele alıyor. Cesur anlatımıyla dikkat çeken film Fransız sinemasından vazgeçmem diyenler için...

FİLMİN KONUSU:

Bir takı mağazasında çalışan Rachel, Vincent'la tanışır ve onun açık sözlülüğünden çok etkilenir. Rachel ve Vincent, eşlerini, Frank ve Teri'yi de yanlarına alarak bir akşam yemeği ayarlarlar. Birbirleriyle kaynaşan çiftler, kuraları belirlenmemiş bir eş değiştirme programı uygularlar. Ne var ki kıskançlık ve acımasızlık gibi duygular, yeni tabloda da kendilerine bir yer bulacaktır.

 

MUTLUYUM, DEVAM ET / HAPPYTHANKYOUMOREPLEASE

Sundance'in İzleyici Ödüllü en çok beğenilen filmi, bağımsız romantik komedi 'Mutluyum, Devam Et'in senaristi, yönetmeni ve başrol oyuncusu 'How I Met Your Mother' dizisinde bir türlü çocuklarının annesiyle tanışamayan Ted Mosby rolüyle tanıdığımız Josh Radnor. Film, altı New Yorklu'nun aşk, arkadaşlık ve büyüme öykülerini anlatıyor.

FİLMİN KONUSU:

Yazdığı romanına yayıncı bulamadığı için bunalımda olan Sam'in (Josh Radnor) hayatı metroda karşılaştığı küçük bir çocuğu evine alması ve onunla kurduğu duygusal bağla değişmeye başlar. Sam'in en yakın arkadaşı olan Annie ve kendi ilişkisi de sürprizlerle dolu olan kuzeni Mary Sam için endişelenmektedirler. Sam bir de şarkıcı olan göz alıcı güzellikteki Mississipi ile tanışınca hayatı çok daha heyecan verici bir hale gelir.

ÖFKELİ ÇILGINLIK KARAMSAR ÇİLE

Hatice Yakar'ın yönettiği ve Asiye Dinçsoy, Barış Koçak, Hatice Yalçın ile Zeynep Öncü'nün oynadığı 'Öfkeli Çılgınlık Karamsar Çile', 30. İstanbul Film Festivali'nde Yeni Türk Sineması bölümünde ilk gösterimini yaptıktan sonra vizyonda. Hatice Yakar'ın ilk yönetmenlik denemesi olan film, 'filler tepinirken çimenler ezilir' altmetinli sade anlatımıyla küçük insanların büyük hikâyelerini perdeye taşıyor...

FİLMİN KONUSU:

Çukurova, 1960. Toros dağlarının uzak bir köşesinde, kara kıl çadırının içinde Zeynep hamileliğinin son gününe uyanır. Uzaklardaki sarp kayalıklarda üç gündür aç olan Çoban, çoktan uyanmış ve sürüsünün peşindedir. Eşek hapishanesinin sorumlusu Bekçi, öfkeli ve nefret dolu bir adamdır. Dağlara doğru bir eşek sırtında getirilen Gani Efendi, aslında son derece gönülsüz çıktığı bir yolculuktadır, çünkü artık yaşlı, yorgun ve hastadır. Memet, Haso ve Hamo, buraya getirdikleri Gani efendinin yardımıyla define bulacaklarına yürekten inanmaktadırlar. Üzerlerinden geçen ve dağlarda alçak uçuş yapan bir jet bu bir avuç insanın sonsuz korkularının nedenidir.

DÜZCE’DEN SANAT HABERLERİ

HAREM KABARE DÜZCE’DE

Gece Kuşu, Televizyon Çocuğu, Zaga, Makina, Disko Kralı, Makina Kafa, Dada ve Uykusuzlar Kulübü; tam 27 yıldır, kendisinin tabiriyle “televizyondan arkadaşım” Okan Bayülgen, 23 Eylül Cuma akşamı HAREM KABARE oyunuyla Düzce Belediyesi Kültür Merkezi’nde, Düzce’liler ile buluşacak.

Okan Bayülgen yazdı – yönetti – oynadı.

Melda Gür, Merve Sevi, Ödül Turan, Selin Atasoy, Kayra Ural çok farklı ve eğlenceli kadınlara can verdiler.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar