• 29.04.2022 10:06

Malum mübarek Ramazan ayı geride kalıyor ve 3 günlük Ramazan Bayramı bizi bekliyor. Önce bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor, ardından şampiyon Düzcespor’a 2. Ligde başarılar diliyorum ve sizi 2 güzel fıkra ile baş başa bırakıyorum.

3 ERKEK

Üç erkek Paris’e gitmiş. Biri 25, öteki 45, üçüncüsü 65 yaşında. Oteli valizlerini bırakıp hemen çapkınlığa gitmişler. Üçü ayrı ayrı. 25 yaşındaki ertesi gün sabaha  karşı dönmüş otele. 45 yaşındaki ertesi günü akşama doğru. 65 yaşındaki günlerce görünmemiş ortalıkta. Nihayet beşinci gün gelmiş o da. Üç çarpın Parisli kadınlar hakkında düşüncellerini şöyle dökmüşler ortaya :

25 yaşındaki “Ne hızlı, ne hızlı

45 yaşındaki: Ne teknik, ne teknik

65 yaşındaki: Ne sabır, ne sabır

SICAK, ÇOK SICAK

Müthiş bir sıcak var. Korkunç sıcak. Şişman bir adam ama öyle böyle şişman değil, müthiş şişman. Ve bu müthiş şişman adam bu sıcakta, hem de tam öğle vakti güneşin altında taşıt bekliyor. Dakikalara, dakikalar ekleniyor, saatler geçiyor, ama bir tek taşıt yok. Derken karşıda bir araba. Kemikleri çıkmış, kan ter içinde beygirin çektiği bir araba. Üstü de hayli yüklü. Araba tam hizasına geldiğinde şişman adam güç bela konuşarak arabacıya sesleniyor. “Beni atar mısın şehre ?” Arabacı başıyla olmaz işareti verince, yalvarmaya devam ediyor şişman adam. “Ne olur kardeşim.. İnsaniyet namına. Mahvoldum, bittim öldüm buralarda. Perişanım al beni. Arabacı acıyor. Biraz düşünüyor. Bir şişman adama bakıyor, birde kendi sıska atını süzüyor. Sonra yüksel sesle “Haydi atla. Ama ata, çaktırma.”