• 14.01.2022 13:48

Damla gazetesinde bir gün böyle geçiyor

Kenan Işık: Günaydın , baylar ve bayanlar. Elif Nasrettin hocanın biri bir gün ağaca çıkarken…
Elif Varol: Bela geliyorum demez geldi. Ceyda sen kombinin ayarını yükselt
Ceyda Karaca : Tamam Elif abla. Bende paltomu giyeyim, 
Kenan Işık : Ne oldu bu telaş niye ?
Ceyda Karaca: Ne olacak Kenan abiiii. Gene soğuk esprilere başladın
Asu Beşer Karpuz: Kenan Abi artık bu esprileri değiştir, yıllardır aynı espriler
Kenan Işık: Eeeee beleş espri bu kadar olur. Hem biliyor musun Cem Yılmaz bana her ay para veriyor. Neden biliyor musunuz ?
Elif Varol: Yaaa Kenan abi en az 150 kere anlattın. Tamam sen sahneye çıkmayasın diye Cem Yılmaz sana para veriyor. Tamam mı?
Yunus Yılmaz: Oooooo  kimleri görüyoruz. Bu gün kesin beleş yemek vardır.
Kenan Işık: Tabi yaaaa  Damat .. Atalarımız ne demiş. Adamın adı çıkacağına soyadı çıksın. Benim yemekle, memekle ne işim var. 
Ceyda Karaca: Kenan abi bu sporlar kesin yetmez. Sen 50 tane filan yazsan haaa
Kenan Işık: Ya kızım günde 9 tane spor veriyorum  gene yetmez diyorsun. Senden önce 7 haber yetiyordu.
Asu Beşer Karpuz: Hem haberlerde harf hataları var. Hani sen resimleri  habere dönüştürecektin. Her gün köşe de bekliyorum senden.
Kenan Işık: Yaaa 40 yıldır buradayım. Bir kerede iyi olmuş. Ayağına sağlık de be patron. 
Can Beşer: Günaydın. Ahaaaa. Ya ben size ayıları içeri almayın demedim mi? Hem kapıda yazı var. Ayılar ve Kenanlar giremez diye
Kenan Işık: Hadi kızsanıza Can’a. O da her gün aynı espriyi yapıyor. Tabi biz garibanız ya.
Can Beşer: Kenan Abi kızmıyorsun dimi, biliyorsun şakaları sevdiğimden yapıyorum.
Kenan Işık: Homur, homur. Bana armut getirin
Burak Tezel: Elif abla var mı programda bir sıkıntı.
Elif Varol: Programın kendisi sıkıntı zaten. 6 tane konuşmacı var, tören mören derken…
Burak Tezel: Elif Abla sen neden bahsediyorsun? Ne töreni möreni
Burak  Tezel: Abla ben dün bilgisayarına yüklediğim programı sorduydum. Neyse ben haber düzenlemelerini yapayım .
Aykut Gündüz : Asu hanım  kağıt azaldı. 
Asu Beşer Karpuz: Ya ne çabuk bitiyor bu kağıtlar. Uçurtma filan mı yapıyor sununuz?
Aykut Gündüz : Haaaaa. Uçurtma yapıp satıyorum.. Asu Hanım 2 günlük kağıdımız kaldı.
Kenan Işık: Dikkat... Gazetenin  yazı işleri müdüresi geliyor
Ela Yılmaz: Yaaaa Kenan Abi yaaaa. Arkadaşlar, nasılsınız? Tamam oturabilirsiniz. Heyyy Yunus sana demedim. Bulaşıkları ne biçim yıkamışsın. Neyse bunu sonra konuşuruz. Bugünkü manşet ne arkadaşlar ?
Asu Beşer Karpuz: İhsan Çetin’den ve Mehmet Şimşek’ten yazı gelecekti. Ceyda geldi mi?
Kenan Işık: Ceyda geldi. Karşında oturuyor.
Asu Beşer Karpuz: Yani yaşına başına hürmet etmesem… Bunca yıldır çalışıyorsun. Burada ciddi, ciddi konuşuyoruz.
Elif Varol: Ahhhh keşke bende Kenan abi gibi olsam. Bir dönüm bostan yan gel Osman…
Kenan Işık: Bak gene bana abi dedi. Neyse sizin işiniz gücünüz var. Ben  Playboy’a yazı hazırlayacağım. Asu şu bizim maaş işini diyorum, bi konuşsak…
Asu Beşer Karpuz: Ya Kenan abi, emeklisin. Evin var,araban var, arsan var, otellerin var, iş merkezlerin var….
Kenan Işık: Tamam merkez anlaşıldı. Ben gidiyorum. 
Ela Yılmaz: Nereye , Kenan abi ?
Kenan Işık: Bilmem, kısmet.

İşte 1985 yılından beri bu hapishanede çalışıyorum. Matematikle aram kötü kaç yıl olmuş siz hesaplayın. 
Nice yıllara Damla. 
Birlikte çalıştığım onlarca arkadaşa saygılar.