Vitamin, mineralleri ek olarak almalı mıyız?

Yüksek dozda C vitamini böbrek taşına, sık alınan E vitamini de inmeye neden oluyor. Çok kullanılan A vitamini ise karaciğere hasar veriyor.

Haber Merkezi
Haber Merkezi Tüm Haberleri
Vitamin, mineralleri ek olarak almalı mıyız?
Haber albümü için resme tıklayın

Yüksek dozda C vitamini böbrek taşına, sık alınan E vitamini de inmeye neden oluyor. Çok kullanılan A vitamini ise karaciğere hasar veriyor. Tabağınızda protein, tahıl, sebze-meyve ve süt ürünleri varsa bu vitaminlerin takviye olarak alınması önerilmiyor.

Vitamin, mineralleri ek olarak almalı mıyız?



Kovid-19 salgınının etkili olduğu 2020-2023 yıllarında tüm dünyada vitamin kullanımında ciddi artış yaşandı. Kimileri hasta olmamak için kimileri de hastalığı atlatabilmek için vitaminlere başvurdu ve vitaminler bilinçsizce tüketilmeye başlandı. 

Doktor kontrolünde alınmayan vitaminler, mineral, gıda takviyeleri sizi sağlığınızdan bile edebilir. Tüketim bu ürünlerin pazarında da büyük artıya neden oldu. Dünyada 2023’te vitamin mineral piyasası 55.6 milyar dolara yükseldi.

Bu yıl için öngörülen pazar büyümesi ise 58.8 milyar  dolar. 10 yıl sonra bunun 99.7 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bugün ilk bölümünü yayımladığımız yazı dizisinde takviye gıdalar, vitamin ve benzeri ürünlerin kullanımının doğru ve yanlışlarını uzmanların bilgileriyle okuyucuya sunacağız.

Doktorumuza danışıyor, eczacımıza güveniyor muyuz? Vitaminleri beslenerek de alamaz mıyız? Glutatyon gerçekten işe yarıyor mu? Vücudumuza bu kadar destek almak organlarımızda tahribata yol açar mı? sorularının yanıtını da dizimizde bulacaksınız. Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Toksikoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Aydın, Milliyet okurları için şu bilgileri verdi…

Vitamin, mineralleri ek olarak almalı mıyız?


DENGELİ BESLEN, AL

Vitamin, mineralleri ek olarak almalı mıyız? Bu takviyeleri tükettiğimiz besinlerle de alabilir miyiz?

İlginizi Çekebilir Vitaminleri bilinçsizce tüketmeyin! Karaciğeri bozuyor, yarardan çok zararı dokunuyor
Vitamin takviyeleri çocuğu hasta edebilir

Vitamin ve mineral eksiklikleri kadın sağlığını nasıl etkiliyor?

Vitamin ve minarelerin doğal yolla, besinlerimizle alınması gerekir. Tüm vitamin ve mineraller zaten doğanın ve biyolojinin temeli oldukları için bitkisel ve hayvansal gıdalarımızda bu bileşenler yeteri kadar bulunur. Dengeli beslenme ile bu vitaminleri doğal yolla alabiliriz. Eğer yemek masasına oturduğunuzda tabağınız protein, tahıl, sebze-meyve ve süt ürünlerini içeriyorsa dengeli besleniyorsunuz demektir. Böyle dengeli bir beslenme vitamin ve minerallerin yeterince alınacağı anlamını taşır. Yetişkin bir insanın günlük C vitamini ihtiyacı yaklaşık 70 mg’dır. Bu miktar günlük dengeli beslenmeyle rahatlıkla alınabilir. Sadece bir bardak portakal suyu bu miktardaki C vitaminini rahatlıkla karşılar.

Destek olarak sunulan ürünlerde 500 mg veya 1000 mg C vitamini bulunur. Görüleceği gibi destek olarak alındığında oldukça yüksek bir C vitamini alınır. Bu yüksek miktar, hastalık durumunda ihtiyaç duyulduğunda ancak bir  sağlık profesyoneli tarafından önerilmeli ve birkaç gün gibi kısa bir süre alınmalıdır.

Diğer taraftan C vitamini vücutta depolanmayan bir vitamindir. Ne kadar çok alınırsa o kadar atılır. Bu gerçek göz önünde bulundurulmalı ve uzun süreli yüksek doz C vitaminin mide yanmalarına, böbrek taşına ve vücutta oksitlenmeye yol açacağı unutulmamalıdır.

DOKTOR ÖNERİSİYLE…

■Vitamin ve mineraller ne zaman ek takviye olarak alınmalı?

Herhangi bir destek hekim veya eczacı gibi bir sağlık profesyoneli tarafından tavsiye edilmelidir. Vitamin ya da minerallerin eksikliği kan tetkikleriyle ortaya konmalı.

■Kontrolsüz kullanılan takviye vitamin ve mineraller, hangi sağlık risklerine yol açar?

Yeterli dozda C vitamini oksidasyona karşı korurken yüksek dozda C vitamini kendisi oksidasyona, böbrek taşı oluşumuna yol açabilir. Yüksek dozda uzun süreli E vitamini kullanımı pıhtılaşmayı engelleyerek inmeye sebep olabilir.

Vitamin, mineralleri ek olarak almalı mıyız?

Yüksek dozda A vitamini deride kuruluğa, iştah kaybına, eklem ağrılarına ve karaciğer hasarına yol açabilir. Minerallerin de yüksek dozda sürekli destek olarak kontrolsüz kullanımı her bir mineral için belirlenmiş olan değişik istenmeyen etkilere yol açar. Diğer taraftan kronik ilaç kullanan bireylerde destekler, alınması istenmeyen ilaç etkileşimlerine sebebiyet verir.

GLUTATYON KOCAMAN BİR BALON

Sağlık Balonları, Bilim Dışı Kandırmacalar kitabının yazarı Dr. Alp Sirman, son yıllarda bağışıklık güçlendirici, kansere yakalanmaktan koruduğu, sedef, karaciğer gibi hastalıklara, otizm bozukluklarına iyi geldiği, gençleştirmeye katkı

sağladığı iddia edilen glutatyon ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Bu bir tür dolandırıcılık. Gerçek dışı bir vaatte bulunarak bir insandan para alıyorsanız o dolandırıcılıktır. İddia ettikleri, glutatyon için söyledikleri etkilerin olabilmesi için glutatyonu vücudumuzun üretmesi gerekiyor. Vücut ürettiğinde öyle etkiler gösteriyor.

Siz glutatyonu hücrenin içine doğrudan damlatabiliyorsanız o etkileri alırsınız ama serum içinde yaptığınız zaman hiçbir faydası yok. Buna modern yılan satıcılığı diyorum. Ayrıca bu maddeler kaçak yollardan da ülkeye girebiliyor.

Madde nedir, içeriğinde ne var, gerçekten glutatyon mudur, o da malum… Bu maddelerin 5-10 yıl sonra vücuda ne gibi zararlar vereceğini bilmiyoruz. Glutatyon ile yapılan C vitamini takviyesinin fazlasının böbrek fonksiyonlarını bozduğunu biliyoruz. Bu tarz ‘moda’, ‘trend’ uygulamalara kanmamak lazım.”

B vitamini...

Yoğurt suyu önemli bir B vitamini kaynağıdır ve günlük ihtiyacın büyük bir kısmını sağlar.

A vitamini...

Bir porsiyon karaciğer (büyük baş hayvan ciğeri) günlük A vitamini ihtiyacımızın beş katı kadar A vitamini sağlar.

E vitamini...

Yağlı besinler (buğday yağı, ayçiçek yağı, badem, fındık ve benzeri) önemli bir E vitamini kaynağıdır. Sadece 1 çorba kaşığı ayçiçek yağı günlük E vitamini ihtiyacımızın yüzde 28’ini sağlar.

Magnezyum, çinko...

Her türlü gıda maddelerimizde bakır, çinko, selenyum, manganez, magnezyum, kalsiyum, fosfor gibi mineraller değişen oranlarda bulunur.

Glutatyon...

NAD ve Glutatyon vücudumuzun zaten doğal bileşenleridir. Bu maddeler vücudumuzda çeşitli biyolojik reaksiyonlarda ve toksik madde ve metabolitlere karşı kullanıldıklarında aktif olmayan forma dönüşürler. Vücudumuz bu maddeleri yeniden aktif hale dönüştürür. Sürekli bu şekilde devam eder, kullanılır, aktif olmayan hale döner, tekrar aktif hale vücut tarafından çevrilir.

12 Şub 2024 - 10:55 - Sağlık

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Damla Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Damla Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Damla Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.