Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

“50 YAŞ ÜSTÜ HER ERKEK TARAMA YAPTIRMALI”

Erkeklere özel en önemli sağlık sorunu nedir dendiğinde tereddütsüz ilk sırayı “prostat büyümesi ve kanserleri” alıyor. Çağın hastalığı olarakta anılan prostat ile ilgili Düzce Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Yusuf Şenoğlu Gazetemiz Yazarı Keramettin Beşer’in sorularını yanıtladı.

“50 YAŞ ÜSTÜ HER ERKEK TARAMA YAPTIRMALI”
26.10.2022 - 10:27
Özel Haber

Şenoğlu, iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ile prostat kanserinin mutlaka ayırt edilmesi gerektiğini söyledi. Prostat büyüklüğünün hasta şikayetinin olması durumunda dikkate alındığını belirten Şenoğlu “Bu durum tedavi edilmediğinde yaşam kalitesinin ve böbrek fonksiyonlarının bozulmasına sebep olabilmektedir” dedi.

Yaş ilerledikçe prostat kanseri riskinin arttığına dikkat çeken Yusuf Şenoğlu 50 yaş üzerindeki veya ailesel prostat kanseri öyküsü olan erkeklere yılda bir kez tarama yaptırmaları önerisinde bulundu. 

Düzce Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Yusuf Şenoğlu Keramettin Beşer’in sorularını şöyle yanıtladı:

Kendinizi tanıtır mısınız?

Samsunluyum. Alaçam Anadolu Lisesi mezunuyum. Daha sonra İstanbul Çapa Tıp Fakültesinde 6 yıl eğitim gördüm. Uzmanlığımı Düzce’den aldım. Eşim anestezi uzmanı. Eş durumundan İzmir’de mecburi hizmet yaptım. Yaklaşık 4 yıldır Düzce’de öğretim üyesi olarak görev yapıyorum.

Prostat büyümesi nedir?

Prostat, içerisinden üreme kanallarının geçtiği bir salgı bezidir. İdrar torbasının hemen altında yer alır. İdrar kanalı da prostatın içinden geçer. 

Prostatın büyümesinin nedeni erkeklik hormonlarının prostat üzerindeki uyarıcı etkisidir. Prostat büyüdüğünde idrar kanalında bir daralmaya sebep olmuyorsa herhangi bir tehlike ortaya çıkmamaktadır. Eğer idrar kanalını daraltıp tıkanıklık meydana gelirse işeme şikayetlerini görmekteyiz. Kesik kesik, ince ve zorlanarak işeme, mesanede idrar kalma hissi, sık idrar yapma, gece idrara kalkma gibi şikayetlere sebep olmaktadır. Ancak; idrarın yapılamayıp tam tıkanıklık durumunda karın ağrısı görülebilir.

İyi huylu prostat büyümesi ile prostat kanseri arasındaki fark nedir?

Öncelikle iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ile prostat kanserini ayırt etmek gerekir. Her erkekte prostat büyümesi olabilir ve bu işeme şikayetlerine sebep olabilir ya da olmayabilir. Şikayetler varsa tedaviye başlanır. Ancak prostat kanserini mutlaka işeme şikayetleri ile ilişkilendirmemek gerekir. Çünkü hiçbir şikayeti olmayan bir erkekte kanser saptayabiliyoruz.

Prostat hastalıklarının teşhis ve tedavi sürecini anlatır mısınız?

İşeme şikayeti olan hastaları kan ve idrar tahlilleri, işeme testi, ultrason ile prostat hacmi ölçümü ve rektal muayene ile BPH açısından değerlendiriyoruz. Kanser taraması için kan PSA değerini ölçüyoruz.

Prostat büyüklüğü hasta şikayetinin olması durumunda önemlidir. Bu durum tedavi edilmediğinde yaşam kalitesinin ve böbrek fonksiyonlarının bozulmasına sebep olabilmektedir. Günümüzde prostat büyümesini engelleyecek bir yöntem bulunmamaktadır. Bitkisel ürünler açısından deneysel çalışmalar mevcuttur ancak etkinliği henüz kanıtlanmamıştır.

BPH tespit edilen işeme yakınmaları olan hastalara günde bir ilaç tedavisi başlıyoruz. Hastalar tedaviden fayda gördüğü sürece ilaca devam ediyorlar. Medikal tedaviden fayda görmeyen iyi huylu prostat büyümesi olan hastalara kapalı prostat ameliyatı (TUR-Prostat) öneriyoruz. Bu ameliyatlar herhangi bir kesi olmadan idrar kanalından plazma enerjisi veya lazer kullanılarak yapılabilmektedir.

Kullanılan ilaçların yan etkilerinden bahsedebilir misiniz?

Ameliyat sonrası idrar akış hızı düzelmekte, yaşam kalitesi artmaktadır. Sertleşme ve orgazm konusunda sıkıntı yaşanmazken operasyon sonrası cinsel ilişki sırasında üreme sıvısının dışarı atılamama durumu genellikle görülmektedir ancak hastalar için bir tıbbi sıkıntı oluşturmamaktadır. Bu durum bazı prostat ilaçlarının da yan etkisi olarak ortaya çıkabilir.

Prostat kanserinin teşhis yöntemleri ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Ürogenital sistem deyince aklımıza ilk gelen erkeklerde de en sık görülen kanser türü olan prostat kanseridir. Yaşam boyu prostat kanseri görülme olasılığı yaklaşık %17’dir ve yaş ilerledikçe olasılık artmaktadır.

Prostat kanseri için 50 yaş üzerindeki veya ailesel prostat kanseri öyküsü olan erkekler risk altındadırlar. Prostat kanseri tanısı idrar yaparken zorlanan veya şikayeti olmayan hastalara yapılan PSA taraması sonucunda yapılan prostat biyopsisi ile konulmaktadır. Hastanemizde de kullandığımız biyopsi öncesi Prostat MR görüntülemesi biyopsi yöntemi ve doğru tanı için oldukça önemlidir. Özellikle prostat kanseri açısından her erkeğin 50 yaş sonrasında yılda bir defa üroloji hekimine başvurmasını önermekteyiz.

Prostat kanseri için PSA ölçümü oldukça önemlidir. Genellikle 4ng/ml’nin altında olmasını istesek de 50’li yaşlarda 2,5 değerinin altında olmasını tercih ederiz. Herhangi bir şüphe durumunda MR görüntüleme yapılmalı ve biyopsi planlanmalıdır. Prostat biyopsisi hoş olmayan bir tanı yöntemi olsa da kısa sürmesi, yatış gerektirmeden ayaktan yapılabilmesi açısından oldukça avantajlıdır.

Prostat kanserinin tedavi yöntemlerini anlatır mısınız?

Kanser tanısı konulduğunda hastaları risk açısından sınıflıyoruz. Düşük risk grubundaki hastalar için hiçbir tedavi almaksızın ‘aktif izlem’ seçeneklerden biridir. Bunun bir amacı da kanser tedavisi yan etkilerinin ertelenmesidir. Tedavi planlanan düşük, orta ve yüksek risk grubundaki hastalara radikal prostatektomi ameliyatı veya radyoterapi önerilmektedir.

Radikal prostatektomi üroloji kliniğinin en büyük operasyonlarından biridir. Prostat çevre dokuyla bir aradan çıkarılır ve idrar kanalı mesaneye dikişlerle tutturulur. Hastanemizde Radikal prostatektomiyi laparoskopik (kapalı yöntem) ile uygulayabilmekteyiz. Ve bölgemizde bu ameliyatın yapılabildiği nadir kliniklerden biriyiz. Laparoskopik yöntemin avantajları taburculuk süresinin açık ameliyata göre kısa olması, kanamanın daha az olması, erektil disfonksiyon ve idrar kaçırmanın daha az görülmesi şeklinde sıralanabilir.    

Kanser, kelime olarak korkutucu görünse de; günümüzde cerrahi teknik ve teknolojinin gelişmesiyle birçok tedavi seçeneği bulunmaktadır. Birçok kanser için tam iyileşme olasılığı bulunmaktadır. Kanser tanısı almış olmaktan değil geç kalmış olmaktan korkmalıyız. Hastanemizde tüm kanserler için laparoskopik, endoskopik ve açık cerrahi girişimler yoğun şekilde uygulanmaktadır.


Editör: E. Varol

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.