Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Düzcespor’a 12 Kasım 1999 depreminin faturası

Düzcespor’a 12 Kasım 1999 depreminin faturası
10.11.2017 - 10:36

Kuzey Batı Anadolu fayında meydana gelen kırılma ile merkezi Düzce ve Bolu olan 7,2 şiddetindeki depremin gerçekleştiği an…

Otuz saniye içinde bine yakın can kaybı, onun üç misli kadar yaralı ile bu şehrin üzerine çöken tam bir felaket tablosu.

Pazar günü kâbusun seneyi devriyesi; bu vesile ile öncelikle o makus günde hayatını kaybeden hemşehrilerimi saygı ve rahmet ile anmak isterim.

Kısa bir hatırlatma olarak o kötü günlere geri dönecek olursak; yaraları sarmak için öncelikle Düzce ilçe statüsünden çıkartılarak vilayet yapıldı. Devletin yardım eli uzandı ama hasar o kadar derin ve büyüktü ki; şehirdeki olumlu değişim uzun seneler sürdü ve hala da aşılamamış zorluklar mevcuttur.

Zira maddi ve manevi hasarlar tahmin edilemez boyutlardaydı.

Şehirdeki depremin sebep olduğu maddi ve manevi hasarlardan Düzcespor’da nasibini aldı maalesef.

O tarihte futbolda Düzce’yi başarı ile 2.Ligde temsil eden 1967 yılında kurulmuş olan Düzcespor futbol takımı kendisini toparlayabilmesi ve yeniden kadro kurabilmesi için bir sene süre ile ligden muaf tutuldu. Yeniden 2. Lige döndüğünde ise maddi ve manevi imkansızlıklar sonucu ister istemez önce 3. lige, daha sonrada amatör kümeye kadar düştü Düzcespor.

1999 depreminin uzun süreli olumsuz etkileri neticesinde on küsur sene süren çalkantılı bu dönemde Düzcespor; üçüncü lig, PAF ligi ve hatta bir sene de Mahalli Amatör lig arasında gitti geldi.

Geçte olsa son iki senedir futbol takımımız eski başarılı günlerine dönüş sinyalleri vermektedir.

Geçen sene son haftada şaibeli bir karar ile takımımızın play-off oynama hakkı elinden alınmıştır.

Şimdi ise yeni yönetim ve teknik heyet ile kurulan yeni kadrosu ile nihayet bu takım üçüncü ligde başa oynama tandansına erişmiş bulunuyor.

Elli senelik mazisinde depremin vurduğu talihsizliği saymasak bu şehir şu anda bulunduğu yerden çok daha yukarılarda olmayı hakkediyor.

Hiçbir spor kulübünü ve şehri eleştirmek hakkım değil amma; Düzcespor’un şu anda bulunduğu 3. Lig 1. Grupta Düzcespor ile aynı ayarda (Burada ayardan kastettiğim sportif başarı değil, Türk futbolunda yer aldığı seneler-mazisi açısından) olan sadece Çanakkalespor var.

Diğer iki gruptaki köklü takımları da sayacak olursak; Tarsus İdman Yurdu, Tekirdağspor, Aydınspor, Ankara Demirspor, Tirespor, Kocaelispor ve Muğlaspor ile toplam 54 takımın içinde ancak 9 takımın 50 senedir Türk Futbolunda var olduğunu görmekteyiz. Üçüncü ligde yer alan diğer takımlar arasında futbolda hiçbir mazisi olmayan çok sayıda Belediye destekli köy, mahalle, hatta semt takımları bile mevcuttur.

Asırlık spor kulüplerinden olup da günümüz maddi koşulları ile ayakta duramayan köklü futbol kulüplerinden bir iki örnek vermek isterim:

Vefa 1908 - Süper Amatör de; Beykoz 1908 - Süper Amatörde; Feriköy 1927-Bölgesel Amatörde; Taksim 1940 - Süper Amatörde; İzmirspor 1923 - İzmir 1. Amatör Ligde; Şekerspor 1947 - Ankara 1. Amatör ligde yer almakta olan tarihi kulüplerdir.

Özetle; Düzcespor 1999 depreminin getirdiği maddi ve manevi sorunlar sebebiyle sportif olarak şerefli mazisine uygun olmayan bir kümede mücadele etmektedir.

Doğup büyüdüğüm şehrin kulübü; başta yerel yöneticiler ve Yönetim Kurulu üyelerinin fedakarlıkları ile 1999 deprem faciasının yüklemiş olduğu maddi ve manevi yükün altından kalkmaya ve sportif başarıyı yakalamaya çalışıyorlar.

İlerleyen senelerde şehri temsil eden voleybol, basketbol ve bayan futbol takımlarını da dikkatle takip ediyorum.

Ama Düzce şehrini sportif anlamla 50 senedir temsil eden YARIM ASIRLIK ÇINAR dediğimiz Düzcespor futbol takımıdır.

Türkiye’de sportif başarı denilince akla sadece şampiyonluk gelir.

Tesisleşme, eğitim, sporcu sağlığı, genç oyuncuların yetiştirilmesi, altyapı vs. hep arka planda kalmıştır.

Bu satırları yazmaktaki asıl maksadım; şampiyonluk yolunda yürümekte olan kulübümüzün kadrosunu oluşturan profesyonel futbolcuların; 12 Kasım 1999 Deprem gerçeği ile Düzce şehrinin bu talihsiz döneme girdiğini hiç ama hiç akıllarından çıkartmamaları ve ona göre başarıya aç olan şehrin kulübünü sahada amatör bir hırs ile, kırmızı lacivertin ruhuna sahip çıkarak ve centilmence temsil etmeleridir.

Eminim ki; taraftar, yöneticiler ve sporcular kenetlenir ise; başarı kendiliğinden gelecektir.

Dr. Ali ÖZGÜMÜŞ

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar