Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Parayı veren düdüğü çalmasın abi

  • 11.05.2022 10:52

Çocuklara beleş çalın çocuklar

Ne bileyim abi. Düdüğü çalmak parayı verenin hakkı olabilir. Ama parayı veremeyen çocuklarda bu dünyanın düdüğünü çalsın abi. Çünkü para onların hakkı değil düdüğü çalmak onların hakkı. Çocuk olmanın hakkı.

Tüm çocukların hakkı.

Özgürlük ve sevinç “para”ya indirgenemez.  Özgürlük sınırsız da değildir. Özgürlük denetlenemez değildir. Doğruyu, yanlıştan ayırarak ilerlemek gerekir.

Aklı kullanmak, sahte muhaliflik üzerinden yanlışa düşmemek gerekir. Burjuva düşüncesi sağlıksızdır. Hak edene hakkını vermek gerçeğe ulaşmada en doğru yoldur. Her gerçek doğru değildir.

Çocuklar en saf duygu ile eğlenmeyi dünyaya bakmayı hak ediyorlar.

Küçük yaşta ölen çocuklar, akıl hastaları ve hayvanların mükellefiyeti olmadığı için, ahirette herhangi bir hesaba çekilmeleri söz konusu değildir.

Buluğ çağına girmeden ölen çocuklar, anne babaları hangi dinden olursa olsun, cennete gireceklerdir. Bu dünyada küçük çocuğunu kaybeden anne babaya bir mükafat olarak, cennette o çocukları onlarla birlikte olacak ve bu dünyadaki kısa bir çocuk sevgisine bedel ahirette ebedi bir çocuk sevgisini onlara tattırılacağı için çocuk demek cennetten bir nebze de olsa nasiplenmek demek.

Çocukları sevindirenlerde cennetten hisse alamazlar ama çocuğun yüzündeki mutluluktan cennetten bir his alabilirler. Aşk olsun alabilene.

Bu nedenle ne kadar ekmek o kadar köfte, ne verirsen elinle o gelir seninle, parayı veren düdüğü çalar deyimleri çocuklar için geçersizdir. Onlar için yok hükmündedir.

Çocuklar hep torpilli. Bu torpili kimse vermemiş. Allah’tan torpili ondan daha büyük torpilli mi olur?

Bu nedenle bir topitop şekere mutlu olabilen çocuğa mutluluğu fazla görmemek lazım.

Çocuklar, pazara gelen Nasreddin Hoca'nın etrafını sarmış. "Hoca, bana düdük al!" demiş biri. "Bana da, bana da!" demiş bir diğeri.

Diğerleri de sırayla:

– Ben de düdük isterim!

– Bir tane de bana!, demişler.

İçlerinden sadece biri Nasreddin Hoca'ya düdük parası vermiş. Hoca, parayı alıp pazara gitmiş.

Hoca, akşam pazardan dönünce çocuklar etrafını sarmış. Her biri düdüğünü istemiş. Cebinden bir düdük çıkaran hoca, parayı veren çocuğa vermiş.

Diğer çocuklar hep bir ağızdan bağırmış:

– Hani bizim düdüğümüz?

Nasrettin Hoca gülerek,

– Parayı veren düdüğü çalar, demiş. Nasrettin hoca yanlış yapmış.

Bir çocuğun mutluluğuna diğer çocukların mutsuzluğunu değişemem. Değişmem.

Bu nedenle Ramazan Bayramını çok severim. Çocuklar ellerinde poşetler şeker toplayıp harçlık alınca mutluluk bayramı olur.

Yoksa bayram olmasa niye toplasın çocuklar şekeri. Mutlu olmak için bir neden çocuklar için. Bu nedenle bayramları çoğaltmalıyız.

23 Nisan, Ramazan Şeker Bayramı, Uçurtma Bayramı, Balon Bayramı, Sürpriz yumurta bayramı… Daha niceleri.

Bayram olsun bir sürü. Çocukları sevindirelim sebepsiz

Hem de ne yanlış.  Ya her çocuğa düdük alabilmeli yada hiçbir çocuğa umut vermemeli. Fakat parayı veren düdüğü çalınca çocukların tüm hedefi para oluyor.

Ve hedef para olunca çocuklar erkenden paranın peşine düşüp sonra çocukluk kayboluyor.

Sonra paranın peşindeki adam diye herkes youtuber olmaya gayret ediyor.

Ben çocukluğumu arıyorum. Bir uçurtmaya sevinen, bir uçurtmanın kanadına binip giden çocukluğumu.

Ve telefon, bilgisayar, televizyon karşısında yitip giden çocuklarımın çocukluğuna üzülüyorum.

Artık çocuklar mutsuz. Ne verirsen ver mutsuz. Ne alırsan al mutsuz.

Çünkü parayı veren mutsuzluk satın alır oldu.

Mutlu olan çocuk yok mu var. Ama parasız mutluluğu dağıtan güzel insanlara ihtiyacımız var.

Dünyada cennetten nasibini alan, arayan güzel insanlara ihtiyacımız var.

Benim bir teklifim var. Belediyeler uçurtma bayramı düzenlesinler. Ve çocuklar sanal alem de uçmasınlar. Uçurtmanın kuyruğuna takılıp gökyüzüne baksınlar. Mutlu olmak için.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.