• 15.01.2022 12:43

Depoda eski eşyalarımı karıştırırken 1995 yılından kalma müzik kasetlerini bulunca bir heyecanlandım.

Hazine bulmuş kadar mutlu oldum. Fakat bu kasetleri çalacak kasetçalar ne gezerdi.
Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı derlerdi. O hesap benim ki.
Sonra aklıma eski günler geldi. Walkman’imiz vardı. Pil düşmanı. Şimdiki gibi Wifili kulaklıklar ne gezer. Bütün dünyayı cep telefonuna sığdırdık. Youtube,spotify,Fizy ne gezer para verip kaset alırdık.
Şimdiki gençler büyüklere soruyor.
“Siz daha önce nasıl yaşadınız?
İnternete erişim yok
Araba yok. Araç kiralama ,Efor bike bisiklet kiralama yok.
Bilgisayar yok akıllı telefonlar yok. Playstation yok.
Netflix yok, exxen yok. Facebook , İnstagram, Twitter yok.
TV yok , Klima yok,
Getir yok, götür yok iste gelsin hiç yok.
Pizza yok, döner yok.
Büyükler de şöyle dermiş.
Gerçek arkadaşlarımız vardı, sokakta yakar top oynardık.
Okulda mendil kapmaca en iyi oyundu.
Bisiklet herkeste olmazdı. Bisikleti olan zengindi.
Susadığımız zaman çeşmeye ağzımızı dayar içerdik. Damacana olmaz ise susuzluktan ölmezdik.
Bir sofrada oturur bir kap yemeğe 10 kaşık sallardık kimse hasta olmazdı.
Hıdırellez şenliklerine gider yumurta tokuşturma oynardık. Teknofest o neymiş. Festival küfür gibi bir kelime..
Her gün bulgur pilav yerdik ama kilo almazdık.
Ağaçlardan kızak yapardık.  Kendi ellerimizle..
Kendi kanalımız yoktu. Zaten tek kanal TRT vardı. Evet , hayır yarışması vardı çokça masum.
Çat kapı komşularımıza gider isim, şehir, hayvan oynar sobada patates pişirip yerdik.
Fotoğraflarımızı filmli makinelerde çektirip banyo yaptırıp çıkartır aile albümlerimize koyar bakar geçmişi yad ederdik.
Büyüklerin yanında yatmaz onların sözünü kesmez dinlerdik onlarda bize masallar anlatırdı.
Bizde dinlerdik. Kitap okur sobayı yakar otururduk.
Memleketten tereyağ, kuşburnu reçeli, fasulye turşusu geldi mi kendimizi şanslı hissederdik.
Annelerimiz hedik pişirir ona şeker atıp yedik mi cips ne ki jelibon ne ki  dünyanın en güzel lezzetiydi.
Başımızı sokacak bir evimiz oldu mu zengin damda 2 inek 10 tavuk varsa sıkıntı yoktu bizim için.
Hele 3-5 dönüm ekip biçecek bir tarlamız varsa.
Karakış bastırsa dahi sıkıntı yoktu.
Biz, 1970-1980 arasında doğan insanlar ayrıcalıklı insanlardık.
Özel üretim sınırlı sayıda üretildik... 
Köşe dönmeyi öğretmediler bize.
Vatan satmayı,askere kurşun sıkmayı biz hiç bilmeyiz.
Başkasının işine karışmamayı öğrettiler bize.
Bilmediğimiz konuda susmayı az ile mutlu olmayı öğrettiler bize.
Bu nedenle 
Bizden keyf alın,
Bizden öğrenin,
Biz nesli tükenen bir nesliz sizin gibi hızlı yaşayıp genç ama ruhu bitik ölmüyoruz.
Dünyadan yok etmeden önce hadi gelin köyümüze geri dönelim fadimenin düğününde halay çekelim diye bilecek kadar geri dönmeyi biliriz.
Bu kadar mutsuz olmayı nasıl başarıyorsunuz.
Okuma yok, arkadaş yok, dost o neki.
Saygı yok, sevgi yok.
Varsa yoksa ben var.
Oda herkeste var.
O nedenle herkeste olmayıp sende olan bir özellik var ise farklısın.
Sen farklı olmak için ne yapıyorsun dersen ‘’Allah’a şükür ediyorum’’
Çünkü bize yetecek olan dünya şükürsüzlükten kimseye yetmez oldu..