• 15.12.2021 09:02

Oldum olası huzur kokan şeyleri sevmişimdir. Huzuru paylaşmayı bilmesem de.

            Çay gibi. Sigara gibi. Yağmur gibi.  Toprak gibi.  Deniz gibi. Doğa gibi. Yazmak gibi. Okumak gibi.

            En çokta samimi ve içten insanları sevdim.

            Bir çocuk ile arkadaşlık etmenin mutluluğunu kimselere anlatamam. Onu yaşamak kadar güzel bir duygu yok. Çocuklar çok samimi.. Çünkü daha insan değiller onlar. Şimdi çocuklar çok çabuk yaşça büyümeden büyüyor ve büyü bozuluyor.

            Bazıları ile bir ömür geçirirsin ama bir anı bile hatırlamazsın. Bazıları 40 yaşına gelmiştir. Askerlik arkadaşlarını ziyaret eder. Geçmişi yad eder. Birisine demiştim ki abi askerlik arkadaşına nasıl bir vefan var. Oda can borcumuz var birbirimize… Arkadaş biliyorum. Vurulmuştu. Kan kaybından ölmesin diye direk damardan kan vermiş birbirine. Kan borcu var.

            Bazı şeyler ile hayatı bir an paylaşırsın ama ömür boyu unutmazsın. Çünkü kalplere iz bırakan geçirilen zaman değil, takınılan tavır ve tutumlardır.

            Şimdi insanlar samimi davranıyorlar sosyal medyada. Sosyal medyada çok huzurlular. Fakat samimi değiller. Huzurlu hiç değiller. Tavır ve tutumları bunu söylüyor.

            Arkadaşım acil kan aranıyor diye sosyal medyada paylaşımın hemen arkasına böyle sosyal medyanın ben ta ..... Bir ünite kan dedik acil dedik bir kişide hayırdır kardeşim hayırdır abi sıkıntı ne biz buradayız. Geçmiş olsun var mı yapılacak bir şey diye arayıp sormaz mı? Ota ..oka her şeye yorum yapıyoruz like atıyoruz. Vallahi ayıp billahi ayıp ölmüşüz de ağlayanımız yok demiş.

            Yanınızda sandığınız insanların aslında yanınızda olmadıklarını onlara koşmayı bıraktığımda, anlamayın. Tecrübe ile sabit verdiğiniz kadar alabileceğinizi unutmayın. Vermeden almak Allah’a mahsustur.

            Sosyal medya huzur kokan her şeyimizi aldı. En fazla da bizden götürdüğü samimiyetdir.

            Bir araya gelip bir dağ başında çay içemez olduk. Yağmurda yürüyemez olduk. Denizi dinleyemez olduk.

            Her şeyi sanala taşıyınca huzur veren her şey sanal oldu. İki dakika sonra kayboldu.

            Esnaf abinin bir tanesi cep telefonu olmadan nasıl yaşadığını öğrenmek istedim. Sabah gelir telefonu açar akşam telefonu kapatır dükkanımı kapatır giderim.

            İşyerinde iken işyeri telefonu kullanırım. Niçin dediğimde huzurumu kaçırmasına izin vermiyorum deyince ne huzuru deyince ticaretin evdeki huzurumu kaçırmasını istemiyorum. Hayatımı işgal etmesini istemiyorum demişti.

            Şimdi daha iyi anlıyorum.

            Bir telefonla bizden ne kadar huzur çalındığını bir bilsek üzülürüz.. En fazlada anı yaşamamıza müsaade etmiyor.

            Milyonlara ulaşabilirsin fakat odaya kapandığında veya hastanede kan beklediğinde yalnızsın yapayalnız.

            Kimsenin kimsesi yok....! Allah’tan gayrı....!!!

Vaktinde gelmeyen herkes vaktinde ödenmeyen alacak kadar  alçakça borçludur. Vaktinde olmayan her şey kadar haindir.

            Vakit var iken bir çiçekten mutlu olun. Yüzünüze düşen yağmur tanesinden mutlu olun.

            Kendinizi huzurlu hissedecek bir şeyler yapın. Kendinizi kandırmayın.