Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Ben olmaktan korkmayın

  • 3.06.2022 13:25

Son yıllardaki yaşam şartlarından dolayı insanlar iç dünyalarına kapandılar. Ve yüzleri gülmemektedir. Gözler ağlamaklı ancak bakamamaktadır. Kendi dünyalarında fırtınalar kopmaktadır. Neye tutunduklarını bilmemektedirler ve hayatı yaşamaktalar. Sebebini kendileri bile bilmemelerine rağmen. Nasıl durumda olduklarını da sorgulamadan yaşamaktalar. Ve bir diğer tarafı da şikâyet edenler, memnuniyetsizler olanlar da var. Hatta teslimiyetçiler de var aralarında. Oysa hepsinin ortak noktası neden bu durumda olduklarını bilmemeleri.

Belki de yaşayan ölü denilebilir bu duruma ancak bilinmez tam olarak ne oldukları.

Garip bir şekilde hayat çok hızlı akmakta ve insanoğlu buna hızlı şekilde ayak uydurmakta.

İnsanların düşünceleri öyle karmaşık ki. Kendilerine sormuyorlar ben ne istiyorum diye.

Evet, zordur iyimser olmak. O kadar alışmış ki insanlar kötümser olmaya. Ne yazık ki bunun sebebi yaşam şartları ve ekonomik özgürlüğün verdiği ağırlıktır.

Eski zamanları çok özlemekte insanlar. Ve eski zamanları özleyen insanlar birer birer yolculuklarını tamamlamakta.

Sosyal ağalarda insanlara kuşak kavramı kondu. X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı gibi… Peki, neden böyle isimler takıldı. Ne fark eder ki neticede her insan kendi yaşamakta dünyasını. Toplumu oluşturan bireylerin kendileridir.

Peki, onlara ne aşılanmalı? Ölü bir bakış dışında canlı bir bakış aşılanmalı.

Biz insanlar olumlu düşünmüyoruz. İstemesini bilmiyoruz. Araştırmıyoruz. Ve en önemlisi okumuyoruz. Oysa ilk vahit “Oku” dur. Okumak sadece kitap okumak değildir. Her şeyi okumaktır okumak. Doğaya bakarak okunur mesela, hayvanları inceleyerek okunur mesela. Kendi dünyamızı düşünerek okuruz mesela.

Ve yüzleri güldürmek kalbi güldürmekten başlar. Kalbi güldürmek için okumak gerek. Sorgulamak gerek. “Ben ne istiyorum” sorusu sorulmalı ve cevabı kendimi araştırarak bulmalıyız. Çoğu insan para der, çoğu insan sağlık der. Bunun cevapları hep farklı olur aslında. Ne düşünüyorsan o’sundur diye bir söz vardır. İyi düşün, iyi olsun diye de söz vardır. Bu soruya cevap iyi düşünmekten geçer. Ve insanlar iyi düşünmeyi beceremiyorlar. Korku var bunun ardında. Korkuyu yok etmek o kadar zor ki. Oysa korku insanın kendi olma halidir.

Ve onu yok etmenin tek kuralı olumlu olmak. Olumlu olmak insanın kendine inanmasından başlar. Kendine inanan ve kendine güvenen. Gözleriyle dünyaya farklı başlamaya başlar.

Hiç olumlu düşünceler getirdiniz mi aklınıza? Hiç dualarınızda olumlu isteklerden bulundunuz mu? Kendinizi sevdiniz mi? Kendinize baktınız mı? Aynada gözlerinize baktınız mı? Gözlerinizin derinlerine baktınız mı? Hani hayvanlar bakarken gözlerinize bakar. Onların odak noktaları gözlerinizdir. Çünkü sizi yansıtan gözünüzdür. Belki de üçüncü gözünüzü diğer adıyla gönül gözünüzü görürler. Peki, onu etkinleştirdiniz mi? Yaradan sizi mükemmel yaratmış. Benden iste der Allah. Ne istediniz ondan?

Ben istedim. Kendimi istedim. Ben olmayı istedim.

Bu sizin gözlerinizin ve yüzünüzün gülümsemenin başlangıcıdır.

Ben iyiyim, ben sağlıklıyım, ben mutluyum, ben huzurluyum, ben zenginim, şükürler olsun, ben mükemmelim, teşekkür ederim, seni seviyorum, kendimi seviyorum, sana sığındım, kendime inanıyorum, kendime güveniyorum, ben güzelim, ben güçlüyüm, ben yakışıklıyım, ben varım dediniz mi? Bunu sadece siz duydunuz mu? Bunu duyurttunuz mu Yaradan’a? Bunu duyurttunuz mu evrene?

Korku o zaman gitmeye başlar. Ve hayat size siz varsınız diye daha güzel olur.

Sorgulayın varlığınızı. Sorgulayın ruhunuzu, sorgulayın benliğinizi. Sevin bedeninizi, sevin ruhunuzu.

Ve gülümseyin kendinize. Böylece dünya size gülecektir.

Ben olmaktan korkmayın sadece kendinize gülümsemekte başlayın….

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar