Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Yalnızlık

  • 27.04.2022 10:28

Karantinadan dolayı insanlar yalnızlaştı. Aslında uzun zamandır var olan yalnızlık bir anda ortaya çıkıvermiş gibi göründü. İnsanların iç dünyalarına kayması, kendi kabuklarına sarılmaları yalnızlık deryasında yüzmeleridir. Buna iten sebepler nelerdir diye sorgulanmıyor. Nedenini bilinmiyor gibi görünüyor.

Galiba yaşama isteği bunu tetiklemiştir.

Karantina zamanlarında korkuyla ve endişeyle yaşadı tüm dünya. Ve insanlar iç dünyalarına çekildiler. Bu çekilme dünyaya da yansıdı. Mesela hava kirliliği belli yüzdelikte azaldı. Konuya gelinirse insanların yaşadıkları yalnız gün yüzüne çıktı. Ve çoğu insan farkındalık yaşadı. Sorgulamaya başladılar kendilerini. Kendilerini sorguladıkça çevrelerini de sorguladılar. Çevre sorgulandıkça doğa sorgulandı, hayvanlar sorgulandı. Ve dünya bakışı farklılaştı.

Neden, niçin, nasıl, nereye, niye ve kime sorularıyla başladı her şey insanın beyninde ve kalbinde.

Karantinada kayıplar yaşamın anlamını sorguladı. Ben niçin varım demeye başladı insanlar. Cevap arayışına girdiler. Bulmak için cevapları sevdiklerine sarıldılar. Doğaya sarıldılar. Ve bu onların bakışlarına yansıdı. Yansıdıkça da kendi öz benliğini bulmaya çabaladılar.

Korku, endişe ve yaşama umudu birbirine karıştı ve zaman sanki durmuş gibiydi.

Bu duran zamanda kendilerini keşfe çıktılar ve kendilerini iyi hissettirmek adına ellerinden geleni yaptılar.

El işlerini geliştirdiler veya var olan elişlerini ortaya çıkardılar. Kendilerini hapiste hissetmemeleri için farklı uğraşlarla boğuştular. Sevmeyi öğrendiler. Kendilerini sevmeyi öğrendiler. Aileler kâh birbirlerine sımsıkı sarıldılar, kâh birbirlerinden ayrı dünya kurdular. Ve koptular.

Bitkileri sevmeye başladılar, evcil hayvanlarını bağırlarına bastılar ve yenilerini edindiler.

Evrenle konuşmayı öğrendiler. Yaratıcıyla yakınlaştılar. Sonra hayatın önemlilerini keşfettiler.

Gözyaşı sel oldu bu süre içinde. Kuruyan gözyaşlarına yürekleri devraldı damla damla akmayı.

Ve böylece yalnızlık doğmaya başladı. Oysa vardı. Sadece sessizce duruyordu. Kimse kimseden bir haberdi. Hatta yalnızlık kavramı onlara uzak görünüyordu.

Yalnızlık okyanus gibi büyümeye başladı.

Ve zaman bazen geçmez oldu. Yalnızlık bu sürede bayram etti. Geçmeyen zamanda bin bir düşünceler beyinde dolaştı. Kimileri dile döküldü. Kimileri kâğıda. Kimileri de derine…

Sonra her gecenin ardı sabahtır misali güneş doğar gibi zaman akmaya başladı.

Ve yalnızlık terk etmek istemedi keyif aldı bu durumdan ve insanlar onu sevmeye başladı.

İnsan yalnız gelir dünyaya ve yalnız gider dünyadan. Yalnızlık bunu bir kez daha ispatlamış oldu böylece.

Peki, gerçekte sevildi mi yalnızlık? Ne getirdi? Ne götürdü?

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.