Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Yaş almışlar

  • 16.04.2022 11:31

Geçenlerde arkadaşlarımla buluşmuştum. Ve bir kafede sohbet ederken yaş almış dört kadın girmişti kafeye. Bizim oturduğumuz masanın yan masasına geçip oraya oturmuşlardı.

Garson yanlarına gelip menüyü verince onlar kendilerine siparişlerini vermişlerdi.

Benim buluşmadaki sohbetim boyunca gözüm o kadınlara takılmıştı.

Öyle derin sohbet ediyorlardı ki çevresini fark etmemişlerdi. Kâh kahkaha atıyorlardı, kâh derin sessizlikle sohbet ediyorlardı. Bir ara masalarına gözüm takılmıştı. Masa kahve fincanları ve çay bardaklarıyla doluydu. Öyle derindi ki sohbetleri masanın doluluğunu fark etmemişlerdi.

Elbette ki garson gelip masayı temizlemeye çalışmışlardı ama kendilerini rahatsızlık verilmemesi adına öylece duruyordu.

O an aklıma arkadaşlarımla evimin mutfağında yaptığım kahveli sohbet zamanlarım geldi.

Sonra ben de onların yaşında iken böyle etkinlikler yapabilecek miyim diye sormaya başladım.

Onlara dikkatimi vermem kültürümüzden kaynaklanıyor. Çünkü yaş almış kadınların kafede olmaları belki kültüre aykırı gibi görünebilir. Onlar benim yaş grubum değildi. Ya da benim bir üst yaş grubum bile değildi. Sanırım kendi ebeveyn yaş grubumun insanlarıydı.

O yaştaki insanlar komşularına gider çay ve kahvelerini misafir odalarında yaparlar. Yaz mevsimi ise balkonda sohbet eşliğinde olurdu. Çalışma zamanı ise çalışırlar ve gündelik hayatlarını anlatırlar. Geçmişi yâd ederler ve hastalıklarından bahsederler. Bazısı gün etkinlikleri yapar , ikramlık yarışına girer. Bazısı mevlüt etkinlikleri yapar dua yarışına girer. İmece usulü birbirlerine yardım ederler aslında. Cemiyetlere beraber gider, aynı masada oturur ve hediye verip beraber evlerine dönerler.

Ramazan aylarında ise iftar sohbetleri, mukabele koşturmaları, kahve sohbet dinlenmeleri yaparlar.

Ama kafeye gitme alışkanlıkları yoktur. Sinema alışkanlıkları da yoktur. Televizyon keyifleri vardır. İzledikleri diziler, izledikleri programlar ve haberler ortak noktalarıdır.

Hayat döngüleri böyledir.

Onları kafede görünce ben böyle mi olacağım, yoksa ebeveynlerim gibi mi olacağım diye sormaya başladım.

Sonra düşündüm her insanoğlu kendi hayatını yaşamakta. Ne mutlu onlara ki kendi dünyalarında mutluydular.

Hayat kısa ve ne istiyorlarsa onu yapıyorlar.

Hayat kısa ve mutlu olduğumuzu yapmalıyız.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.