• 27.01.2022 14:35

Kış soğuktur ve insanlar ısınmayı düşünür doğal olarak. Dışarıdakileri düşünen muhtemelen yüreğinde merhamet olandır. Çocukların karneleri aldığı bu zamanda bu kış insanlığa karneleri kim verecek acaba ?

Yolda yürüdüğüm sırada kar yağarken dikkatli gidiyordum. Ve etrafıma bakıyordum. Çitin üzerinde ser bir kuş gördüm. Soğuktan durmuş çırpınıyordu. Yanına gitmeye koyulduğumda durdum ya korkarsa dedim kendi kendime. Onu izlemeye koyuldum. Ve son çabasıyla uçtu ağaca doğru uçtu ve ağacın dalına kondu. Ağaca baktığım yapraklardan eser kalmamış sadece dallar donmuş ve kaygan haldeydiler. Öylece izledim onu. Yüksekteydi ve ona ulaşmak imkânsızdı.
Kaderinde yaşamak varsa yaşamaya devam edecekti...
Sonra Osmanlı İmparatorluğu zamanı gelmişti aklıma. Mimarilerinde kuşlar için kuş sarayları, kuş evleri, güvercin yuvaları yaparlardı. Hatta leylekler içinde Gurabahane-i Laklakan inşaa ederlerdi. 
  Hem o tür evler kuşları korur ve kuş pislikleri önlenirdi. Ve bereket akardı topluma. Bu karlı ve soğuk havalarda kuşlarımızı da korumalıyız.
Hevesli çocuklar kuşlara yuva yapar bazen. 
Ancak göremiyorum kuşlara yuvaları. İsterdim ki onları da düşünelim. 
Belki belediyelerimiz çözüm bulmuştur onlara. Kedi ve köpeklerimize çözüm bulunduysa da kuşlarımıza da bulunmasını gönülden isterim.
Hayvan sevmek insana ilaç olur. Kuşlar farklıdır benim için. Hem özgürlüğü ifade ediyorlar hem de çiçeklere döllenme tıpkı kelebekler, arılar gibi, hem hayata canlılık katıyorlar. Ve hayatın döngüsünü devam ettiriyorlar.
Yaratılanı severim Yaradan’dan ötürü. Sevelim sevilelim. Önce kendimizi sevelim. Sonra her yaratılanı sevelim.
Hala aklımda o kuş. Acaba ona ne oldu diye. Ancak sadece kış zamanı düşünmemek lazım onları. Yaz mevsiminde susuzluk vurmamalı onları. Bir kap su tüm canlılar için önemlidir. İlkbahar başlangıçtır ve hayvanlar o zaman coşar, coşturur hayatı. Sonbahar onlara belki endişe belki de uyku zamanıdır. Ancak hayatın döngüsünü içgüdüsel olarak bilmektedir. Hani göç eden kuşlar gibi. 
Dedim ya karlı yolda yürürken gözüme çarpan serçe kuş kalbimi aldı. Eve vardığımda pencereme güvercinler, kargalar kondu cam pervazlarıma. Elimdeki avuç dolu arpayı serptim kenara. Ve usulca çekildim köşeme. Onlar her taneleri alıp gittiklerinde camımı tıklıyorlardı.
Bu mutluluk kalbimi ısıtmıştı.