• 26.01.2022 10:30

Esnafım, sanatkarım doyumsuzların yüzünden evlatlarını okutamaz, evlendiremez, mürüvvetlerini göremez durumlara düştüler...

Dostlarım çocukluk ve gençlik yıllarımızda Düzce’mizde bakkal Mehmet efendiler, pirinççi Yaşarlar, zeytinci Mustafalar, terzi Vahitler, kunduracı İrfanlar, gömlekçi Ahmetler, zücaciyeci Nusretler, mobilyacı Halim ustalar, manav Burhanlar, kasap Alimler, pastacı Abdi efendiler, birçok ticaret ve zanaat erbabı kentin eşrafı, esnafı itibarlı insanları vardı.

Belediye meclisinde, sivil toplum kuruluşlarında, beldenin sözü, nazı geçen, kentin hakiki sahipleriydi onlar.

Onlar parası olmayana kredi sağlar, OLUNCA VERİRSİN derler, kara kaplı defterlerine not alır, ne kredi kartı, ne senet, ne çek, ne faiz teklif ederlerdi.

O yıllarda anaya, babaya, büyüğe, ustaya, öğretmene, işverene, işçiye, zengine, fakire, sevgi, saygı, hürmet vardı.

O YILLARDA PARA KITTI AMA İNSANLIK ZİRVEDEYDİ.

Dostlarım o güzel, mutlu, huzurlu, saygılı, sevgili, seviyeli günlerden bu günkü sevimsiz, acımasız, vefasız günlere nasıl geldik?

Sokağa, caddeye çıkınca dik yürüyen, çevresine gülücükler atan, gururlu, mağrur esnafıma, sanatkarıma ne oldu?

Vergisini, sigorta primlerini, esnaf kuruluşlarına aidatını, elektiriğini, suyunu ödeyemeyecek çaresizliğe nasıl düşürüldü? KİMLER DÜŞÜRDÜ?

Bunun sebebini başka yerlerde aramayalım. Esnafı, sanatkarı, orta direği çaresiz yapan kırk bin, elli bin çeşit mal satan, on bin birinci marketini açmakla övünen, milyonlarca sanatkarı, esnafı işinden, gücünden eden, gözlerini toprak doyurası VAHŞİ KAPİTALİSTLERDİR.

Esnafım sanatkarım bu doyumsuzların yüzünden evlatlarını okutamaz, evlendiremez, mürüvvetlerini göremez durumlara düşmüşlerdir.

Sağ olsunlar idarecilerimiz, ticaret ve sanat kuruluşlarımız bu aç gözlülerin palazlanmasına, küçük esnafın ezilmesine, sanatın ve sanatkarın yok olmasına elbirliği ile göz yummuşlardır. Çaresiz bırakmışlardır.

ELLERİNE, BİR TARAFLARINA KINA YAKSINLAR.

Türk milletinin önderi Mustafa Kemal Atatürk ‘Sanat ve sanatkardan mahrum milletler mahvolmaya mahkûm olurlar’ diyerek sanat ve sanatkarı övmüş, desteklemiştir.

Atatürkçülüğü kimseye bırakmayan bazı bürokratlarımız, idarecilerimiz, esnaf kuruluşlarımız şehrin ana merkezlerini altın tepsiyle YABANİ KAPİTALİSTLERE sunmuşlardır.

Ama Düzceli mobilyacıların beş yüz kişiye istihdam sağlayacak DÜZ MOB DÜZCE MOBİLYACILAR SİTESİNE ÖN AYAK OLUP sahip çıkmamışlardır.

Hemşerilerinin çaresizliğini görmeyecek kadar kör yada nankör olmuşlardır.

Yeniliğe, ilerlemeye, kalkınmaya karşı değiliz. Ülkemize istihdam sağlayacak yatırımcının, sanayicinin gerekirse ellerini öperiz.

Onlar ülkemiz de ve Dünya’da bayrağımızı ve itibarımızı göklere çıkarmış, ihracatımızı İKİYÜZELLİ MİLYAR DOLARLARA çıkarmışlardır.

Bizim isyanımız, itirazımız ORANTISIZ GÜÇ kullanarak milyonlarca esnafımızı, sanatkarımızı güçsüz, çaresiz bırakanlaradır.

Kabadayıları, mafya babalarını, soyguncuları, Fetöcü paşaları, soyguncu spor yöneticilerini, hain gazetecileri gözetime alan devletimizden, hükümetimizden, emniyetimizden, yargımızdan haksız yere insanları ezen, pandemi döneminde STOKÇULUK, FIRSATÇILIK, VURGUNCULUK yaparak hükümetlere bile kafa tutanlardan da hesap sorulmasını, mağdurları korumasını diliyoruz.

Devletimizin kapitalist acımasız, bazı para babalarına da ulaşmasını bekliyoruz.

Gücü ellerine geçiren, doyumsuz, menfaatten başka bir şey düşünmeyen, fakiri, dar gelirli düşmanları, meydanı boş bulunca keyiflerine göre fiyatlarla oynamakta kanunları hiçe saymaktadırlar.

TOPRAK GÖZLERİNİ DOYURSUN.

NE ZENGİNİ TOK NE FAKİRİ AÇ GÖRDÜM.

DOSTLARIM DERT SÖYLETİR AŞK AĞLATIR...

Sevgi saygı ve hürmetlerimle...