• 3.12.2021 15:59

Dostlarım herkesin hayat mücadelesini sürdürmesi, huzurlu ve rahat yaşaması, kimselere el, avuç açmaması, toplumda bir yeri olması için bir meslek ve zanaat öğrenmesi, öğrendiklerini geriden gelenlere öğretmesi gerekir.

ÇIRAK USTAYI GEÇMEZSE SANAT ÖLÜR.

Bizlerde kendimize mobilyacılık mesleği yolunu seçtik.

1958 yılında çıktığımız bu yolda önümüze çıkan tüm engelleri gayretimiz hayat tecrübelerimizle aşmaya çalıştık.

Ustalarımızdan edindiğimiz sanat ve hayat bilgilerimizi geriden gelen çıraklarımıza, çocuklarımıza aktarmaya çalışıyor, AHİ EVRAN’ı devam ettirmeye gayret ediyoruz.

Yaratanımıza hamt olsun toplumumuza yüzlerce mobilya ustası yetiştirip Mevla’mızın izniyle ellerine ekmeklerini vermeye, topluma hayırlı insanlar olarak çıkmalarına vesile olmaya çalışıyoruz.

Dostlarımız onun için bizlere AHŞABIN EFENDİSİ şerefini yakıştırdılar.

Düzce’miz ormanlarıyla, kerestesi, parkesi, kaplaması, suntası, MDF’siyle tam bir ağaç işleri merkezi…

Ankara’da, İnegöl’de, Türkiye’nin hiç bir yerinde mobilya yokken Düzce’miz mobilyanın, ağaç işlerinin merkeziydi.

Muayyen zamanlarda meslektaşlarımızla bir araya gelerek DÜZ MOB Düzce mobilyacılar sitesi kurmaya vesile ve önayak olmaya gayret ettik. Maalesef her teşebbüsümüzde önümüze türlü engeller çıktı.

Düzce’miz asrımızın en büyük felaketlerinden biri olan 1999 depremlerini yaşadı.

Evlerimizi, işyerlerimizi, hayallerimizi, istikbalimizi kaybettik.

Bu kadar felaketlere rağmen Düzce’mizi seviyoruz ayrılmayacağız sahip çıkacağız dedik. Düzce esnafı gibi biz mobilyacılar da kaderimizi yenmeye çalıştık, çabaladık.

Düzce’miz depremler sonrası vefasız bazı Düzceliler sayesinde çok göç verdi.

Vefalı Düzce esnafı bazı teşviklerle, bazı fırsatçıların akınına uğradı. Bu fırsatçıların arasında yabani mobilyacılarda vardı.

Son günlerde Düzce’nin ileri gelen yaklaşık yirmi mobilya mağazası işletmecisi bir araya gelerek yeniden DÜZ MOB Düzce mobilyacılar sitesini kurma gayretine girdiler.

E 5 İstanbul yolu üzerinde devlete ait bir araziye talip olduk.

Maalesef bunu duyan bazı gözü doymazlar, Düzce’mizin ekmeğini yiyenler, ihalede Düzceli mobilyacılara bu arsayı vermemek için ellerinden geleni yapıp ihaleyi almayı başardılar.

Bu durum karşısında Düzceli mobilyacılar olarak NERDE DEVLET, NERDE VALİMİZ, NEREDE BELEDİYEMİZ, NEREDE DÜZCE TİCARET ODAMIZ diye hakkımızı arasak suç işlemiş olur muyuz?

Dostlarım on iki bin km uzaklıktan gelip IRAK’ı, SURİYE’yi, LİBYA’yı zapt eden ABD ile FİLİSTİN’i zapt eden, İSRAİL ile Düzce’nin arazilerini, arsalarını zapt eden işgal eden DIŞ KAPININ MANDALLARInın ne farkı vardır sizce…

Sayın Valimiz, Sayın Bakanımız Başkanımız, Sayın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız, lütfen Düzce’mizin iyi niyetli müteşebbisleri, DÜZCE SEVDALISI insanlarına sahip çıkın.

MOBİLYADA BATI KARADENİZ’in YILDIZI DÜZCE OLSUN.

500 insanımıza iş imkanı ortamı oluşturalım.

DEVLETİMİZDE, MİLLETİMİZDE, DÜZCE’MİZDE KAZANSIN.

DÜZCE’MİZ TRAFİK KEŞMEKEŞİNDEN KURTULSUN.

BU HAREKETİNİZDE BUNDAN SONRAKİ İŞLERE ÖRNEK OLSUN….

Sevgi saygı ve hürmetlerimle…