Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

MÜLKÜN SAHİBİ KİM?

  • 2.12.2022 12:12

Sevgili dostlarım, Yaradan’ımız biz kullarını zaman zaman imtihan eder.

Mal verir, evlat verir imtihan eder.

Verdiklerini depremle, yangınla, selle, salgın hastalıklarla elinden alır imtihan eder.

Yıllarca çalışıp çabalar, bu Dünya’da bir dikili ağacım olsun diye çırpınır, helal haram ver Allah senin kulun yer Allah der her şeyin kendisinin olduğunu sanır, yeryüzünde gururla yürürsün.

Otuz, kırk, elli yıl çalışır, çabalar, evler, apartmanlar diker, en son model arabalar alır, HAŞA Dünya’yı ben yarattım der gibi gururla yaşar, yalan Dünya’da emanetçi olduğumuzu unuturuz.

Akşam zengin yatanlar, sabaha bir ekmeğe muhtaç olarak kalkarlar.

1999 Marmara, DÜZCE ve son Gölyaka depremlerinde hepimiz yaşadık o duyguları.

On saniyede, 45 saniyede otuz kırk senelik emeğimiz, kendimizin zannettiğimiz servetimiz, evlerimiz, apartmanlarımız, dairelerimiz, işyerlerimiz, arabalarımız yerle yeksan oldu.

İşte o zaman anladık, MÜLKÜN SAHİBİNİN KİM OLDUĞUNU.

Çadırlarda, konteynerlerde, kamyon kasalarında yaşamak zorunda kaldık.

Kaldıkta ibret aldık mı? Maalesef almadık. Sanki o sıkıntıları, çileleri yaşayan bizler değilmişiz gibi burunlarımız yine Kaf dağına çıktı.

O kadar nimetlere NİMET AZGINI OLDUK.

Birbirimize sevgimiz, saygımız, sadakatimiz kalmadı.

Bu devirdeki gibi KADINA ŞİDDET, ERKEĞE HİDDET yaşanmadı.

Kadınlar, erkekler dul, çocuklar yetim kalmadı.

Yaradan’ımız kuluna zulüm etmez. Edecek olsaydı yaratmazdı.

İnsanlar zulmü birbirine ediyor.

Çin’in bir pazar yerinde COVİT 19 diye bir virüs çıktı, maalesef insanların sorumsuzluğu, vurdumduymazlığı sayesinde tüm Dünya’yı saran, etkileyen, milyonlarca insanın ölümüne, milyonlarca insanın ev ve işyerlerinin, düzenlerinin bozulmasına, hayallerinin yıkılmasına sebep oldu.

Paramız var yiyemiyoruz. Arabamız var binemiyoruz. Sokağa rahat çıkamıyoruz. Eşimize, dostumuza gidemiyoruz, camide ibadet edemiyoruz, düğünlerimize cenazelerimize gidemiyoruz.

Bu olumsuzluklara sebep bizleriz, biz sorumsuz insanlarız.

Bu felaketler Allah’tan geldi deyip sorumluluktan kurtulamayız.

TEDBİR KULDAN TAKDİR ALLAH’TAN..

Allah devletimize, milletimize, hükümetimize, idarecilerimize, sağlık ordumuza, polisimize, jandarmamıza zeval vermesin.

Kimse kusura bakmasın, devletimiz, hükümetimiz üzerine düşen tüm görevlerini fazlasıyla yerine getirmeye çalışıyor, çabalıyor. Adeta ÇIRPINIYOR.

Sağlık Bakanımız, İçişleri Bakanımız ve tüm bakanlarımız ile ordumuzun gözüne uyku girmiyor.

Ailelerinden, eşlerinden, çocuklarından mahrum yaşıyorlar.

Devletimizin aldığı tedbirleri beğenmeyen, olumlu her şeye karşı çıkan bir ZÜMRE var.

Üç kişilik evinin yönetimini, geçimini sağlayamayan, önüne üç koyun versen gütmesini beceremeyenler,

devletin 85 milyona aş, iş, para vermesini bekliyor.

Herkesten akıllı olduklarını zannediyorlar.

Bulduğunu israf eden, bir paket sigaraya elli, bir şişe rakıya beş yüz TL verip, yediğinden fazlasını israf edenler hep fedakarlığı devletten bekliyorlar.

Varken ağustos böceği gibi yan gelip yatanlar, ötenler, sanki felaketleri devlet yapmış gibi HER ŞEYİ DEVLETTEN BEKLİYORLAR.

Çok kazandığınız iyi günlerinizde elinize geçen imkanları sorumsuzca harcayacağınıza, böyle kara günlerinde geleceğinizin hesabını yapsaydınız. Her şeyi devletten beklemeseydiniz.

NE GÜZEL ATASÖZLERİMİZ VAR.

SAKLA SAMANI GELİR ZAMANI.

AK AKÇE KARA GÜN İÇİNDİR.

Sevgi saygı ve hürmetlerimle…

 

 

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.