Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Blokajdan sonra Katar-Türkiye Ticareti - 2

  • 29.07.2019 11:13

2 yıl önce Katar Devletine uygulanılan blokajın ardından hız kazanan Katar-Türkiye ticari ilişkileri herkes için umut olmuştu. 

2 yıl sonra gelinen noktada; Katarda faaliyet gösteren Türk firması hemen hemen  kalmadı. Bunun sebebini Katar Gastronomi Profesyonelleri Yönetim Kurulu Başkanı Baran Yücel, Türk firmalarının kurumsalliktan uzak tutumlarına bağlamıştı.

Konuyu bir de Katar Türk İş İnsanları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi İzzet Ataol ile görüştüm. Baran Yücel Türk firmalarının yaptığı hataları anlatırken, İzzet Ataol ise Türk firmalarının çekilme nedenlerine değindi.

Firmalar şaşırdı

Katara gelen firmaların bir nevi hayal kırıklığı yaşadıklarını vurgulayan Ataol “Zaten Türkiyede de işlerin çok iyi gitmediği zamanlardı. Duyan geldi. Gelen şaşırdı. Çok küçük bir pazar burası” dedi.

Katarın kendini pazarlama işini çok iyi bildiğine parmak basan İzzet Ataol şöyle devam etti:

-Blokajdan sonra Türkiyeye bol bol gidildi. Pazarlık aşamalarında Türkiyedeki maliyetlerin düşük kaldığı fark edilince Türk firmaları bir avantaj elde eder gibi göründü. Ama iş öyle olmadı. 2 milyon nüfuslu Katar ülkesi firmalara yeterli pazar oluşturamadı. Firmalar geri çekildi. Burada tutunan sadece emlak piyasası oldu. Onun da zaten ekonomiye katkısının olduğunu söyleyemeyiz. 

Araplar avantajlı çıktı

Katarda Filistin, Mısır, ve ya diğer Arap ülkelerinden bir çok Arap yaşıyor. Özelikle Filistin kökenlilerin ülkelerine gidemedikleri için pasaportları yani bir ülkeleri yok.

   Bu ticaretten Katarda yaşayan Arapların daha avantajlı olarak çıktığını vurgulayan Ataol “Türkiyeden ev satın alıp vatandaşlık aldılar” dedi.

İzzet Bey, mobilya satmak amacıyla araştırma yapmak için gelen bir arkadaşı ile yaşadığı anıyı şöyle anlattı. “İlk olarak Katardan Dubaiye satış yapıp yapamayacağını sordu. Hayır yapamazsın dedim. Tam tersi olabilir belki ama buradan Dubaiye veya diyer yakın ülkelere olmaz dedim O zaman gelmem dedi.”

Coğrafya müsait değil

Katara ne yaparsanız yapın çapının belli olduğunu burada bir ticaret ağının kurulmasının mümkün olamayacağını söyleyen İzzet Ataol; her şeyden önce ülkenin coğrafyasının müsait olmadığını çünkü sadece Suudi Arabistan ile kara sınırının olduğunu belirtti. 

Zaten o kara sınırı da artık kapandı. Bu durumda deniz taşımacılığına yönelmek gerekir ki o zaman firmaların ulaşım maliyetleri % 20 civarında artıyor. Hava taşımacılığını ise hiç hesaba katmamak lazım. Kara taşımacılığı seçeneği olmadığı gerçeğini düşünürsek firmalar burayla ticaret yapmanın yıpratıcı olduğuna karar vermiş olabilir...

Nüfus Keçiören kadar

İzzet Beyin verdiği bir örnek nüfus faktörünü çok iyi açıklıyor:

-Buraya ilk atanan Ticari Ateşemiz Yusuf Yıldız, Katara çok firma çekmeye çalıştı. Bunlardan biri ülkemizin büyük makarna firmalarından biri idi. Buranın nüfusunu öğrenen firma yetkilileri “Katarın nüfusu Ankaranın Keçiören ilçesi kadar nerdeyse. Oraya kadar gitmeye değmez” dedi. Haklılar da! Keçiörene satış yaparak o karı elde eder zaten. 

Ulaşım süresi

Aynı zamanda RMDKWIKForm Al Maha şirketinin Satış Müdürü olan İzzet Ataol, sipariş verdikleri ürünlerin eskiden Dubaiden 3 günde gelirken günümüzde bu sürenin 3 haftaya uzadığına değinerek şöyle devam etti:

-Ne yaparsanız yapın karayolu kadar ucuz bir taşıma yok. Blokajdan dolayı deniz yolunu kullanmak zorundayız. Deniz yolu deyince gümrük giriyor mesafeler uzuyor. 2 kere gümrük, ekstra taşıma ile fiyatlar başka yerden getirene oranla % 20 artıyor.

Fırsatlar ülkesi değil

  Blokajın ülkeye verdiği zorluk, nüfusun azlığı, ekstra maliyetler derken İzzet Beye göre; Katar sanıldığı gibi bir fırsatlar ülkesi değil!

Tabi Türk fimalarının ticaret anlayışlarını es geçmemek şart. Ülkemizde kurumsallaşamayan şirketlerin varlığını görmezden gelemeyiz. Yurt dışına açılmaya çalışırken ülke imajı da hesaba katılmalı. Önceki yazımda ele aldığım “ulusal lekemizi” temizlemek lazım diye düşünüyorum. 

Bunun için Katar Gastronomi Profesyonelleri Yönetim Kurulu Başkanı Baran Yücelin söyleyecekleri var. Sonraki yazımda onu ele alacağım.

Haftaya görüşmek üzere...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Damla Gazetesi (www.duzcedamla.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.