h Dolar %
h Euro %
h Tam Altın 7.515,81 %0,00%
h BIST100 %
a İkindi Vakti 16:51
Düzce 21°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
VoleybolX

VoleybolX

05 Ocak 2018 Cuma

Voleybolda 2. perde…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

YÜZDE 29 EKSİK KADRO İLE VOLEYBOLDA İKİNCİ PERDE…

Tekrar merhabalar değerli voleybol severler,

Bu  köşede son olarak  8 Aralık 2017 tarihli “Yakışmadı “  başlıklı yazımı sizler ile paylaşmıştım. Bu yazıdan sonra takımımız deplasmanda oynadığı  İBB maçını 3-2, evinde oynadığı Ziraat Bankası maçını 3-1 ve yine deplasmanda oynadığı  Eser spor maçını da 3-1 kazanarak ilk devreyi 35 puan ile lider kapatmayı bildi.

Sonuçlara dikkat ettiyseniz Bigadiç maçından sonra takımımızda bir patinaj dönemine girdik. Bize asla rakip olamayacak takımlara bonkörce setler vermeye başladık. Bu durumun arka planında yatan en önemli neden takımımızın çok kısıtlı kadrosu ve yapılmayan transferlerdir.

Bu konuya yazımın aşağıdaki bölümlerinde  daha da derinlemesine gireceğim.

İLK YARI DEĞERLENDİRMESİ…

Düzce belediye spor voleybol takımı şimdiki adı birinci lig olan (eski adıyla 2.lig) bu ligde mücadele etmeye başladığı son yedi yıl içinde tarihindeki  en iyi ilk devre performansına ulaştı. Üstelik bunu 10 oyuncu ile başardı. Bunda en önemli etken teknik kadronun kendi içindeki şahane uyumu ve yine teknik kadronun sporcular ile kurduğu üst düzey diyaloglar ve sporcularımız özverili büyük gayretleridir.

Hazır yeri gelmişken buradan yazıyorum bu kadar az oyuncu ile birinci  ligde  mücadele  ediyorsanız büyük riskler alıyorsunuz demektir.  İkinci devrede 13 maç oynayacağız ve kısmet ise ardından play off’lar ve belki de final.

İlk devrede yazdığım hemen her yazımda oyuncu transfer edilmeli diye defalarca yazdım ve yine yazacağım. TVF talimatlarına göre 1. ligde yer alan bir voleybol takımı maç  kadrosunda yani sahada  maksimum 14 sporcu yer alabilir der.  Bizim takım şu an on kişi ve bu şartlar altında ligin kalanı  bizim açımızdan her türlü sürprize açıktır.

%29’ luk bir sporcu (kadro) açığı ile üstüne üstlük  ligin ilk yarısını bir de lider tamamlıyorsun. Bu çok çok önemli ve bir o kadar da değerli bir sonuçtur.

Handikabımız nedir ?..   Bir defa doğru dürüst antrenman yapamıyorsunuz. Neden ?. Çünkü en az iki oyuncunuz yok. Bu oyunculardan biri (Halit) ciddi sakat ve ikinci yarıda oynayabilecek gibi durmuyor. Bunun dışında kadroda olması gereken on ikinci sporcu ise hiç transfer edilmedi. Durum bu kadar açık, net, düşündürücü  ve de Vahim…

Bigadiç maçından sonra oynadığımız İBB maçı sonucu da bize yakışmamıştır. Çoluk çocuğa iki set nasıl verilir… Ziraat maçı ise zor bir maçtı ancak takım bu maçı kazanmayı bildi. Son olarak  Ankara takımı olan  Eser spor ile oynadığımız ve 3-1 kazandığımız maç. O maçta 3-0 lehimize bitmeliydi. Neredeyse bütün oyuncuları giden Eser spor bizden bir set almayı başardı.  Aslında bu düşüşler takımın mevcut kadro ile bu yükü kaldıramadığının, aşırı yorgunluğun  habercisidir. Bütün bu tespitlerimin yanında özellikle Bigadiç maçıyla başlayan sakatlık ve hastalıklarda bu durumun oluşmasına  zemin hazırlamıştır. Eleştiriyorum ancak fiili durumundan da haberdarım.

İKİNCİ YARIYA BAŞLARKEN…

Genel olarak ilk devrede takım ve oyuncular gayet iyi performans sergilediler. Ancak bu kadar dar kadro ile böylesine uzun bir maratona çıkılması son derece riskli ve de kırılgan bir durumdur. Eğer bu kadroya haftalardır yazdığım “ eksik olan ve hiç alınmayan “ oyuncu yada oyuncuları almaz isek önümüzdeki haftalarda her türlü sonuca hazırlıklı olmalıyız.

Nihayetinde bu sporcular da insan. Onların da biz sade vatandaşlar gibi bir fiziki limitleri var. Siz bu limitlerin üzerine “ oyuncu transferi yapmayarak “ yükü acımazsızca yığmaya devam ederseniz bu sporcular bedenen ve mental olarak çökerler. İşte bu durum bir anda her şeyin ve hedeflerin alt üst olması anlamına gelir.

Sonra da birileri çıkıp “başarısızlık yada yenilgilerin” çığırtkanlığını yapmaya kalkmamalıdır. Durum bu kadar açık net ve anlaşılabilirdir.

O neden ile kulüp yönetimi de bunu görmeli artık tedbirini almalıdır. Transfer için son gün 31.Ocak .2018 günüdür.

Sıkıntılı bölgelerimiz artık her voleybol sever tarafından bilinmekte. Ancak bir kez daha vurgulamak isterim. Bu takımın eksiği,  dört numaralı pozisyon ile orta oyuncu dediğimiz pozisyonladır. Ha bu ikisi arasında önceliğimiz hangisi olmalıdır derseniz tabi ki  kesin ve net bir şekilde  dört numaralı pozisyon oyuncusu derim. Yüksek , hızlı, iyi manşet alan ve her noktadan hücum kapasitesine sahip iyi servis atan bir dört numara oyuncusu bize  ilaç olur.

Bir tespit…

Keremcan’ın artık devreye girmesi gerekiyor. İlk devrede kalitesini bildiğim ve yıllardır izlediğim Keremcan’ın ilk yarıda kapasitesinin altında oynadığı söyleyebilirim. İlk devrede Sasha’yı çok yorduk ve çok yüklendik,  bu sporcunun  bedeni artık  alarm vermeye başladı.

Artık takımları tanıyoruz. Şu an ligde bize rakip olacak takımlar zaten bizimle birlikte ilk dördü paylaşmakta olan takımlardır. Ancak şu husus unutulmamalıdır ki, kafaya oynayan takımlar boş durmayıp aksayan bölgelerine sürekli oyuncu transferleri yapmaktalar. İşte bu durum bizim henüz yapamadığımız , aşamadığımız bir konudur. O neden ile takımların stabil kadrolarının olduğunu düşünmek ve rakiplerimizin ilk devre kadrolarına göre maç plan programı yapmak asla doğru olmayacaktır.

Bana göre yaşadığımız şehir Düzce de takım sporları içinde voleybol erkek takımımızın ilk devre başarısı şapka çıkartılacak cinstendir. Bu kadro yapısı ile bundan fazlasını beklemek

Biraz haksızlık olur diye düşünmekteyim. Sezon başından beri 10 sporcu ile 1. ligde oynuyor ve ilk devreyi 13 maç oynayarak 12 galibiyet ve tek yenilgi ile lider bitiriyorsunuz. Kimse bu duruma olağan yada sıradan nitelemesi yapamaz. Sadece alkışlanır…

Gelelim ikinci devrenin ilk maçı olan TFL Altekma maçına. Bu takım ilk devrede oynadığı 13 maçın 10’nu nu kazanmış 3 mağlubiyeti var. Ve şu an averaj ile Konya BB hemen altında 3. sırada. Yani dikkat edilmesi gereken bir rakip. Ve oynayacağımız maç kesinlikle bizim açımızdan zor bir maç kategorisinde olup her türlü sonuca da açıktır. İlk yarıda evimizde rahat bir maç sonucu 3-0 yenmiş olmamız İzmir de oynayacağımız bu maçın asla ve asla rahat geçeceği anlamına gelmemektedir. Her maçın koşulları kendine göre farkındalıklar gösterir.

Şahsi fikrim bu maçtan 2 puan ile dönmek bizim için başarıdır. Eksik kadro , yorgun ve sakat oyuncularımız olmasa  banko 3 puan bizim olur diyebilirdim.

Bu vesile takımımıza TFL maçında başarılar dilerken kazanan tarafın bizim takımın olmasını gönülden arzu ediyorum.

Herkese voleybol dolu günler dilerim.

Devamını Oku

Yakışmadı…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

800×600

Normal
0

21

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

MicrosoftInternetExplorer4

/* Style Definitions */
table.MsoNormalTable
{mso-style-name:”Normal Tablo”;
mso-tstyle-rowband-size:0;
mso-tstyle-colband-size:0;
mso-style-noshow:yes;
mso-style-priority:99;
mso-style-parent:””;
mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
mso-para-margin:0cm;
mso-para-margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:10.0pt;
font-family:”Times New Roman”,serif;}

Bigadiç maçından önce şayet bu yazıyı kaleme almış olsaydım, kesinlikle ve kesinlikle bu maçın favorisinin bizim takım olduğunu, üç puanı kazanan tarafın bizim takım olacağını yazardım. Dokuz hafta ligi forse et sonra gel kendi evinde yenil.

Ancak böylesi şık olmadı maalesef… BAL maçı öncesinde kaleme aldığım yazımda da belirttiğim gibi “birileri geldi ve o gün hiç ama hiç iyi voleybol oynayamayan takımımıza cezayı kesti yenilmezlik apoletini de söktü aldı ve gitti…”

Bu sezon yazmış olduğum yazılarımda farkındaysanız liderlik, yada yenilmezlik   meselesine o kadar takılmadığımı, daha doğrusu önemsemediğimi, asıl olanın sahada iyi voleybol oynamak ve ligin sonunda nerede olduğumuzun önemli olduğunu devamlı vurguluyordum.

İsterseniz önce Tofaş maçı için bir iki cümle yazayım sonra Bigadiç maçına tekrar döneceğim.  Malum Bursa’da bu maçı 3-1 aldık. Sonuç her ne kadar normalse de bu maçta her an 3-2’lik bir maça dönüşebilirdi. Maç eğer beşinci sete uzasaydı kazanan biz mi olurduk orasını bilemem. Sonuçta 3-1 kazandık ve üç puanı aldık.  Maçı izlemediğim için başka da yorum yapmayacağım.   

Şimdi tekrar dönelim Bigadiç maçına.

Daha takımlar ısınırken bir seyirci olarak Bigadiç takımı oyuncularının bu maçı ne kadar istedikleri ve bu maçı kazanmak için sonuna kadar asılacaklarını hissediyordunuz. Ben içimden maçın bizim açımızdan zor geçeceğini ancak ne yapıp edip bizim takımın kazanacağı umudu ile maçı huzursuz bir şekilde izleyip durdum.

Zaten birinci seti Bigadiç’in alması ile bu maçın bizim için bir alarm maçı olduğu ortaya çıktı.

Bigadiç ne yaptı derseniz. Adamlar cayır cayır etkili servis kullandı. Servisler ile adeta bizi yıktılar. Başka ne yaptılar, smaçörlerine atılan hemen her topu smaçörleri biçare bloklarımızın her yanından otobana çevirerek adeta oyun sahamızı derin sondaj kuyusu alanına çevirdiler.

Bu sezon bloklarımızın bu kadar yetersiz ve çaresiz kaldığı bir başka maçı hatırlamıyorum.

Bigadiç takımında üç tane çok tecrübeli oyuncu var. Vasili, Tolga ve pasörleri Deha.

Kaptan Tolga’yı Ziraat Bankası ve Arçelik takımlarında oynadığı yıllardan tanıyorum. Burhan Felek’te kendisini çok izledim. Yaşı 39, plonjon atıyor, smaç servis atıyor, aldığı hemen her topu sahamızda sayıya çeviriyor, iyi manşet alıyor ve blok yapıyor.

Bizim takımda sanki ilk defa bir araya gelmişçesine hata üstüne hata yapıyor. Bizim takımda bırakın ağabeyleri 21-22 yaşındaki genç oyuncularımız dahi kırk, elli santim yanlarına düşen topa hamle dahi yapamadılar. Acaba 39’luk Tolga’yı izlerken biraz olsun utanıp sıkıldılar mı.

Geçen yıl evinin bahçesinde çapa yaparken ara transferde aldığımız Vasili’yi bir hatırlayın, bir de cumartesi günü vurduğu smaçlar ile parkeleri söken Vasili’ye bir bakın. Vasili eski formunu yakalamış, görünen o ki takımını ilk dört’e taşımak için yeterli düzeyde ve canla başla oynuyor.  36 yaşında bir oyuncu için gayet iyi durumda. Zaten Tolga ve Vasili voleybol nasıl oynanır uygulamalı olarak bizim takıma gayet güzel bir ders verdiler. 

Bakın, voleybol  bir oyun ve bir takım  sonuçta bu oyunu kazanacak. Ancak kaybetmenin de bir onuru, şerefi vardır. Takım olarak elinizden geleni yaparsınız mücadelenizi en üst seviyede ortaya koyarsınız buna rağmen yenilirsiniz. Buna kimse bir şey diyemez. Hatta salona gelen seyirci sizi alkışlayarak soyunma odasına gönderir.  Ancak cumartesi günü böyle olmadı.

Sadece bir sette sekiz servis hatası yaparak siz kazanmayı zaten hak eden taraf olmadığınızı adeta haykırdınız. Bizim takım servis atarken seyirci servis atan oyuncuya bakamıyor.  Serviste o derece vahim durumdasınız yani. Bazı seyirciler bizim takım servis atarken artık totem yapmaya başladılar.  

Sasha’dan başka kim hücum etti bana söyler misiniz? İstatistik tutmadım ama kabaca Bigadiç 100 hücum yaptıysa bunun 90’ı sayı oldu. Bizde ise durum pazaryeri gibi karışıktı.

Bu maçta kenar yönetim de çuvalladı. Yahu üç teknik adam seyirci gibi maç izlemez ki.

Hadi biriniz daldı gitti diğerleri niye ikaz etmiyor. Örneğin Görkem’in tekrar oyuna dahil edilmesi için tribünden müdahale gelmesine neden zemin hazırlıyorsunuz. Sercan ve Alperen ikilisinin uyumsuzluğu tavan yapmış, voleybol adına son derece üzücü işler olurken kenar neyi neden bekliyor. Anlamak mümkün değil. Alperen’e iki çift sözüm var.

Ama yazmayacağım zira yazarsam sözlere yazık israf olacak. 

Hücum etsin diye alınan Kerem Can nerede. Böyle bir maçta oynamayacakta hangi maçta oynayacak. Bu böyle gitmez beyler inanın gitmez. Bana sakın kimse 24-26, 28-26’lık setler oynadık, bu mücadele ettiğimizi göstermiyor mu demesin sakın. Voleybol’dan anlamayan birine bu sözleri yedirebilirsiniz ama ben size “bana hikâye anlatmayın derim”.

Toparlayacak olursak bizden her yönü ile çok daha iyi olan, maçı bizden çok daha fazla isteyen, voleybolun sahadaki tüm gereklerini yerine getiren Bigadiç haklı bir galibiyet aldı ve gitti. Rövanşı da asla bize vermez.  Maçın başından itibaren ne yaptığını bilmeyen ne yapacağına da karar veremeyen bizim takım ise ilk mağlubiyetini almış oldu.

Hemen her yazımda ifade ediyorum, yine ifade edeceğim; bu takıma çok kuvvetli bir dört numara (Andrey Tupchi tarzında) oyuncusu alınmadığı takdirde gelecek her türlü sürprizlere açıktır.

Herkese voleybol dolu günler dilerim.

 

Voleybolx

Devamını Oku

İki maç, altı puan…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

800×600

Normal
0

21

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

MicrosoftInternetExplorer4

/* Style Definitions */
table.MsoNormalTable
{mso-style-name:”Normal Tablo”;
mso-tstyle-rowband-size:0;
mso-tstyle-colband-size:0;
mso-style-noshow:yes;
mso-style-priority:99;
mso-style-parent:””;
mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
mso-para-margin:0cm;
mso-para-margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:10.0pt;
font-family:”Times New Roman”,serif;}

Tekrar merhabalar değerli voleybol severler.

Geride bıraktığımız son iki hafta içerisinde takımımız deplasmanda oynadığı BAL (Bornova Anadolu Lisesi) maçını 3-1 ve evinde oynadığı son hafta maçı olan Alanya belediye maçını da 3-1 kazanarak liderlik ve yenilmezliğini sürdürmüş oldu. 

Şahsen bu liderlik ve yenilmezlik konusuna çok takılmıyorum. Her şeyin bir sonu olduğu gibi ligde yenilgilerde yaşayabiliriz, liderlikten de düşebiliriz. Önemli olan lig maratonunun sonunda ligi ilk dört içinde bitirmektir. Zira play Off’lara giden yolun anahtarı

Ligi ilk dört içinde bitirmekten geçmektedir.

Gelelim BAL maçına. Bu maçı 2. setinden itibaren TVF’nun sitesinde yer alan “Voleyboltv”

Portalından izlemeye çalıştım. Son derece kötü olan görüntü ve internetteki kopmalardan dolayı sağlıklı bir izleme imkânım olmadı. İzlemeye başladığımda ilk seti zaten BAL almıştı. 2.ve 3. setlerde ise takımımız daha iyi oynayarak durumu 2-1’e getirdi. 4. sette ciddi bir mücadele oldu, zorlandık ancak seti takımımız 28-26 aldı ve maçı da 3-1 kazanmış oldu. Eğer dördüncü seti kaybetmiş olsaydık maçı da kaybedebilirdik. Bir tespitte bulunayım. Mütevazı ve   aslında eksik bir kadromuz var. Buna rağmen sporcular ve teknik kadro birbirini çok iyi tanıyor biliyor. Sekiz haftalık bu yüz güldüren performansın arkasında işte bu kenetlenme yatmaktadır. Yoksa geçen sezonki Kula takımı gibi aşırı bütçeli müthiş bir kadromuz yok aslında. 

Bundan önceki yazımda BAL maçı için öngörümün, takımımızın bu maçı kazanacak güç ve tecrübeye sahip olduğu ve favorinin takımımız olduğunu belirtmiştim. Beni yanıltmadılar.

Şimdi evimizde oynadığımız Alanya maçına bir bakalım. Aynı BAL gibi puan cetveline baktığınızda orta sıraların altında yer alan bir takım Alanya Belediye. Takımımızın bu maça kadar ortaya koyduğu performansa baktığınızda çok rahat 3-0 alınacak bir maç gibi gözüküyordu. 

Ancak öyle olmadı. İlk seti Alanya Belediye alınca takımımız adeta bir duvara çarpmış gibi oldu. Sendelendik desek daha doğru olur. Sasha sakat diye hoca ilk altıda onunla başlamadı.

Halit’in ayağı alçıda. Murat’ın her nedense bu maçtaki formsuzluğu, genel anlamda takım olarak pasöre iyi manşet getirilememesi nedeni ile berbat geçen birinci seti yaşadık.

Neyse ki 2. setten itibaren Sasha’nın tekrar oyuna dahil olması ile durum toparlandı ancak rakip Alanya hiçbir zaman maçı bırakmadı. İkinci ve üçüncü setlerde de devam eden rakibin direnişi 4. sete geldiğimizde özellikle kurduğumuz yüksek bloklar ve etkili hücumlar ile tamamen yok oldu ve farklı bir şekilde bu seti alarak (25-14) maçı da 3-1 kazanmış olduk. Açık söylemek gerekirse gerek takımımız gerekse izleyenler açısından rahat bir maç asla olmadı.

Bu maç sanki BAL maçının bir tekrarı gibiydi. Geride bıraktığımız haftalar bize şunu göstermiştir ki; rakibin puan cetvelinde konumuna bakıp asla ve asla küçümsememeli, nasıl olsa kazanırız moduna asla girilmemesi gerektiğidir. Yanlış anlaşılmasın bu tespiti takımımız böyle davrandığı için yazmıyorum. Her maça çıkarken bunu temel bir ilke kabul edip öyle oynamamız gerektiği için yazmaktayım.

Şu bir gerçek ki kadromuz çok sınırlı. Geçmiş yazılarımda da ifade ettiğim üzere takıma acilen güçlü ve kaliteli bir dört numaralı pozisyon oyuncusu alınmalıdır. Önümüzdeki haftalarda olası bir yeni sakatlıklar durumunda yarıştan koparız. Bu çok açık ve net bir tespittir. Bakın her aman garanti oynamayı seven Gökhan Hoca ilk altıda Sasha’yı sakat diye oyuna sokmadı başımıza neler geldi. 

Bu maç ile ilgili olarak bir diğer tespitimde pasörümüz Görkem’in smaçörlerine attığı   paslardaki değişkenliktir. Görkem bazen dört nolu pozisyona öylesine düşük ve fileye yakın paslar atıyor ki smaçörünü adeta rakibin bloklarına boğduruyor.  Bu paslar bazen de aşırı açık düşüyor. Her iki durumda da smaçörün bu toplar ile sonuca gitmesi, yani topu sayıya çevirmesi, yani voleybol tabiri ile topu öldürmesi imkansızlaşıyor. 

Şahsen paslardaki bu verimsizliği Görkem kalitesinde ve tecrübesindeki bir pasöre yakıştıramıyorum ve gerçekten şaşırıyorum. Bu seviyedeki ligde bir maçta üç, bilemedin dört kötü pas atabilirsin bunun fazlası sıkıntı doğurur. Görkem bu ligdeki en tecrübeli, en kaliteli ve fiziği en iyi olan pasörlerden biridir.  Görkem iyi oynadığı zaman takımda fark yaratır. 2. lige (şimdiki adı 1. lig) ilk çıktığımız sezon evimizde oynadığımız 3-0 kazandığımız TED maçında takımı oynatan Görkem’in o oyununu unutmamız mümkün değildir. Geçen sezon efeler liginde Beşiktaş takımında oynayan ve çok iyi maçlar çıkaran Görkem’den beklentimiz çok yüksektir.

Eminim bu konuyu hem Görkem hem de smaçör arkadaşları enine boyuna tartışıyorlardır.

Bu arada Alperen bu maçta kendisinden beklediğimin çok üzerinde bir performans ortaya koydu. Gerek blokları gerekse öldürdüğü toplar ile takımına büyük katkı sağladı. Onu sadece bir maçta değil önümüzdeki tüm maçlarda takımına omuz verirken görmek istiyoruz. Alperen’i yıllardır izleyen bir kişi olarak ilk defa benden bu maçta geçer not aldı. Umuyorum ki bu maçtaki verimli oyununu tüm sezona yayar ve bizlerde onu hak ettiği şekilde yazar ve yorumlarız. Alperen’den isteğimiz bizi bu maçta olduğu gibi şaşırtmasıdır.

Şimdi önümüzde deplasmanda Tofaş maçı var. Maç Bursa’nın en kötü salonu olan “Çekirge Spor Salonunda” oynanacak. Tofaş bu sezon maçlarını bu bahsettiğim salonda oynuyor. Oysa Tofaş’tan daha alt liglerde oynayan voleybol takımları maçlarını “TVF Cengiz Göllü Spor Salonunda” oynuyor. Bu maçta doğal olarak takımımız favori olan takım. Ben bu maçı normal koşullar altında takımımızın kazanacağı düşünüyorum. Tofaş ligde 8. sırada ve 5 mağlubiyeti 3 galibiyeti var. Yani karnesi iç açıcı değil. Bu maçı almak için olanca güçleri ile asılacaklar. Bizim takım herhangi bir sorun yaşamaksızın normal oyununu oynarsa bu maçı rahat alır düşüncesindeyim. Bu maçın bir diğer özelliği de smaçörümüz Kerem Can’ın alt yapısından yetiştiği kendisinde büyük emeği olan kulüp ve hocalarına karşı bir sınav verecek olmasıdır. 

Toparlayacak olursak takımımız gayet iyi bir şekilde yoluna devam etmektedir. Bu takımın bir hedefi var ise (ki var…)  takviyeye ihtiyacı olduğu bir gerçektir. Alanya maçı bize şunu göstermiştir ki; gerektiğinde rotasyona dahil edilecek oyuncu noktasında takım büyük sıkıntı yaşamaktadır. Bu sıkıntının başlıca kaynağı sakatlığı biraz uzun sürecek olan Halit’in yokluğudur. Takım bir başka sakatlığı daha kaldıracak durumda değildir. O neden ile kendisinin de bu durumu gayet iyi bildiğini düşündüğüm kulüp başkanı Hatun hanımın teknik kadronun önerileri doğrultusunda bu duruma yönelik tedbirler alması elzemdir.

Şu ana kadar geride bıraktığımız sekizinci hafta sonu itibarıyla; 28  birinci  lig kulübü arasında ( 14 takım A grubu, 14 takım B grubu) sekizde sekiz yaparak, sadece iki set kaybı olan puan ve averaj ile   zirvede yer alan bir takıma kendi yağınızla kavrulun, transfer yapamayız demek biraz haksızlık olur.

Bu vesile ile Bursa da oynanacak Tofaş maçında takımımıza sonsuz başarılar diler, maçı kazanan tarafın takımımız olmasını dilerim. 

Tekrar görüşünceye kadar herkese voleybol dolu günler dilerim.

Voleybolx

Devamını Oku

Filede son iki haftanın ardından…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli voleybol severler merhabalar,

Geride bıraktığımız son iki haftada oynadığımız  Konya B.B ve TVF Lisesi maçlarını kazanarak altıncı hafta sonu itibarıyla lider ve set  vermeyerek kayıpsız olarak yolumuza devam ediyoruz.

Doğrusunu söylemek gerekirse böyle bir performansı beklemiyordum. Gayet güzel ve  memnun edici bir noktadayız. Mütevazı bir kadroya sahip olduğumuz düşünülürse şimdiden geleceğe dair projeksiyonlarda  her zaman ihtiyatlı yorum yapmanın doğru olacağını düşünüyorum.

Takım sporları içinde yükü en az olan ve  en az maliyetli branşın bizim mütevazı sporumuz  “voleybol “ olduğu düşünülürse alınan sonuçlar ve puan cetvelindeki yerimiz bence tüm voleybol severleri ve kulübü mutlu etmelidir diye düşünmekteyim.

Bir önceki yazımda belirttiğim gibi bizim grubun çetin cevizlerinden biri olan Konya B.B’yi evimizde ve kontrolümüz altındaki bir oyun ile yenmek ve 3 puanı almak son derece önemliydi. Takımı bu maçtaki oyunundan dolayı tebrik ediyorum. Takımın oynadığı her maçta oyun anlamında üzerine koyarak ilerlediği görmek biz voleybol severleri mutlu ediyor.

Maça gelecek olursak  Konya takımı ilk sette epey bir direnç göstermelerine rağmen takımımız bu direnci çözmeyi başardı. Ardından aynı ciddiyet ve oyun kontrolünü elinde tutma isteği ile takımımız hala direnç gösteren Konya takımından 2. ve 3. setleri de almayı başardı. Setlerde 2-0 önde olan takımlar için en kritik ve en tehlikeli set olan 3. sette acaba rehavete mi girdik derken toparlandık ve sonuca gitmeyi başardık.

Kendi sıkletimizde olan bir takımdan set vermeden 3 puan almak çok çok önemlidir. Bu maç için oyuncu bazında  detaya girmeyeceğim. Ancak burada Konya B.B’nin ne kadar kaliteli ve etkili servis kullandığını  söylemeden geçemeyeceğim.

Darısı bizim takımın başına diyorum. Geride bıraktığımız altıncı hafta itibarıyla net olarak söyleyebileceğim kesinlikle yüksek oynayan , hızlı ve de güçlü iyi bir dört numara pozisyonu oyuncusuna ihtiyacımız olduğudur. Bu profile uyan iyi  bir smaçörün bulunabilmesi veya alınabilmesi takımımıza çok büyük bir ivme kazandıracaktır. Bu arada kendisini daha doğru dürüst sahada göremediğimiz ancak iyi bir voleybolcu  kumaşına sahip olduğunu düşündüğüm Halit’in ciddi sakatlığına, hem onun adına hem de takımımız adına  üzüldüm. Son derece derli toplu iyi bir oyuncu olduğunu düşündüğüm Halit’e geçmiş olsun diyor en kısa zamanda toparlanıp sahadaki yerini almasını diliyorum.

TVF Lisesi maçına gelince. Grubun en zayıf halkası olan bu takım için; TVF’nun alt yapılardan oyuncu yetiştirmek adına kurduğu,  yarışmacı yönünden ziyade  , yetiştirmek üzere oluşturulan bir kolej takımı diyebiliriz. Onbeş, onaltı,onyedi yaşlarındaki gençlerin oynadığı rakibimiz TVF lisesinin  amacı kendisinden kat be kat güçlü takımlar ile can hıraş mücadele ederek tecrübe kazanmak diğer bir anlatımla pişmek diyebiliriz.

Sıkletimizde olmayan bu genç takımdan alınan 3-0’lık galibiyet ve üç puan için başkaca bir söze gerek olmadığını düşünüyorum.

Gelelim önümüzdeki ezeli rakibimiz olan BAL maçına. Güçlü rakibimiz ile İzmir’de oynayacağız. Arkas alt yapısı  olan bu takımda son derece genç ve iyi mücadele eden bir takım. BAL geçtiğimiz hafta sonu Ankara da 1. lige yeni çıkan ve iddialı bir takım kuran

Eser spor’u zorlu bir mücadele sonrasında 3-2 yenmeyi başardı. Ligde 6. sırada bulunan BAL’ın sıralamadaki bu yeri bizleri yanıltmamalı. İzmir deplasmanları her zaman için zordur.

Hiçbir şeyin garantisi yoktur. Çok klasik olacak ama “maç saha da kazanılır “ klişesini bir kez daha hatırlatmak isterim. Hiç ummadığınız bir takım gelir o yenilmezlik apoletinizi siz  daha ne olduğunu anlamadan söküp alıverir. Ben şahsen bizim takımı bu maçta favori görüyorum. Rakip BAL’dan çok daha tecrübeli bir takıma sahibiz. İyi manşet alır, iyi de servis atarsak gerisi zaten gelecektir. Her türlü galibiyet bizleri mutlu edecektir. Gökhan hoca garantili oynamayı seven bir  hoca. Biliyorum ki altı haftadır her maçı 3-0 ile geçen  oyuncularının bilinç altındaki “ nasıl olsa kazanırız “ düşüncesini dürtecek ve azami dikkatli olmalarını sağlayacaktır. İlk devrede BAL maçından sonra kuvvetli rakip olarak gördüğümüz, Eser Spor, Ziraat, Tofaş ve Bigadiç maçları geriye kalacak. Bu takımlar ile oynayacağımız maçlar sonunda grubumuzdaki konumumuzu, kapasitemizi çok daha iyi anlamış olacağız.

Takımımızın bulunduğu sıralama memnuniyet vericidir. Ancak her zaman için ikinci devrenin sonlarına doğru ilk üç içinde olmak bizim için çok daha anlamlıdır diye düşünmekteyim. 31.Ocak.2018’e kadar devam eden ara transferde yukarıda profilini verdiğim  kuvvetli ve kaliteli bir oyuncunun takıma dahil olması takımımızı tahmin edilemeyecek yerlere taşıyabilir.

Satırlarıma burada son verirken takımımıza hafta sonu oynayacağı İzmir BAL deplasmanında başarılar diler üç yada iki puanın sahibinin takımımızın olmasını  temenni ederim.

Devamını Oku

Voleybollu günlere merhaba…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Merhabalar değerli voleybol severler,

En son Mart 2017 ‘de yazmış olduğum voleybol yazılarıma bu sezonda devam ederek şehrimizde voleybol sporunun nabzını bir nebze de olsa tutarak sizler ile görüş ve düşüncelerimi  paylaşmaya devam edeceğim.

Bu sezonki yazılarıma gecikmeli başlamaktayım. Kusuruma bakmayın.

Umarın bu sezon takımımız yıllardır kovaladığı ,  şimdiki adıyla “ efeler ligine “ yükselme başarısını gösterir. Bunu zaman , oyuncuların ve kulübün performansı gösterecektir.

Değerli voleybol severler, takımımızı sezon öncesinde birkaç hazırlık maçında ve son olarak da ligde Seydişehir Belediye maçında izleme imkanım oldu. Gerek teknik kadro ve  gerekse oyuncu yapısı ile ilgili olarak kısa  bir değerlendirme yapmak isterim.

Yeni hoca eşliğinde  Ağustos ayında sezon açarak en doğrusunu yaptılar. Bu işin ciddiye alındığının bir göstergesidir. Eski orta oyuncumuz Gökhan takımın yeni antrenörü olmuş.Geçmişte iki sezon Düzce Belediyesinde oynayan Gökhan’ı sadece görevini yapan efendi bir sporcu olarak tanımıştım. Yeni görevi hem kendisine hem de Düzce Belediye takımına hayırlı olsun. Bu arada eski antrenörlerimizden Hamit hoca ve Levent hoca da kendisine yardımcı hocalık yapacaklar. Gözlemlediğim kadarı ile teknik ekip gayet uyumlu çalışmaktadır.

Öncelikle şunu  söylemek isterim ki oluşturulan takım  kadro yapısı bana göre geçen yılki kadronun altında olan bir kadro yapısıdır. Oyuncularımızı ve oynadıkları mevkii üzerinden irdeleyerek konuyu kısaca bir değerlendirelim.

Örneğin geçen sezon pasör çaprazı mevkiinde yer alan  Oğuzhan’ın yeri bana göre doldurulamamıştır. Bu sezon Oğuzhan’ın mevkiinde oynamak üzere geçen sezon bizim takımı final oynamaktan men eden Hatay BB’den “Sasha” isimli Ukrayna vatandaşı bir pasör çaprazı oynamaktadır.  

Bu sporcuyu izledim. Fizik tamam ancak çok ağır , top öldürmede sıkıntılı ve pasöründen iyi top gelmediği takdirde kendisine gelen bu kötü paslara çözüm üretme yeteneği kapasitesi çok sınırlı. Bir  voleybolcunun oyun esnasında her durum için kafasında saniyeler içinde çözüm üretip sonuca gitmesi gerekir. Sasha’da bu anlamda eksiklikler söz konusu. İyi top aldığında dahi topu öldürmekte zorlanıyor. Yani  eski Vasili ve Oğuzhan gibi rakibi dağıtan smaçlarını henüz göremedim.  Ayrıca yine bu mevkide oynamak üzere  yeni transferlerden Halit’in  de takıma katkı sağlayacağını umut etmekteyim. Üstelik solak olan bu oyuncunun iyi top aldığında iyi işler yapacağına inanıyorum.

Görkem’in tekrar gelmesi iyi olmuş. Düzce’yi ve kulübü çok iyi tanıyan bir sporcu olan Görkem artık bu ligin en tecrübeli pasörlerinden biri. Diğer pasörümüz benim her zaman beğendiğim Sercan ile tatlı bir rekabet içinde olacaklarını düşünüyorum.

Orta oyuncu mevkiine gelince. Bu bölgede de sıkıntılı olduğumuzu düşünüyorum. Eski oyuncularımızdan Alper ile Alperen bu mevkide görev yapacaklar. Alper’in tecrübesi ile ve ağabey konumuyla takıma katkı sağlayacağını düşünüyorum. Ancak Alperen cephesinde bana göre geride bıraktığımız sezonlara oranla oyuna katkı anlamında değişen hiçbir şeyi yok.

 Gelelim dört numaralı pozisyona. Burada emektar oyuncularımızdan Murat ile Tofaş patentli yeni transfer Keremcan’ın bu görevi üstlendiğini görmekteyiz. Keremcan’ı uzun zamandır tanıyor ve takip ediyorum. Efeler ligi tecrübesi de bulunan Keremcan aynı Murat gibi hırslı ve azimli bir oyuncu. Fizik olarak da çok benziyorlar. Açıkçası ben her zaman dört numaralı oyuncularımızın daha uzun daha yüksek oynayan oyuncular olmasını tercih ederim. Ancak bu iki oyuncuda hırsları  ve kaliteleri ile bu açıklarını kapatacağa benziyorlar. Bir diğer mevki libero. Bu mevkide de yine şehrimizi ve kulübü çok iyi tanıyan eski oyuncularımızdan  Birol görev yapmakta. Birol’un tecrübesi ile bu sezon takıma  bıraktığından daha fazla katkı sunmasını beklemekteyim. Oyuncu faslını şimdilik kaydıyla kapatalım.

 Seydişehir maçına bakacak olursak; uzun uzadıya anlatılacak öyle muhteşem bir maç oynanmadı. Seydişehir Belediye takımı son derece genç bir takım. Bu takım büyük ölçüde Ziraat bankası alt yapısından oluşmakta. Çok genç ve tecrübesizler, ancak asla ve asla oyunu bırakmıyorlar, bırakmadılar da. Bu tarz genç takımlara tepeden bakmamak gerekir. Baktığınız anda cezayı keserler. Benim maçın ilk setinde gördüğüm bizim takım oyuncuları Seydişehir’i biraz hafife alır gibiydiler. Hani vardır ya; “ nasıl olsa alırız “ kafasında maça başladılar. Hatta ilk sette rakibin direncini kırmakta epey bir zorlandıklarını düşünüyorum.

 Açıkçası  3-0 galip geldik ama ben bir voleybol sever olarak maçtan  çok keyif alamadım. Sezonun daha başı sayılır takımın zamanla oturacağını çok daha iyi voleybol oynayacağını düşünüyorum. Oluşturulan kadro “ efeler ligine “ çıkma hedefli bir kadro değil. Sezonu ilk dört içerisinde bitirebileceği gibi ilk dördün dışında da kalabilir. Zira grubumuza baktığımızda çok iyi kadrolara sahip takımlar olduğunu görmekteyiz. Hedefiniz ne olursa olsun maç sahada kazanılıyor. Kadronuz ne kadar kuvvetli olursa olsun eğer takım geçen sezon olduğu gibi gamsız, ruhsuz, hedefsiz ise ne yapsanız nafiledir. Düzce Belediye takımı bu söylediklerimi fazlası ile tecrübe etmiş bir takımdır. Düzce belediyesi erkek  voleybol takımı kendi kategorisinde her zaman saygı duyulan ve çekinilen bir takım olmuştur.

Hedefi her zaman ligi üst sıralarda bitirmek ve play off oynamak gibi bir alışkanlığı olan bu takımın bu sezonda aynı hedef ve ciddiyet ile yola koyulduğunu görmekteyiz. Şimdiki adı 1. lig olan eski adıyla 2. lig olan bu ligde 7 yıldır mücadele bu takım mütevazı bütçeler ile yapabileceğinin en iyisini yapma gayretinde olan ve şehir temsilini en üst düzeyde ve en iyi yapan bir takımdır.

 Bu sezonun avantajı voleybol takımının birbirini iyi tanıyan teknik kadro ve oyunculardan oluşmasıdır. Bana göre  kaliteli bir yabancı veya yerli dört numara oyuncusu takıma çok şey katacaktır. Aynı ihtiyaç başka pozisyonlar içinde geçerlidir ancak her şeyin olduğu gibi transferinde bir sınırı vardır. Takımın gidişatına bakıp öyle karar almak sanıyorum çok daha sağlıklı olacaktır.

 Şu an Eğirdir Elma maçını da alarak dörtte dört yapan takımımız lige çok iyi bir başlangıç yaptı. Güç ve yapı itibarıyla henüz kendi sıkletimizde takımlar ile daha oynamadık. Bu hafta sonu evimizde oynayacağız Konya B.B maçı şu ana kadar oynadığımız takımlardan  daha kuvvetli bir takım olup bu maç ile gerçek gücümüzü test etme imkanı bulmuş olacağız. Aynı grupta yer aldığımız Bornova, Eser Spor, Bigadiç Belediye,Ziraat Bankası,Tofaş gibi takımlar çok daha çetin ceviz rakipler olup takımımızın ligdeki yerini bu takımlar ile oynayacağı maçlar belirleyecektir.

 Bu hafta sonu evimizde oynayacağımız Konya B.B maçı zorlu geçecek. Ancak ev sahibi olmamız ve ligde yakaladığımız  ivme ile bu maçı zorda olsa alacağımız düşünüyorum. Buradan voleybola gönül vermiş tüm spor severleri salona davet ediyorum. Bu maçları lütfen çıplak gözle çocuklarınıza izletin.  Bu maçların tüm voleybol okul takımlarıyla, hocalar ile kulüplerde oynayan sporcular ile, spor okullarında voleybol öğrenen öğrenciler ile dolup taşmasını temenni ediyor ve takımımıza başarılar diliyorum.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.