h Dolar 9,6153 %1.08
h Euro 11,2367 %1.08
h Tam Altın 8.877,86 %3,13
h BIST100 1.479,93 %1,68
a İmsak Vakti 02:00
Düzce 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Selçuk Akyol

Selçuk Akyol

18 Ekim 2021 Pazartesi

Dış güçleri açıklıyorum

Dış güçleri açıklıyorum
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ülkemiz zor günlerden geçiyor. Özellikle dış güçlerin yoğun baskıları sonucu ülkede siyasi olarak başlayan yoğun baskılar beraberinde ekonomik zorlukları da getirdi.

Bununla birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her söze başlarken, her mitinginde, her halka seslenişinde bahsettiği dış güçler iyice hayatımıza girdi.

Peki ama kim bu dış güçler;

Ülkemiz malum deprem bölgesinde,

Sürekli belirli aralıklarla ülkemizin muhtelif yerlerinde depremler oluyor. İşte o depremleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bahsettiği dış güçler fırsata çevirmeye çalışıyor. Mesela hafif hasarlı evlerin kiralarını 5 misli-10 misli artırıyor, depremzedeler için gelen yardımları kendi malıymış gibi alıp deposunda, evinde, odunluğunda saklıyor. Zamanı gelince kullanırım mantığıyla sanki babasının malıymış gibi stokluyor. Birde depremden hiç hasar almamış, zarar görmemiş olmasına rağmen bunu yapıyor.

İklim değişimleri malum,

Sürekli, yerli, yersiz yağan yağmurlar,

Gök delinmişçesine, bardaktan boşalırcasına yağan yağmurlar sonrasında sel, su baskınları.

Bu sellerde ve doğal afetlerde insanlar canlarıyla, kurtarabildikleri mallarıyla uğraşırken, bakkalının, marketinin raflarındaki suları 5-10 katına satan dış güçler var mesela.

Vicdandan nasibini almamış dış güçler.

Mesela tayin zamanı, üniversitelerin açılma zamanı peyda olan dış güçler var bir de…

Onlar çok daha tehlikeli dış güçler.

Ev kiraları 750-850 TL civarından birden bire 1500 TL’lere kadar çıkartan, insanların kaç para maaşla geçindiğine bakmadan asgari ücret kadar ev kirası isteyen, ev kirasını banka yerine elden alarak vergisini bile ödemeyen, sorunca Cumhurbaşkanına canı feda dış güçler var birde.

Bu dış güçlerin en büyük özelliği kendi yapamadığı şeyler için haram deyip, kendi yediği her herzeyi helal görmek. Asgari ücret kadar aldığı ev kirasını bankaya, repo, faiz, dövize yatırarak daha fazla para yapmaya çalışan dış güçler bunlar.

Bir de tehlikeli dış güçler var ki onlar toplumu provoke etmek için çabalayanlar…

Mesela Cumhurbaşkanının yanında görünüp, arkasından dümen çevirenler…

Mesela marketlerin yönetim kurullarında yer alan, milletin alım gücüne bakmadan parasını para yapmaya çalışan, piyasada vatandaşın mutfağında olmazsa olmazı olan gıdaları fabrikalara yıllık ürettirip, stokladıktan sonra kendi belirlediği fiyattan piyasaya çıkartan, Cumhurbaşkanı mücadele edilecek deyince mücadele ediyormuş gibi görünen ama bildiğini okumaya devam eden…

Yani hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya çalışıp, dünya mallarıyla gözünü doyuramayan, dış güçlerimiz var birde.

Bu dış güçlerin en büyük özellikleri ise yedikleri bütün herzelere rağmen zeytinyağı gibi oluşları. Sanki suç kendilerinin değilmiş, sütten çıkmış ak kaşıkmışlar gibi suçu hep başkalarına, muhalefet partilerine atmalarıdır.

Bütün bu anlattıklarım size muhtemelen tanıdık geliyordur.

Önce ahlak

Biz toplum olarak ahlaklı olursak, değil 3-5 dış güç, dünya bir araya gelse bizi yıkamaz.

Ama içimizdeki sütü, soyu sıkıntılı dış güçler, ahlaktan bihaber olunca toplum içten içten gidiyor.

Ev kiraları alıyor başını gidiyor, depremde konut fiyatları, ekonomik sıkıntıda, doğal afetlerde gıda fiyatları alıp başını gidiyor.

Zavallı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan millet için çabalarken içimizdeki dış güçler, miş-mış  gibi yapıp Cumhurbaşkanını baltalamaya, onun mücadele ettiği vatandaşları soymaya çalışmaya devam ediyorlar.

Naçizane öneri bu tip dış güçler çevrenizde varsa mutlaka ihbar edin.

Böylece hem onun işlediği günahlara ortak olmamış, hem de yaptığı rezillikleri ortaya çıkartmış olursunuz. Yaptığı kul hakkı ihlalinin bedelini ödetmiş olursunuz.

Dış güçlerden uzak kalın sağlıcakla

Devamını Oku

Bir bitmediler algıya devam

Bir bitmediler algıya devam
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Merhaba sevgili okur;

Bundan böyle her Pazartesi Günü Düzce’nin gündemini değerlendirmek üzere Damla Gazetesi’nin bu güzel sayfalarında olacağım.

Bu köşede ne mi okuyacaksınız?

Zaten zor olan hayat şartlarında sizin diliniz, gözünüz olmaya, yaşadığınız ya da yaşadığımız bu şehirde çileleri, güzellikleri köşeme taşımaya çalışacağım.

Kısa bir merhabanın ardından gelelim ilkyazımızın konusuna;

Tarihler 2016 yılının 15 Temmuz akşamını gösterirken hain bir örgüt, yıllarca Türk milletinin içinde barınan, bu milletin öz kaynaklarıyla kök salmaya çalışan terör sevicisi bir ülke menşeli, sözde dinci, özde terör örgütü, bu ülkeyi o kapital ülkeye bağlamak için hain bir girişimde bulundu.

Hain girişim emeline ulaşamadı ama bu millet bunların zihniyetini öğrenmiş oldu.

O hain girişim ile birlikte FETÖ terör örgütü en iyi bildiği şeyi, algı operasyonlarını devreye sokmaya başladı.

Bunlardan bir tanesi de daha önce bu hainlerin hegemonyasında olan öğrenci evleri ve yurtlar.

Hain girişim öncesinde zaten bu hainlerle mücadele kapsamında ellerindeki dershaneler, yurtlar alınmıştı. Ancak AK Parti içindeki FETÖ giller nedeniyle bir türlü gerçek mücadele başlatılamamıştı. 15 Temmuz ile birlikte de ellerindeki yurtlar, öğrenci evleri devletin kontrolüne geçti.

Tabi hal böyle olunca ve 15 Temmuz’un üzerinden yıllar geçince terör sevicisi ülke uşağı, sözde cemaat yeniden öğrenci evlerine ve yurtlarına özlem duymuş olacak ki, yeniden algı operasyonlarına başladı.

Önce öğrenciler yurt yok bahanesi ile bağlarda, bahçelerde yattı.

O işe yaramayınca bu defa KYK yurtlarında yemekleri bahane etmeye başladılar.

Aldıkları üç beş simit ve ayran ile sosyal medyadan işte öğlen yemeğimiz algısı oluşturmaya çalışıyorlar.

Oysa KYK yurtlarında çıkan yemekler, lokanta ayarında, birçok öğrencinin evlerinde bile bulamayacağı yemekler.

Evet

Büyük şehirlerde yurtlarla ilgili sorun olabilir, ama öyle sosyal medyada olduğu gibi çığ gibi değil.

Amma Düzce’de KYK’lar ile ilgili yapılan algılar tamamen mesnetsiz.

Düşünsenize İl Müdürü gidip öğrencileri ve ailelerini geldikleri ilk günde, yurtta karşılayıp kendisi gezdiriyor.

Evet bunun  müdürün görevi olduğunu düşünebilirsiniz. Ama bir müdür eğer kurumuna güvenmiyor olsa gidip öğrenci ve ailelerin yanında yurtlarını gezdirmez.

İsa Yazıcı müdür gezdirdiğine göre demek ki fiziki şartlar olması gerektiğinden çok daha iyi .

Peki Düzce KYK’larda bu algı neden.

Yazının başında dediğim gibi tamamen kuyruk acısı.

FETÖ denen terör sevicisi bir ülke menşeli Terör Örgütünün kuyruk acısıyla her fırsatı kullanma çalışması.

Burada daha önce yapılan uyarılara rağmen FETÖ terör örgütüyle kol kola yapılan yürüyüşün ardından uyarıları yapanların haklılığı bir kere daha ortaya çıkmıştı.

Sayın halkımızda bu kol kola yürüyüşe aldanarak bu hainleri meşru görmüş ve uyarıları sayın yönetenlerimiz gibi kulak arkası yapmıştı.

Umarız bu uyarılar kulaklara küpe olur da yurtlar üzerinden algı yapmaya çalışanlara gereken işlemler yapılır.

Kalın sağlıcakla

Devamını Oku

İstemeyen binmesin

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’nin ana gündem maddesi değil belki ama bu YHT Düzce’nin ve bölgenin bütün sorunlarını bitirecek bir çalışma. Montrö sözleşmesi nedeniyle Türkiye 2053 yılının vizyon projesi olan Kanal İstanbul’u yapmaya hazırlanırken hem de pandemi sürecine rağmen, çeşitli spekülasyonlar yapılırken ne olurdu İstanbul – Ankara Yüksek Hızlı Treni de Kocaeli’den, Sakarya’dan, Düzce’den, Bolu’dan geçiverse. Yüksek hızlı tren medeniyet demek, illerin hele Düzce gibi metropol iki şehir arasında sanayi kentlerinin güneyinde olan bir şehir için bulunmaz nimet. Neden mi? İnsanlar metropollerin yoğunluğundan, sıkışmışlığından dolayı sıkıldılar. Bu nedenle hafta sonu ormanlarında gezebilecekleri yaylaları arıyor, daha ferah ve sakin ancak yakın şehirlere kaçma planı yapıyorlar. İşte büyük şehirlerden kaçmak ama az masraf yapıp yorulmadan stresten uzak hafta sonu da olsa, bir günlüğüne de olsa kurtulmak için bulunmaz nimet YHT. Türkiye’nin en büyük sanayi bölgesi olan Gebze, Kocaeli, Sakarya illerinde çalışanların kendi şehirlerinden sabah çalıştığı yere gitmesi akşamda ailesinin yanına gelebilmesi demektir YHT. Aynı saat diliminde birçok turizmin yapılabildiği ender şehirlerden olan Düzce’ye Ankara, İstanbul’dan gezmeye gelen insan akını ve o insanları gezdirecek otobüs firmalarının Düzce’nin her tarafından turlar, seferler düzenlemesi demektir YHT. Metropollerinden Akçakoca’nın sahillerine, Konuralp’in antik kalıntılarına, tescilli şelalelerine, yaylalarına, mağaralarına, kanyonlarına insanların dinlenmek ve gezmek için gelmesi demektir YHT. İstanbul, Ankara, Bolu, Kocaeli ve Sakarya’da ki üniversitelerde çocuklarını okutan yüzlerce Düzcelinin evladını sabah okuluna yollayıp akşamda tekrar döneceğini bilmesi, çocuğunun üniversite okuduğu şehirde yapacağı harcamaların, barınma giderlerinin, yeme içme giderlerinin ve birçok masraflarının ceplerinde kalması demektir YHT. Düzcelilerin sabah İstanbul, Ankara’ya gezmeye gidip akşam da Düzce’ye dönmeleri demektir YHT. Zaten hafta sonu başta Bolu, Sakarya, İstanbul, Ankara olmak üzere gezmeye giden birçok Düzcelinin akaryakıt parasının, otomobil masrafının cebinde Kalması demektir YHT. Türkiye’nin en yoğun karayoluna sahip olan bölgede kazaların azalması, canların yanmaması demektir YHT. Çünkü bir metropolden bir diğer metropole gitmek için yola çıkan insanların YHT ile 90 Dakikada ucuz, konforlu yolculuk yapmak varken kendi otomobilleriyle gitmeyi tercih etmeyeceklerdir. İşte bu nedenle ucuz, konforlu yolculukla ulaşım imkanı sağlanması demektir YHT. Bu kadar artısı olan bir projeyi halen istemeyen, desteklemeyen varsa Varsın YHT Düzce’den geçsin de istemeyenlerde binmeyiversinler

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal
TASARIM VE KODLAMA REKLAMBILISIM.COM