h Dolar %
h Euro %
h Tam Altın 7.515,81 %0,00%
h BIST100 %
a İkindi Vakti 16:50
Düzce 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
SABRİ ÖZDEMİR

SABRİ ÖZDEMİR

07 Mayıs 2019 Salı

MUSA VE ÖĞRENCİLERİ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Sanatın dünyayı değiştirme gücünü hissettim. His veren ve etki yaratan bir sergi olmuş. Sanat ve bilim birlikte. Kutlarım dostum. Eylemsel…”

Buna benzer bir iki tümce yazdım sergi defterine.

Çok etkilendim. Liseli öğrenciler güzel karşıladılar beni. Sergi alanında 3-5 kişiyle sohbet ettim. Yani aslında Musa’nın sergileri birkaç günlük bir istasyon gibi sanatsal bir ortam, sanatsal bir akış, sanatsal bir kaçış, sanatsal yüzleşmeler sağlıyor. Küçük öğrencilerim ise Musa’nın sergilerinden her zaman mutlu ayrılıyorlar.

Bu kez Musa ve öğrencileri teknolojinin ve yapay zekanın dünyalılara baskısına da değinmiş. Bilim, yazın ve sanat… Hepsi bir aradaydı. Albert Einstein ve Aziz Sancar vurgusu sergiye duygu ve düşünce katmıştı. Musa’nın sergilerinde gerçeküstü bakışın ayrıcalığı da hep hoşuma gidiyor. Musa’ya söyleyemedim. Bu sergilere uzaklardan birileri uğramalı ve nasıl olur bilmiyorum; müzik de işin içine katılmalı…

Sergiye gelenlere Kafka baskısı dağıtıldı. Bu işin geleneksel ve eylemsel yanıydı.

Üç günlük sergi herkese “SANATIN ETKİSİ”ni yaşattı.

 

Devamını Oku

Yerli malı yoğurdu

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Başka planları da var. Ancak öğrenciler yerli malı eylemi olarak önce yoğurt mayaladılar.

“Bereket, bolluk, üretim, tüketim, yetinme” gibi kavramlardan hareketle ve dünyadaki açlığın sona ermesi ve savaşların bitmesi dileğiyle; sınıf velilerinden Güneş BİLİR’in fikri ve Derya Duman ARSLANTÜRK’ün eşgüdümüyle okula getirilen sütü mayalayan öğrenciler, bir gün sonra ise üretilen yoğurdu nar, vanilya ve pudra şekeriyle karıştırıp “meyveli yoğurt olarak tükettiler. Cumhuriyet İlkokulu 1 C sınıfı ve Hayal Üretim Kulübü öğrencileri yerli malı haftasıyla böyle tanıştılar… Anne babalarının kendi çocukluklarında yaşadıklarını onlar ilk kez duyumsadılar. Öğrenciler öğretmenlerinin yazdığı “YERLİ MALIYIM” başlıklı aşağıdaki şiiri de toplu olarak okudular.
 
YERLİ MALIYIM
Ben elmayım, Kırmızıyım, sarıyım, Pek güzeldir tadım, Ben yerli malıyım.
Ben kazağım, Tatlı sıcak sararım, Renklerimle hep varım, Ben yerli malıyım.
Lıkır bir ayranım Kahveyim ve çayım Hem suyum hem havayım Bitmeyecek bir sinemayım Ben yerli malıyım…
Buzdolabıyım, bilgisayarım, Ayakkabıyım, çorabım, Şiirim ve şarkıyım, Çok şeyim ben unutmayın, Beni alın, beni alın, Ben yerli malıyım…
Devamını Oku

Dünyayı değiştirecekler

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Normal
0

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

/* Style Definitions */
table.MsoNormalTable
{mso-style-name:”Table Normal”;
mso-tstyle-rowband-size:0;
mso-tstyle-colband-size:0;
mso-style-noshow:yes;
mso-style-priority:99;
mso-style-parent:””;
mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
mso-para-margin-top:0cm;
mso-para-margin-right:0cm;
mso-para-margin-bottom:8.0pt;
mso-para-margin-left:0cm;
line-height:107%;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:11.0pt;
font-family:Calibri;
mso-ascii-font-family:Calibri;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;
mso-hansi-font-family:Calibri;
mso-hansi-theme-font:minor-latin;
mso-ansi-language:TR;}

“Okullar açıldı… Ama en erken zil onlara çaldı… Birinci sınıflar… Onlar için her şey geçen hafta başladı… Onlar kıpırdayan yürekleriyle bir vagona bindiler… Tren hareket etti… Özgür bir tren… Belki mavi, belki kırmızı bir tren, onların hayallerinden beslenen… Şimdi geleceğe yönelen… Her istasyonda yolu bilgiden geçen özgür bir tren… O güzel çocuklar… O gülen çocuklar…Barış için… güneş için… dünya için. Bu trene bindiler…Yaptıklarıyla, yaşadıklarıyla… Öğrendikleriyle, okuduklarıyla…Çizdikleriyle, yazdıklarıyla… Geleceğe güneş gibi gülecekler… Dünyayı değiştirecekler…”

Böyle yazmıştım onlar birinci sınıfa başlarken.

“Canım Öğrencilerim; Birlikte olduğumuz haftalar ve unutulmaz anılar için hepinize teşekkür ederim. Bu süre içinde her zaman muhteşemdiniz. Yönünüz bilime, sanata, sevgiye, barışa, doğaya doğru olduğu sürece bir yerlerde her zaman görüşürüz. Hisleriniz ve aklınız size her durumda yol göstersin. Unutmayın, farklı olmak iyidir ve varlığınızla her biriniz tüm insanlar içinde teksiniz. Karakterinizle dünyayı değiştireceksiniz. Yolunuz hep açık olsun. Hiçbirinizi unutmayacağım…” diye yazdım karne notumda ve Facebook’taki paylaşımlarımda onlar dördüncü sınıftan giderken.

#dördüncüsınıfbitti #thefourthgradeisover etiketlerini kullandım 4 yılın bitişini kodlarken.

Sevgimiz ayrılmasın.”, “Bitişte sevgi var.” ve “Dünyayı değiştirecekler…” dedim…

Ben öğrencilerimi hep sevdim ve onları hep özleyeceğim.

Şimdi ise şöyle diyorum:

Sevgili Çocuklarım; “Zaz” müzikleriyle başlamıştık, sessiz sedasız oldu gidişiniz. Hep başroldeydiniz. Uğurluyorum hepinizi, güle güle gidin özgür zamanlara. Tüm engeller yolunuzdan çekilsin. Müziği, sinemayı, dünyayı, fotoğrafı, tiyatroyu, kitapları, fotoğrafı sevin. Siz isterseniz dünya daha güzel döner. Bunu bilin. Zaman yine geçer. Ve bir gün bir yerlerde gözlerinizin önünden paylaştıklarımızdan sahneler geçer. Bir gün gözleriniz her şeyi daha iyi seçer. Şimdi ben gelecekteki düşlerinize yolluyorum sizi. Asla aynılaşmayın. Güle güle gidin. Dünyayı değiştirin

Unutmayın… Düşlerinizin gücü her şeye yeter…

Devamını Oku

BİR BU EKSİKTİ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Normal
0

21

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

/* Style Definitions */
table.MsoNormalTable
{mso-style-name:”Normal Tablo”;
mso-tstyle-rowband-size:0;
mso-tstyle-colband-size:0;
mso-style-noshow:yes;
mso-style-priority:99;
mso-style-parent:””;
mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
mso-para-margin-top:0cm;
mso-para-margin-right:0cm;
mso-para-margin-bottom:8.0pt;
mso-para-margin-left:0cm;
line-height:107%;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:11.0pt;
font-family:”Calibri”,sans-serif;
mso-ascii-font-family:Calibri;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;
mso-hansi-font-family:Calibri;
mso-hansi-theme-font:minor-latin;
mso-bidi-font-family:”Times New Roman”;
mso-bidi-theme-font:minor-bidi;
mso-fareast-language:EN-US;}

Şahaneydi o akşam Düzce’deki tarzınız…

“Sevgili Ece Gürsel ile sevgili Ayşen Erikli’yi Facebook’ta arkadaşım olmadıkları için etiketleyemedim. Bu arada; fotoğraf çekilirken Ferhat neredeydi bilmiyorum. Yokluğunu fotoğrafa bakınca fark ettim. Uzun zamandır bu kadar gülmemiştim. Hepiniz şahaneydiniz. Celal Abi’nin birkaç gün sonra olacağı anjiyo da, Berke‘nin migreni de şovu engellemedi… Sahne arkasında sizinle birlikte olmak da, sahne de sizi izlemek de çok güzeldi. Anlayışınız ve nezaketiniz için teşekkür ederim. Geçmişte ve bugün beni bir “terS gözlük” hikayesiyle anımsamanızı unutmayacağım. Arkadaşlığınız için teşekkürler… Hep böyle gülümseyin… Sevgilerim sizinle…”

Oyundan sonra Facebook’ta paylaştığım fotoğrafın altına böyle yazdım. Bu bir samimiyet ifadesi.

3 yıl önceki oyundan aklımızda kalan bir gözlük hikayesiymiş. Hikayeler insanları birbirine bağlar. “Ters Gözlük” hikayesi hiç yazılmamış olsa da hayatta ve belleklerde gülümseten bir etkisi var. “Hangisi Karısı” adlı oyunu üç yıl önce izlediğimde çok mutlu olmuştum. Çünkü gülmek insana mutluluk veriyor. Ama bu halim, üç yıl sonra “Bir Bu Eksikti” adlı oyunda izlediğim oyuncuların hayata kattığı güzel havayla da ilgiliydi. Bu oyuncuları çok seviyorum. Dört karakterli Can Törtop ve iki karakterli Ümmühan Kıldiş “hayata karakter lazım” sözümü tükenmeyen bir enerjileri ve eksiksiz oyunculuklarıyla başka bir yöne taşıdılar. Celal Belgil muhteşem sırıtışı, mükemmel performansı ve huzur veren nezaketiyle aklımda kaldı. Berke Hürcan yine sahneye çok yakıştı ve rolünü çok iyi sergiledi. Ece Gürsel bir oturdu, bir dikildi, zıpırca bir devinimi oyun süresince hissettirdi. Ferhat Balaban, oyundaki tiplemesiyle, her şeyi dalgaya alan adamın ifadesini gerçeği de öyleymiş gibi hep yüzünde taşıdı. Ayşen Erikli ve Sedat Dalar’ı da tanıdığım için ayrıca mutluyum. İkisi de sahneden salona sıcacık akımlar gönderdi.

3 yıl önce izlediğim oyundan sonra yazdığım sözleri yineliyorum:

“Neşe dolu bir sahnede her şey tıkır tıkır işledi. Oyuncular tek tek ve beraberce ne güzeldi…”

En güzeli oyunlarında her rolü oynayan bu dostlarımın gerçek hayattaki karakterlerinin pırıltısı sanırım. İyi insan olmak zor iş. Onlar iyi oyuncular ve iyi insanlar. Bir kez daha Düzce’ye uğradıkları için minnettarım…

Şimdi artık gözlüklerimizi takalım…

Devamını Oku

Bu kez Bob Marley

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bob Marley…
Bir müzisyen, bir filozof, bir efsane…
Öğrenciler bir efsaneyi çizmişler.
Musa Erişmiş’in atölyesinden çıkan resimlerin hepsi güzel. Ama 10 parçada Bob Marley ve diğer Bob Marley resimleriyle çocuklar çizdiklerine bir yön katmışlar.
 Bu çocuklar… Musa Erişmiş’in öğrencileri ne güzel iş çıkarmışlar. Bir insanın sahip olacağı en güzel şey bakış açısı. Bunu kanıtlamışlar.
Dünya için “barış” ve “iyilik” mesajı veren çocuklar sergilerinde Atatürk’ü baş köşeye koymuşlar.
 Hayatın içinde böyle güçlü bir sanatsal karşı koyuş görmek umut veriyor, her resim bir eylem yaratıyor…
 Bunun için İyi ki Musa Erişmiş ve öğrencileri var…
   Sanat ve elbette resim dünyayı değiştirebilir, değiştirecek…
 “Ruhun eğitilmesi” ifadesi Musa’nın iyi bir deyişi… Bu resimlerinde hepsi ruhla ilgiliydi. Oradaki resimlerin hepsi AVM’nin havasını değiştirdi. Yolu sergiden geçenler için bu iyi hareketti…
Sergiye uğrayanların yolu sevgiden de geçmiş oldu. Bu cümlemle Kayahan’ı da anımsamış oldum
Bob Marley baskılarını yediden yetmişe herkes sevdi.
Son iki sergiye ilişkin yazdıklarımdan seçtiğim cümleleri de katarak bu yılki sergiyi böylece özetledim.
Musa için kişisel sergisini beklediğimi de söyledim…
 Bir sergi daha umut dağıtıp gitti…

http://www.duzcedamla.com/images/FotoGaleri/1820_32313294-10211696307791477-4664904468565852160-n-46.jpg

http://www.duzcedamla.com/images/FotoGaleri/1820_32635746-10211704182068329-435012395320999936-n-copy-283.jpg

http://www.duzcedamla.com/images/FotoGaleri/1820_32461882-10211704183788372-6824548539075395584-n-309.jpg

http://www.duzcedamla.com/images/FotoGaleri/1820_32399347-10211703498771247-3205797137723949056-n-313.jpg

http://www.duzcedamla.com/images/FotoGaleri/1820_32446722-10211709004068876-8212528750479278080-n-277.jpg

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.