h Dolar 13,7016 %2.9
h Euro 15,5398 %2.9
h Tam Altın 12.265,31 %0,08
h BIST100 1.880,06 %1,22
a İmsak Vakti 06:23
Düzce
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Mehmet Şimşek

Mehmet Şimşek

29 Kasım 2021 Pazartesi

Düzce’nin Temmuz’la sınavı

1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir Temmuz ayını daha geride bıraktık.
Ne zaman takvimler Temmuz’u gösterse endişelenirim:
– Bu kez yine olur mu?
Geçen ay başında (7 Temmuz) Cumayeri, Çilimli ve Akçakoca ilçelerinde bulunan 4 köyde gece boyu etkili olan yağış yol çökmelerine, dere taşmalarına ve çok sayıda evde su baskınına yol açtı.
2 sene öncesine gidelim şimdi…
18 Temmuz 2019’da Esmahanım köyünde sağanak yağmurların yol açtığı sel baskını ve toprak kayması sonucu 7 hayatını kaybetti.
Kaderin garip cilvesine bakın ki bundan 60 yıl önce yine Temmuz ayında kelimenin tam manasıyla bir felaket yaşanmış.
Şimdi 1961 yılına gidelim ve neler olmuş bir görelim…
Dönemin Cumhuriyet Gazetesi Düzce’deki yaşananları manşetine taşımış:
Düzce’nin 30 köyü sular altında; bir kız çocuğunu seller sürükledi…

KÜÇÜK MELEN TAŞAN SULAR KÖYLERİ YUTUYOR!

Haberin ayrıntılarını okuduğunuzda Hollywood filmlerinde izlediğimiz kıyamet senaryolarından farkı olmadığını düşünüyorsunuz. 1 gün boyunca aralıksız süren şiddetli yağmurlar önce kuru dereleri ardından Küçük Melen’i taşırıyor. İlk etapta Çilimli,  Kışla (Gümüşova) ve Gölyaka nahiyeleri ile 30 köy sular altında kalıyor. 50 bin dönüm ekili arazi bir anda göle dönüşüp, 20 eve yıkılıyor. 500’e yakın ev hemen tahliye ediliyor. Binlere hayvan telef oluyor. Sular altında kalan bazı köylerle temas kesilmiş. Sel suları bazı yerlerde 2 metreye kadar yükselmiş.
Haberin devamı daha yürek burkucu…
Köylüler yiyecek ve hayvanların büyük kısmını evlerin üst katlarına topluyor. Efteni Gölü kenarında Yayla adı verilen meradaki binlerce hayvan ve bunlara bakanların oturduğu 50 haneli köy tam manasıyla suların altında… Bolu’dan gelen askeri birlikler ve Adapazarı’ndan gönderilen kayıklar acilen bölgeye sevk ediliyor. Ancak sular çok akıntılı olduğundan kayıklardan kısmen faydalanıyor.

KÂBUS GİBİ BİR SORU: PEKİ YA O DA TAŞARSA!

İstanbul-Ankara karayolu üzerinde bulunan Küçük Melen Köprüsü yanındaki köprü çökmüş. Sel sularının bir kısmı yolun iki tarafındaki kanallardan Büyük Melen suyuna akıyor. Orası da her an çökebilir. İstanbul-Ankara karayolu her an sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Ovayı inceleyen su mühendisleri 10 bin hektara yakın arazinin sular altında kaldığını ve zararın o günkü parayla 12 milyon lirayı bulduğunu tahmin ediyorlar. Zarar bununla da kalsa iyi… Ziraatçılar 50 bin dönümlük arazinin sular altında kaldığını ve zararın 5 milyon lira olduğunu belirtiyor.
Yetkililer alarm veriyor:
– Yağmurlar dinmediği takdirde Büyük Melen suyunun da kabarıp taşması işten bile değil…
Sel felaketinin sebebinde bilim insanları hemfikir:
– Düzce civarındaki ormanların 30-40 yıl önce yok edilip kuzey dağlarının çıplak bir hale gelmiş olması…
Bereket versin ki korkulan olmuyor…

30 KÖY SULAR ALTINDA KALIYOR

Ertesi gün ( 1 Temmuz 1961)…
Düzcemiz Cumhuriyet gazetesinde yine manşet:
Düzce’de sular altında kalan köylerin sayısı 90’a yükseldi…
Alt başlıklta şöyle yazıyor:
Kazazedelere yardım için İstanbul ve Ankara’dan kara ve hava kuvvetleri birlikleri hadise mahalline gönderildi… Sürekli yağmurlar neticesinde taşarak dün 30 köyü sular altında bırakan Küçük Melen suyu gece yükselmeye devam etmiş ve 90 köy sular altında kalmıştır. (Su altında kalan köylerden bazıları şöyle: Topçular, Hasanlar,  Arabacı, Hatip, Fideni Kürtler, İhsaniye, Hacıkadirler, Kahveleryanı, Adaköy, Hademiye, Şaziye). Şanslı sayılabilecek 60 köye ise kayıklarla ulaşılabiliyor. Sabah yağmurun dinmesi sonucunda sular biraz alçalmış ve İstanbul-Ankara karayolunun kuzeyinde bulunan 20 kadar köy su altında kalmaktan kurtulmuştur. Bu köylerde insan kaybı ve fazla miktarda hayvan telefatı olmadığı öğrenilmiştir. Köylü suların çekilmesiyle meydana çıkan mahsulün hiç olmazsa bir kısmının kurtulması için güneşin çıkmamasını temenni etmektedir. Aynı gün çıkan Milliyet Gazetesi’nde (2 Temmuz 1961) sel felâketinde Muzaffer Bilge adındaki kayıkçı ile oğlunun ağaca çarparak sandalın parçalanması sonucunda feci şekilde can verdiklerini okuyoruz.

DEVLET DÜZCE İÇİN SEFERBER

Hava Kuvvetlerinin helikopter ve nakliye uçakları Bolu’ya inerek hızla Düzce’ye yardım taşımaktadır. Dönemin Devlet Başkanı Cemal Gürsel, Başbakan Yardımcısı Fahri Özdilek başta olmak üzere İçişleri ve Bayındırlık Bakanı’nı Düzce’ye gönderilir.  Düzce’deki felâket TBMM gündemine taşınır. Devlet Düzce için seferber olur. Dönemin CHP’li Bolu Milletvekili Kemal Demir başta olmak üzere diğer tüm siyasiler vakit kaybetmeden yasama faaliyetine başlar. Zarar gören pancar üretcilerine Şeker Fabrikaları A.Ş yazlık tohumlar 5254 sayılı Kanuna göre zamanında temin edilmeye çalışılır. Zarar gören köylerdeki kereste ihtiyacı Düzce Orman İşletmeleri tarafından büyük ölçüde karşılanır.

4 SENE SONRA YİNE BENZER MANZARA

Ancak yaşanılanlardan ders çıkarılmaz.
Bu kez tam 5 sene sonra ve ne hikmetse yine Temmuz ayında ( 22 Temmuz 1965) aynı ölçülerde olmasa da benzer bir sel felâketin kucağında bulmuştur kendini Düzce…
O dönemde Düzce’de yayınlanan “Haftanın Sesi” gazetesi biraz da sitemle şöyle yansıtır haberi:
Korkunç! Sel felaketi beldemizi perişan etti…
Haberin devamı şöyle:
Zarar 40-50 milyon civarında. Radyodan bir tek Düzce kelimesinin duyulmaması, devamlı Bolu ve civarı demesi halkımız arasında üzüntüyle karşılandı…

ÜRPERTİCİ SÖZLER: ÖLÜLER MERGİÇ’TE BULUNURDU…

Sel felâketi ve Düzce ikiz kardeş gibi dersem abartmış olur muyum acaba?
Bunu sadece ben değil ‘hocaların hocası’ Prof. Dr. Enver Konukçu, 20 Aralık 2017 tarihinde Düzce TV’de ekranlara gelen Mehmet İbrahimoğlu İle Gündem programında söylüyor:
Son söz Enver Konukçu Hoca’nın:
(…) Biz de tütün ekiyorduk orada. Tabii çay taşıncaya kadar. Çay taştıktan sonra hepsi gidiyordu. Bolu Caddesi’nin olduğu yerden su aktığını ben biliyorum. Yani oradan bir dere akıyordu ve şehrin içine giriyordu. (…) Eskiden Asar Suyu hep eğlence yeriydi hem de üzüntü yeriydi. Neden? Sel baskınları. Yukarıdan ne kadar köylerden topladığı insan varsa ölüler en son Mergiç’te bulunurdu. Mergiç’in çok kötü kaderi var.  Yine Melen taştığında bütün ölüler Mergiç tarafında toplanırdı. Süleyman Demirel’in helikopterle geldiğini ve oralarda bir tur attığını biliyoruz. Herkes “Başbakanımız gelmiş” diye alkışladı. Sel baskını dolayısıyla Düzce’ye gelmişti. Asar Suyu Düzce’nin içine kadar giriyormuş. Düzce’nin içinden sular akıyormuş. (…) Asar Suyu’nun bir adeti vardı. Düzceliler beklerdi, odun falan toplamayalım, yakında Asar Suyu getirir derlerdi… Bahçelerde sonbaharda ne kalmışsa alır getirirdi. Su yatağın üzerine de çıkabiliyordu. Pazar yerindeki karpuz satan ve tekerlekleri su alıp getirdi. Eskiden tankerler orada yıkılırdı onlar da Melen’de toplanıyordu. (…)

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.