h Dolar 8,1550 %0.27
h Euro 9,7089 %0.27
h Tam Altın 7.301,09 %-0,63%
h BIST100 1.393,24 %-1.65
a İmsak Vakti 04:47
Düzce
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Mehmet Şimşek

Mehmet Şimşek

07 Nisan 2021 Çarşamba

Emanet çocuk!

Emanet çocuk!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Efsane firmanın sahibi yıllar sonra açıklamıştı…

Emanet çocuk!

Ne zaman Bolu Dağı Varan Tesisleri’nin önünden geçsem bulutlar arasından O’nun mütebessim çehresini görür gibi oluyorum…
Kahramanımızın ismi Nevzat Hüseyin Pekuysal
Bir başka deyişle yakın geçmişe kadar varlığını sürdüren şimdilerde başka sahipleri tarafından yeniden açılmış olan efsane otobüs firması Varan Turizm’in sahibi Hüseyin Pekuysal
Üç gün önce (3 Nisan 2002) vefatının 18. Yıldönümü olan bir gönül adamı…
Geçen sene sosyal medyada gözüme ilişince saklamıştım.
Şimdi o yazıyı paylaşmak istiyorum.
1963 yılının bir sonbahar günü.
Varan Turizm’in o zaman Ankara’da bulunan Küçük Tiyatro’nun hemen bitişiğindeki terminalinden İstanbul otobüsü hareket etmek üzere. Terminalde bir hareketlilik var.
14-15 yaşlarında, çocuğun elinden tutmuş bir baba, otobüse yaklaşarak kaptan şoföre:
“Oğlum Galatasaray Lisesi’ne gidiyor, yatılı okuyacak. Onu yalnız gönderiyorum. İstanbul’da güvenilir bir taksiye bindirip okuluna yollar mısın?” deyip ekliyor:
“Valizini de unutmasın”.
Kaptanın cevabı:
“Elbette siz hiç merak etmeyin” oluyor. Endişeli baba, nemli gözlerle, hareket eden otobüsün arkasından el sallıyor.
İki gün sonra baba, telaşlı bakışlar ve heyecanlı adımlarla terminale geliyor.
“Oğlumu Taksim’den Galatasaray Lisesi’ne götüren şahsın kim olduğunu öğrenmek istiyorum” diyor.
İstanbul terminalimizi arayıp soruyoruz; fakat ilginçtir ki, arkadaşlarımız bize bu şahsın kim olduğunu söylemek istemiyorlar.
Babanın telefon numarasını alıp ona sonucu bildireceğimizi söylediğimizde ise daha fazla dayanamayan baba gözyaşlarıyla anlatmaya başlıyor.
“Yahu kardeşim, o kişi kimse, oğlumla beraber idareye gitmiş. Kayıt işlemlerini tek tek tamamlamış. Bavulunu taşımış, teslim edilen eşyaları almış. Sonra yatakhanede onun çarşafını sermiş, nevresimini takmış, dolabını yerleştirmiş”.
Baba hıçkırarak anlatmaya devam ediyor.
“Ben ya da annesi gitseydik biz de aynısını yapardık” diyor. Derin bir “oh” çekiyoruz. Oysa ki, hiç de alışık olmadığımız bir şikâyet dinleyeceğiz korkusunu yaşıyorduk…
Bu kez daha ısrarlı bir biçimde çocuğu okula götüren şahsın kim olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz. Epey uğraştan sonra da hayretle öğreniyoruz kim olduğunu.
Çocuğu Galatasaray Lisesi’ne götüren şahıs Nevzat Hüseyin Pekuysal.
Yâni şirketin sahibi.
Yıllar sonra kendisine, “Nevzat Bey, bu olayı anımsıyor musunuz?” diye sorduğumuzda, gözleri doluyor ve insanın içine işleyen bakışlarını üzerimizde gezdiriyor.
“O baba, bana dünyadaki en değerli şeyini, oğlunu emanet etmiş. Ben bu emaneti başkasına nasıl emanet edebilirdim ki?” diyor.

YOLLARA DAMGASINI VURAN FİRMA

Varan Turizm, kaliteli servisinin yanı sıra bir otobüs işletmesi olarak Türkiye’de pek çok “ilk”e de imza efsane bir firma.  İlk seferlerine 1946’da İzmit-İstanbul arasında başlamış. 1952’de yatar koltuklu otobüsleri getirmiş. 1960’ta ilk kez şehir içi servis hizmeti vermeyi başlamış. Otobüs otogarlardan sefere başlarken, şehir içinde ilk bağımsız otobüs terminalini açmış: (Söğütözü/Ankara).
Dahası var…
Yabancı dil bilen hostes çalıştıran ilk şirketmiş. Seyahatlerde ilk kez sigara içilmeyen çift katlı otobüsleri 1986’da hizmete sokmuş. 1994’te Avrupa ve Türkiye’ de ilk kez real time on-line bilgisayar sistemi projesini hayata geçirerek, tüm Varan Turizm ofislerinden bilet satış ve rezervasyon işlemlerini gerçekleştirmiş. Telefonla bilet satış hizmeti veren ilk şirket olmuş (1995). Daha interneti kullanan sayısı çok azken, 1998’de dünyada ilk kez internet üzerinden bilet rezervasyon ve satış hizmetine başlamış. 2000’den itibaren otobüslerle kişiye özel TV, video ekranı ve çok kanallı radyo hizmeti vermiş. 2001’de ise otobüslerdeki video yayınlarında ilk kez sinema filmi, belgesel, müzik klipleri, sanat, magazin, eğlence ve sohbet programlarından oluşan Varan’a özel hazırlanan yayın kuşağı sunulmuş.

“MADEM DEVLET BİZE İHTİYAÇ DUYMUŞ”

Yıl 1981…
12 Eylül askeri döneminin ülkenin üstüne kâbus gibi çöktüğü zamanlar…
Dönemin Turizm Müsteşarı Varan Turizm yetkililerini bakanlığa çağırır.
Devlet Başkanı Kenan Evren’in, Varan Turizm’in Antalya hattı açmasını arzuladığı söylenir.
Radyo ve televizyonlarda sık sık çalınan “Antalya’da mutlu bir Hollandalı” şarkısı o günlerde ülkede başlatılan turizm seferberliğinin zorlama bir ifadesidir.
Konu merhum Nevzat Uysal Bey’e iletilir…
Nevzat Bey’in kararı merak edilmektedir.
“Düşünülecek bir şey yok” der Nevzat Bey ve ekler:
– Madem devlet bize ihtiyaç duymuş, derhal hazırlıklara başlayın…
Ve bir süre sonra Varan Turizm otobüsleri Antalya yolunda boy gösterir…

AYRICALIKLI HİSSETTİREN O ANONS…

Varan Turizm’in hüküm sürdüğü yıllarda müşterileri profili son derece nezihti. Otobüsler kesinlikle yolda durup yolcu almadığı gibi istek üzerine sağa yanaşıp yolcu indirmezlerdi. Otobüsler Gümüşsuyu, Kadıköy’den yola çıkıp çevre yoluna girdiğinde muavin anons yapardı:
“İstanbul’u Ankara’ya bağlayan 440 kilometrelik E-5 devlet karayoluna çıkmış bulunuyoruz. Yolculuğumuz boyunca üç kez mola verilecektir. Kaptan şoförümüz Emre Acar ile muavininiz ben Hamza Erdal hepinize iyi yolculuklar dileriz…”
İlk gençlik yıllarımda Ankara’ya giderken salt bu anonsu dinlemek ve kendimi ayrıcalıklı hissetmek için Varan otobüslerini tercih ettiğimi söylersem bana inanır mısınız?

VARAN TESİSLERİNE ÇIKMANIN HAZZI

Söz burasında o yıllarda Düzce’de yaşamış olan ben ve benden önceki kuşakların belli zamanlara ritüel haline getirdiği ‘Bolu Dağı’ndaki Varan tesislerine çıkmak” deyiminden de bahsetmezsek olmaz…
Arabası olan büyüklerimizin bizi toplayarak götürdüğü Varan tesislerindeki bol oksijenli havayı soluyup da eşsiz manzarayı seyretmek başlı başına bir keyifti. Hele hele tadı damağımda kalan meşhur domates çorbası ve bol köpüklü ayranı unutmak mümkün mü?
Mekânın üzerinize dayattığı ‘kendine çeki düzen ver’ hissiyle içeri girip demli çaylar yudumlanırken hasbıhal etmenin güzelliği belleğimde hâlâ tazeliğini koruyor.
Vefatının 18. Yıldönümünde merhum Nevzat Hüseyin Pekuysal’ı saygı ve rahmetle anıyorum…

 

 

 

 

 

Devamını Oku

Türkiye’de bir ilk

Türkiye’de bir ilk
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’de bir ilk
Düzce Orman Muhafaza Okulu

Geçen hafta Orman Haftası, 21 Mart ise ‘Dünya Ormancılık Günü’ ydü…
Sözü dolandırmadan getireceğim yer Düzce ve ormancılık…Bir zamanlar Düzce’nin ‘orman’la ve ‘yeşil’le anılıyor olması boşa değildi.
Bölgeyi çevreleyen bakir ve gür ormanlar sayesindedir ki, kentimiz ‘Yeşil Düzce’ olarak anılageldi.
Düzce’nin ormancılık alanında biricik bir konumda olması kısa zamanda kurumsal aktörlerini de üretmekte gecikmedi.
Bugünkü yazımda çoğu gençlerimizin isminden bile haberdar olmadığı; Düzce’nin gerek toplumsal gerekse eğitim hayatına damgasını vurmuş olan iki efsane okuldan özet yaparak bahsetmek istiyorum.
Bunlardan birincisi 1952 yılında kurulan Orman Muhafaza Okulu…
Diğeri ise Orman
Tekniker Okulu…
İlkinden başlayayım.
Bu okul öylesine bir ‘ilk’ti ki, sadece Düzce’de değil bu Türkiye için de bir ‘ilk’i teşkil etmişti.
Düzce’de 11 yıl ormancılık eğitim veren Orman Muhafaza Okulu’nun yetiştirdiği nitelikli mezunları Türkiye’nin dört bir yanına dağıldı, öğrendiklerini, bildiklerini yeni nesillere aktardı.
1963 yılına gelindiğinde ormanlarıyla öne çıkan bir başka bölgeye;
Kastamonu’nun Araç ilçesine nakledildi. 1973 yılından itibaren de ismi “Orman Muhafaza Memuru
Eğitim Merkezi”ne dönüştürüldü…
ÜLKENİN “İLK”LERİNDEN OLAN BİR OKUL YİNE DÜZCE’DE AÇILDI

Orman Muhafaza
Okulu tarih sahnesinden çekilirken, bu kez de aynı gelenekten bir okul daha eğitim hayatında ağırlığını koyacak, Türkiye’nin ilk kurulan eğitim kurumlarından olan Düzce Orman Tatbikat Memuru Okulu, isminden söz ettirecekti.
Yeni kurulan okulun o yıllarda ilçe olmasına rağmen Düzce’de açılmış olması tesadüf değildi elbette…
Düzce Orman Tekniker Okulu, 1953 yılında Düzce’deki Orman İşletmesi’ndeki Bakım Memuru Kursu binalarında, yeni okul tesisleri yapılıncaya kadar geçici olarak “Orman Tatbikat Memuru Okulu” adıyla orta dereceli yeni bir meslek okulu faaliyete geçti.
Daha önce kapanmış olan Orman Okullarının ders müfredat programları hemen hemen aynen uygulandığı bir eğitim kurumu. Yaz tatillerinde bile öğrencilerine orman içi uygulamalara ayrılır.
Uzun süren ‘orman içi’ uygulamalardan istenen netice alınamamış olması sebebiyle değişikliğe gidilmesi düşünülür ve diğer teknik alanlarda görülen teknik sınıfın ormancılığa da uygulanması prensibi kabul edilir. Ancak günümüze ulaşan kayıtlardan okulun emekleme dönemi diyebileceğimiz bu süreçte kültür dersleri ihmal edildiğini okuyoruz.

KÜLLERİNDEN DOĞAN KURUM ORMAN TEKNİKER OKULU…

1958 yılına gelindiğinde okulun ismi kalıcı olarak “Orman Tekniker Okulu” olarak değiştirilecektir. Yönetmeliği ve ders müfredat programları sil baştan düzenlenir. İlk dönemde ihmal edilen kültür dersleri yeniden gündeme alınır. 1’inci ve 2’nci sınıflara daha çok kültür dersleri, 3’üncü ve 4’üncü sınıflara ise ağırlıklı olarak meslek dersleri konulur. Böylece lise kültür dersleri iki yıllık bir programa sığdırılır. Ayrıca 3 ve 4. sınıflara sene sonunda birer ay olmak üzere okul müddetince iki aylık bir orman içi uygulaması yaptırılır.

GÖZ KAMAŞTIRICI BİR DERS LİSTESİ…

Okulun faaliyette bulunduğu yıllarda okutulan derslere göz attığımızda ortada son derece parlak bir yelpazeye rastlıyoruz. Sınıflarda aşama aşama okutulan derslere göz attığımızda neredeyse günümüzün üniversitelerine denk olan programla karşılaşıyoruz.
Sırasıyla bakalım:
Türkçe, Tarih, Coğrafya, Yabancı Dil, Beden eğitimi, Askerlik, Psikoloji, Sosyoloji, Aritmetik-Cebir, Geometri, Trigonometri, Topografya, Fizik, Kimya, Zooloji, Umumi Botanik, Ormancılık Botaniği, Jeoloji, Sağlık Bilgisi, Silvikültür, Orman Koruma, Amenajman, O.M.İ. ve Kıymetlendirilmesi, Odun ve Ağaç Ölçme, Fidan Yetiştirme-Ağaçlama, Orman İnşaatı, Avcılık-Balıkçılık, İdare Bilgisi, Meteoroloji-Klimatoloji, İktisat, Muhasebe, Hukuk, Umumi Ziraat Bilgisi, Orman Temel Bilgisi, Plân Tersimi ve Orman Tatbikatı…
Abdullah Arslan, Sabri Kara, Sami Ünal ve Tarık Barbaros Pilevne’nin birlikte hazırladıkları “Bir Kardelen Öyküsü Anadolu Türküsüydü-ORMAN TEKNİKERLERİ” adlı çalışmaya bakıldığında okulun binalarında yer alan üniteler oldukça
dikkat çekiciydi…
Bunlardan bazıları şöyle: Dersaneler, Fizik, Kimya ve mesleki eğitimin verildiği labaratuvarlar, kütüphane, spor salonu, lojmanlar, çamaşır makineleri, dikiş makineleri, boz dolapları, epidiyaskopi, projeksiyon, sinema makinesi, toprak analiz aleti, mikroskop, pülverizatör…
ESKİ MEZUNLARA YENİ FORMÜL…

Tekrar başa dönelim…
1953 yılında açılıp üç sene sonra (1956) ilk mezunlarını veren Orman Tatbikat Okulu 1959 yılında tamamen Orman Tekniker Okulu’na dönüştürüldüğünden 3 yılın içinde mezun ettiği 163 ‘Orman Tatbikat Memuru’ meslekte ayrı bir sınıf teşkil etmemesi bakımından bir formül devreye girmiştir. Orman Tatbikat Memurları 1 yıl sürecek kursun ardından görmedikleri derslerin de eğitim ve öğretiminden geçirilmiştir. Kursun bitirilmesi ardından diplomaları ‘Orman Teknikeri’ olarak değiştirilerek hizmete başlamışlardır. 1972 son mezunlarını veren Orman Tekniker Okulu’nun kaderi de bir önceki Orman Muhafaza Okulu’ndan farklı olmadı. Okul 1973’de kalan kısıtlı sayıda öğrencisiyle Trabzon’a nakledildi…

SÖZLÜ TARİH ÇALIŞACAKLAR İÇİN KAÇIRILMAYACAK FIRSAT

Orman Tekniker Okulu’ndan mezun olarak mesleklerinde zirveyi yaşayıp, ormancılık tarihini altın harfle yazan aktörlerin büyük çoğu bugün Düzce’de emeklilik döneminin keyfini çıkarmakta. Özellikle günümüzde önem kazanan yüz yüze görüşmeye dayalı sözlü tarih, yerel tarih vs. çalışması yapacak araştırmacılar için kaçırılmayacak bir fırsat…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.