h Dolar 8,3500 %-1.06
h Euro 9,9373 %-1.06
h Tam Altın 7.781,73 %-1,21
h BIST100 1.399,65 %0.48
a İmsak Vakti 02:00
Düzce 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
KENAN SERTOĞLU

KENAN SERTOĞLU

16 Temmuz 2021 Cuma

Suriyeliler ve bayramlar

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Suriyeliler gruplar halinde her bayramda memleketlerine gidip geliyorlar. Bir kimse bir yere birkaç gün kalmak için gidecekse, orada rahat edebiliyorsa gider. Yoksa rahat edemeyeceği yere neden gitsin? Bu bayram tatillerinden memleketinden uzak talebe ve işçiler faydalanır.

Genelde baba ocaklarına giderler. Çünkü orada rahat edebileceklerini düşünürler. Eş dost ile hasret giderirler, yeme içmeyi hiç düşünmezler. Kalacak, yatacak yerleri hazırdır, hiç düşünmezler. Hatta dönüşlerinde hüzünlü dönerler. Bir kısmı da cebi müsaitse tatil beldesini tercih eder. Orada rahat edeceklerinden oraları benimserler. Yani çoluk çocuk oralara giderler. Eğer izinleri, paraları varsa biraz fazla kalırlar.

Ama gel gelelim Suriyeli misafirler böyle değil. Bayramlar gelsin de memleketimize gidelim diye özlemle beklerler. Bu özlem ve hasretlik haklarıdır tabii. Böyle olmasa gruplar halinde memleketlerine giderler mi? Gitmezler elbet. Ama benim anlamadığım bayram bitince neden geri dönüyorlar? Orada kendi evlerini, akrabalarını, arkadaşlarını bırakarak kendileri için yabancı olan bizim memlekete neden geri dönerler? Savaş dediğim bitti sanırım, savaş olsa buradan gitmezlerdi zaten. Yer yer belki ufak tefek kargaşalıklar olabilir. Böyle şeyler her memlekette vardır. Bunlar öz memleketini terk etmeye sebep olamaz, olmamalı. Hatta böyle şeyler varsa memleketi kurtarmak için savaşanlara katılmalıdır. Memleket böyle kurtarılır. Türk milleti, yani bizler böyle yaptık ve birçok şehit vererek memleketimizi kurtardık. Yoksa kaçarak değil.

Başka yerlerde keyif yaparak memleket kurtulmaz. Başkaları kurtarsın diye beklenmez. Bizim onlara yapacaklarımız zamanında, başlangıçta yapıldı. Misafirperverlik bir yere kadar. Artık gitme zamanı geldi gibi geliyor bana.

Bugüne kadar yaptığımız fedakarlıklar yeter, helal olsun. Ama artık biz bizim yerlerde rahat edelim. Sanırım birçok vatandaşım böyle düşünüyordur. Bilmem haksız mıyım? Herkesin yurdu kendisi için güzeldir, kutsaldır.

Elbet zaman zaman bazı zorluklar olur, katlanacaksın. Yurt dediğin kolay kolay terk edilmez. Mücadele gerekirse kimseden medet umulmaz, kendin mücadele edeceksin, kendin direneceksin. Ter dökmeden hiçbir şey kazanılmaz. Bunu kafaya sokmak lazım. Ben böyle düşünüyorum. Herkesin kurban  bayramını şimdiden kutluyorum.

Sevgi ve hürmetlerimle…

Devamını Oku

Yazık Konuralp’e

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçenlerde bir havale için Konuralp PTT’sine gittim. Baktım kapalı. Sağa sola sordum, aşağı yukarı 1 yıldır kapalı olduğunu söylediler. Çok yazık, zamanında Konuralp’e yakışan güzel bir Belediye binası ve çok yakınına da yine güzel bir PTT binası yapıldı. Vatandaşlar için güzel bir şeydi. Düzce’ye merkeze gitmekten kurtulmuş, hizmet ayaklarına gelmişti. Elbet güzeldi. Değil mi?

Konuralp Belediyesi lağvedilip Düzce’ye merkeze bağlanınca sevindik. İşte büyüdük ve hizmetler daha iyi olacaktır diye düşündük. Ama maalesef Konuralp halkı ve çevre halkı hüsrana uğradık. Çünkü işler tamamen tersine döndü. Önce tarihi hamam ihya edilecek diyerek üstündeki iyi kötü bir kaç yıllık 2 katlı Belediye Sosyal Tesisi söküldü. Hala yapılmadı, bu gidişle yapılacağı da yok. Sağlık ocağının yanında iki katlı birkaç lojman binası vardı, onlar onarılıp faydalanılabilirdi. Onlarıda yıktılar ve hala boş arsa duruyor. Merkez Caminin yanındaki türbeyi yıktılar ve hala tam yapılamadı. Bunlar gibi daha birçok görmediğimiz yerler vardır sanırım.

Ben yaşım nedeniyle otobüslere binemiyorum, almıyorlar. Peki Düzce’ye merkeze nasıl gideceğim, havaleyi nasıl göndereceğim. Özel arabam yok. Taksi mi tutayım. Yazık değil mi bana, benim gibilere.

Daha önce de yazmıştım, Konuralp’in gerçek sahibi yok, kalmadı. O belediyeler, PTT’let ve diğer bazı hizmetleri Konuralp’e getirmek için ne mücadeleler verildi biliyor musunuz? Eski büyüklerimiz, yılmadan, usanmadan uğraştılar. Gerektiğinde Ankara’ya gidip yetkililere yalvarıp yakardılar ve o şekilde zamanında gereken hizmetleri memleketimize kazandırdılar. Şimdi bu işler daha ziyade muhtarlara düşüyor. Birleşip bağırmaları, çağırmaları gerekiyor. Madem halk sizlere oy verdi ve seçti, sizde hizmet için mücadele için gerekli yerleri rahatsız edeceksiniz. Ta ki o hizmet gelinceye kadar.

Mesela Akçakoca yolu üzerindeki betonarme köprü yapılınca yol Konuralp’e uğramadan doğudaki Tepelerden yapılacaktı. Öyle olsaydı Konuralp sapa bir yerde bakımsız ve köhne bir şekilde kalacaktı. Bu yolun şimdiki şekilde Konuralp’ten geçmesini sağlamak kolay olmadı. Ne mücadeleler verildiğine ben canlı şahidim. Allah o büyüklerimizden razı olsun, gani gani rahmet eylesin. Şimdi öyle mücadeleci, istediğini koparan kişiler nerede, nerede öyle muhtarlar nerede?

Selam ve saygılarımla…

Devamını Oku

24 Nisan günleri

0

BEĞENDİM

ABONE OL

1915 Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti de savaşta idi. Müttefikimiz Alman Devleti ile birlikte savaşı kaybetti. Ve yüzlerce yıl süresince birlikte ve huzur içinde yaşadığımız bazı vatandaşlarımız emperyalist devletlerin kışkırtmalarıyla Osmanlı Devleti’ne baş kaldırdı, isyan etti. Osmanlı Devleti’ne karşı savaşmaya başladılar. Bunlardan biri de Ermeni milletidir. Daha ziyade Rusların kışkırtmasıyla gerçek düşmanmış gibi kıyasıya savaştılar.
Savaşta galip gelmek için her türlü imkanlar kullanılır, savaş bu canlar tek taraflı yanmaz. Kanlar her iki taraftan ve acımasızca akar. Bu meyanda birçok Ermeni aileleri savaş alanından uzak yerlere tehcir (yani zoraki göç) edildi. Ve neticede yenildiler. Yenildiler ama her iki taraf perişan oldu, ıstırap çekti.
Bunu unutmak gerek. İşi tek taraflı düşünmemek lazım. Her iki taraf için korkunç bir durumdur. Gerçi savaş her zaman kötüdür. Çünkü her iki taraf da can kaybı ve yaralanmalar vermektedir. O bakımdan bu soykırım değildir, nefsi müdafaadır bence.
Tarihteki bu olayların en iyisini tarihçiler bilir. Her iki devlet arşivlerinde bunlar mevcuttur. Gerçekler orada yazılıdır. Meraklılar oradan öğrenebilirler. Soykıyımı olup olmadığı orada görülür, doğrular orada yazılıdır. Bilhassa Amerika Devleti ne önerilir. Sonra da aynaya baksın, arşivleri incelemeden ağız kalabalığı ile soykırımı diye bir tarafı suçlamak hiç doğru değil, kimseye fayda sağlamaz. Hele Amerika milyonlarca gerçek Amerikalı Kızılderilileri (en az 70 milyon) yok edip yerlerine kendileri yerleşti. Bunu bütün dünya biliyor. Batı devletlerinin çoğunun soykırımları da az değildir. Bir bir saymaya gerek yok. Cezayir, Hindistan ve Afrika Devletleri gibi masum insanlar topluluğu. Onların çoğu büyük önderimiz Atatürk sayesinde gözlerini açtı. Amerika ise hiç boş durmadı ve durmuyor. Çeşitli bahanelerle savaşlar çıkarıp hem her iki tarafa silah satıyor, hem soykırımları gerçekleştiriyor. Başkalarını suçlayacağına kendisini sorgulasın.
O halde her 24 Nisan günlerinde bu terane neden oluyor? Bu işler Amerika başkanlarına mı ait? Onların başka işleri yok mu? Joe Biden’ın 100 küsür yıl sonra bu işi kaşınmasının sebebi nedir, kime faydası vardır? Bırakın bu işleri de komşu devletimiz Ermenilerle bizler konuşalım, anlaşalım, iyi geçinelim. Geçmiş zaman acıları unutmamak kaydıyla bugünleri düşünelim. Hasımane değil dostane geçinelim. Düşmanca düşünenler yurdumuzda yaşayan milyonlarca Ermenileri rahatsız ediyor. Gerçek Ermeni dostlarımız, kardeşlerimiz barış istiyor, iyilik istiyor. Bugünü düşünmüyor, iş, aş istiyor.
Dostluk, kardeşlik her işi çözer. Artık emperyalistlerin oyuncağı olmayalım. Onlardan asla fayda gelmez. Çıkarları bitince seni iterler, arkadan vururlar. Aha Türkiye’nin durumu. Teröristleri besleyen onlar, silah veren onlar, kışkırtan onlar. Tavşana kaç, tazıya tut diyorlar. Onun için Onlara bilhassa Amerika’ya güven olmaz. Biz geçmişte en son 1975’te onların kalleşliğini gördük. Gerçi gerekli cevaplar verildi ve de kendi savaş malzemelerimizi yapmamıza neden oldular. Yani kötü komşu mal sahibi yapar misali. Anlaşılan hiçbir devlet başka devletlerden fayda ummasın. Devletler arasında, hele komşu devletler arasında iyi geçinmek, birbirinin işlerine karışmamak lazım. Düşmanca değil dostça hareket edilmeli. Kriz durumlarında birbirine yardım etmeli. İnsanlık bunu icap eder düşüncesindeyim. Kimse bir başkasına gölge etmesin, yeter…
Sevgi saygı ve hürmetlerimle…

Devamını Oku

Yalan

Yalan
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Öyle bir dünya ki gerçekten yalan,

Bilmeden gelmişsin sende oyalan,

Bir rüyadır sanki hay huyla geçen,

Zamansız giderken ağlaşır kalan.

 

Gelirken ağlarsın garip dünyaya,

Sonra bir dalarsın miskin hülyaya,

Aymazsın bir türlü bu yalanlardan,

Oysa tez biterya git sen de yaya.

 

Ömür bir geçittir hayat yolunda,

Yaptığın iyilik kalır kolunda,

Hor görme kimseyi hepimiz kul’uz,

Bugün var isek de yokuz sonunda.

 

Bir gölge gibiyiz ne yapsak boş,

Varılmaz bir yere koşarsan da koş,

Onun için sapma Hak’kın yolundan,

Dürüst ol, sev, sevil, hep olasın hoş.

 

Kaynaş herkes ile kardeş gibi ol,

Din, dil, ırk ayırma sevgi ile dol,

Hak hukuku koru tutma güçlüyü,

Haklıdan yana olsun gittiğin yol.

Devamını Oku

Ali Beşer’i anarken

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bak Ali bey yıllar çabuk geçiyor,

Geçen yıllar sevdiğini içiyor,

Biz fark etmesekte bu işler böyle,

Hoşlandığı kişileri seçiyor.

Yaşarken tüm her şeye dikkat gerek,

Hayat için fark etmez kadın erkek,

Şu fani dünyada dürüst olmalı,

Maalesef bu hasletlik çok seyrek.

Sen gittin gideli hasretle dolduk,

Bu rezil dünyada çabuk yorulduk,

Onun için burada olmadığına,

Bir yerde şükret ki bizler hep solduk.

Çünkü biz misafiriz bu dünyada,

Merak etme geleceğiz sonunda,

Bu pandemi bizler için hoş değil,

Sanma ki biz rahatız buralarda.

Bizim alemi soracak olursan,

Berbat mı berbat her kime sorsan,

Bu pandemi bizleri hapseyledi,

Ahlar çekmeyiz havayı bulursan.

18 Mart’lar sağ olana bitmez,

Yazmak isteyene kalemler yetmez,

Sen merak etme DAMLA MATBAA’nı

Merak edersen işler iyi gider.

Asu hanım tüm işi yürütüyor,

Çalışanlarsa işi götürüyor,

Korkmana gerek yok bu hep sürecek,

Çünkü herkes işini çok seviyor.

Sanırım kabristan buradan iyidir,

Çünkü gelen yok iyisi kabirdir.

Herhalde herkes asude yatıyor,

Böyle olmayansa hain biridir.

İşte böyle aziz dostum, kardeşim,

Hep hüzünlüdür dostlar ile eşin,

Başka yeter dersen ruhun şad olsun,

Az bile olsa yazmak benim işim.

İ. Kenan Sertoğlu

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.