h Dolar %
h Euro %
h Tam Altın 7.515,81 %0,00%
h BIST100 %
a İkindi Vakti 16:50
Düzce 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
KENAN IŞIK

KENAN IŞIK

28 Ocak 2021 Perşembe

İşte Başkan işte Düzcespor’a gönül verenler

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Köşe yazmayalı neredeyse 5 ay oldu. 5 ay sonra tekrar daktilonun başındayım ve artık en azından 15 günde bir köşe yazılarıma devam edeceğim.
GÖKHAN KAPOĞLU
Muhabirliğe 1985 yılında başladım. Benim muhabir olarak başladığım Düzce Damla gazetesinde spor müdürlüğümüzü Mehmet İbrahimoğlu yapıyordu. O günden bu güne kadar hasbelkader sporun ve Düzcespor’un içindeyim. Onlarca Düzcespor kulüp başkanı tanıdım, onlarla sohbetler, haberler yaptım. Halen Düzcespor kulüp başkanlığı görevinde bulunan Gökhan kapoğlu Düzcespor tarihinin en başarılı başkanlarından biri diyebilirim. Bunu yaptıklarıyla zaten ortaya koydu. Kapoğlu, göreve gelir gelmez milyonlarca borçla karşı karşıya kaldı. Düzcespor’un tabir yerindeyse uçan kuşa borcu vardı. Gökhan Kapoğlu gerek kendi cebinden ve gerekse yönetimi kurulu ve sponsorların desteği ile Düzcespor’un borçlarını büyük ölçüde kapattı, Düzcespor’a itibar kazandırdı. Elbette kulübü verdiği paraların bir bölümünü görevi bıraktığında alacak .Ancak Gökhan Kapoğlu Düzcespor’u Düzce ile birleştirdi ve bu takımı şampiyon yaparak bırakacak. Ben gönülden inanıyorum. Şimdiden Gökhan Kapoğlu için Düzcespor’un efsane başkanlarından biri rahatlıkla diyebiliriz.
DÜZCESPOR İÇİN HERKES ÇALIŞIYOR
Hiçbir sürekli gelirin olmadığı Düzcespor için yönetim hatıra bilet kampanyası başlattı. Başkana ve yönetime güvenen Düzce’liler biletlere yoğun ilgi gösterdi. Siyasi partilerden, odalara, en küçük esnaftan en büyük iş adamlarına kadar her kesimden biletler alınıyor. Düzcespor taraftar grubu kırmızı şimşekler biletlerin satılmasına katkı sağlıyor. Düzce basını bu konuda tam birlik içinde. Gazeteci arkadaşlarımız Hasan Kaya, Cihat Tutkun başta olmak üzere biletlerin satılması ve bilet alanların gazetelerde onura edilmesi için büyük çaba gösteriyorlar. Yönetimin hedefi en az 15-20 bin bilet satmaktı. Ben bu rakamın geçileceğine inanıyorum. Bilet alanlar bilet paralarının Düzcespor için harcanacağına gönülden inanıyorlar, gönül rahatlığı ile bilet alıyor. Düzcespor yönetimi bu konuda olağanüstü gayret gösteriyor. Düzcespor’un böyle bir desteğe gerçekten ihtiyacı var. Pandemi dönemi bittiğinde yapılacak Düzcespor gecesi Düzcespor için bir diğer alternatif gelir projesi olabilir.
DÜZCE VALİSİ BİLET ALMALI
Düzcespor mülki amirler konusunda şanssız bir takım. Maalesef yıllardır sporu seven, Düzcespor’un ve Düzce’deki diğer amatör sporları takip eden bir Valimiz yıllardır yok. Ben Düzce Valisi Cevdet Atay’ı göreve geldiği günden beri ne bir Düzcespor maçında, nede ilimizi erkekler 1.voleybol, kadınlar ve erkekler 1. Basketbol liginde temsil eden Global Connetc Travel Düzce takımlarının maçlarında görmedim. Valimizin en azından Düzcespor hatıra bilet olarak kampanyayı destek vermesini bekliyoruz. Tabi Ümit Yılmaz dışında Ayşe Keşir ve Fahri Çakır milletvekillerimizi de kampanya desteğe davet ediyoruz. MHP milletvekili Ümit Yılmaz gerekeni yaptı ve neredeyse her maçta, her etkinlikte Düzcespor’un yanında.
SON SÖZ
Düzcespor’un çok iyi bir kulüp başkanı ve yönetim kurulu var. Kadromuz bu ligin üstünde. Ara transferlerin daha ilk haftada takıma katkı vereceğini gördük. Takımı tecrübeli bir teknik adam çalıştırıyor. Düzcespor taraftarı her zaman takımın yanında. Düzcespor futbolcuları, teknik kadrosu hak edişlerini günü gününe alıyor. Gruba baktığımızda bütün takımlar istikrarsız. Uzun lafın kısasa Düzcespor için bu sezon 2. Lig kesinlikle hayal değil. Hele birde Tribünler taraftarlara açılırsa işimiz daha da kolay. Sosyal medyada Düzcespor taraftarının paylaştığı bir söz var. “O sene bu sene”

Devamını Oku

Denetleme-me

0

BEĞENDİM

ABONE OL

-Ne buranın hali?

Ne var bey abi?. Gördüğün gibi gıda imalatı yapıyık.

–Ayyyy  Bu böceklerin burada ne işi var ?

-Hangi böcekler bey abi ?

-Ahaaa bu böcekler

-Hiiii. Lan bunlar bizim böcekler değil ki. Dimi lan Avni ?

-Bi bakayım abi

-Haydaaaa. Siz kendinize ait böcekleri nereden biliyorsunuz ?

-Amma yaptım be abi. İnsan hiç kendi böceklerini tanımaz  mı?. Lan Avni bu böcekler bizim mi?

– Yok be usta. Bunlar yandaki tatlıcının böcekleri. Her halde bizi ziyarete gelmişler. Eee bu ülkede seyahat özgürlüğü var.

-Tamam böcekleri anladık. Peki bu örümcek ağlarının burada ne işi var?

Hiiii .Abi o kadar okumussun, hala çakmadın. Örümcekler ne ile beslenir ?

-Bize fakültede örümceklerin beslenmesini öğretmediler

– Yaaa demek her şey okul bitirmekle olmuyor. Bizde hayat okulunda okuduk. Bey abi buralarda sinek bol olur. Buraya sinek ilacı sıksak, bi sürü para, birde sinekler bizim yaptığımız şeylerin içine düşüyor. Bunun için bizde örümcekleri  burada tutuyoruz. Bu sayede biz sineklerden kurtuluyoruz, örümceklerde karnını doyuruyor. Bir  nevi çıkar ilişkisi, ortaklık.

-Ayy burada kedinin ne işi var. Hemde 2-3 tane birden

-Abi kediler derken  kırıcı olma. Onlar bizim sigortalı işçilerimiz

-Nasıl yani?

Nasılı varmı abi. Nasıl bazı belediyeler çöp toplamak için katırları, atları kadroya alıyorsa, bizde kedileri buradaki fareleri yakalamak için aldık.

– Ne yani burada farade mi var?

– Ooooo sanki senin evinde yok. Farenin girmediği yer mi var? . Bu kediler olmasa fareler bizi de yer. Hem kediler aynı zamanda sigorta görevi görüyor

-Ne sigortası ?

-Elektrik sigortası değil herhalde. Biz yemekleri sürekli açık tuttuğumuz için kediler ağızlarını sokup buradan yemek yiyor. Kediler yemek yedikten sonra onların haline bakıyoruz. Eğer zehirlenmemişlerse müşterilerimize sunuyoruz. Nasıl iyi fikir dimi ?

-Pes yani. Sizin gibi hazır cevap birini daha görmedim. Kardeşim burayı süresiz kapatıyoruz. Koşullar düzelene kadar çalışma yok. Haaa birde bu köpekleri soracaktım. Köpeklerin burada ne işi var?

Hiiii. Onlar  sizin gibi burayı kapatmaya gelen görevlileri ısırıyor. Hatta bazıları kuduz. Nasıl hala kapatıyormusun bizim dükkanı?

 

 

Devamını Oku

35 yıl

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Matematikle aram hiç iyi değil ancak 2020’den 1985 çıkınca geriye 35 kalıyor. Bu rakam benim Damla gazetesindeki  yazı sürecimi gösteriyor. Evet Düzce Damla gazetesinde tam 35 yıldır yazıyorum (1yıl hariç) Bu rakam Düzce gibi yerel bir gazetede  küçümsenecek bir rakam değil.

35 YIL ÖNCE

YIL 1985. Askerden yeni tezkere aldım. Maymun iştahlı ve istikrarsız biri olarak  o yıla kadar en az 20 farklı iş kolunda çalıştım. Kahvede otururken Damla gazetesinde bir haber ilgimi çekti.Gazetede ilanda “Muhabir aranıyor” sözü üzerine düşünmeden  gazeteye gittim. Dokumacı pasajından bulunan Damla gazetesini sora, sora buldum. İkinci kata çıktım. Karşımda rahmetli Ali abi (Beşer) yanında o dönemin magazin müdürü Ayşe Şen. Selam verdim, muhabirliğe talipli olduğumu söyledim. O günlerde omzu düşük, serseri tipli biriydim.  Ali abi ve  Ayşe’nin beni tepeden tırnağa süzdüğünü sezdim. Onların aklından Biz badigart değil muhabir arıyoruz, bu tiple gazetecimi olunur” geçtiğini fark ettim. Uzatmayalım. Ali Abi 1 haftalık deneme süreci olduğunu, bir haftalık çalışmadan sonra karar vereceğini belirtti. Başarılı bir haftanın ardından gazetede resmen muhabir olarak çalışmaya başladım. O dönem  yazı işleri müdürümüz Atilla Gösterişli idi. İbrahim adındaki muhabir Üniversiteyi kazanmış, onun yerine ben muhabir olmuştum. Diğer işlerde olduğu gibi bu işte de sıkıldım. 6 yada 7 ay sonra işten ayrılacağımı söyledim.  Neden diye  sormadılar, sıkıldığımı anladılar. 6 aylık süre içinde daktilo ile yazı yazmayı öğrendim, haber yazmayı, mizanpaj yapmayı öğrendim (Mizanpajı her gün elimizle yapıyorduk, fotoğraf makinesi  kullanmasını, film tab etmesini öğrendim. Sporu çok sevdiğim için o süre içerisinde  spor müdürümüz Mehmet İbrahimoğlu ile birlikte   maçlara gittim, spor yazıları yazmaya başladım.  Ayrılana kadar  “ Veee bir zamanlar, İşte Cumartesi İşte Mizah, Gülmece-Güldürmece” köşelerini hazırladım. 1986 yılında İmam-Hatip Lisesine memur olarak göreve başladım. Günün birinde Anıtparkta  Atilla Gösterişli ile karşılaştım. Gel bir çay içelim konuşalım dedi. Kendisi bana spor ve mizah yazıları yazmamı teklif etti. O dönemler Gırgır, Fırt, Çarşaf gibi mizah dergilerine kısa öyküler yazıyordum. Atilla Gösterişli’nin teklifi ile yaklaşık 1 yıl sonra tekrar Damla ailesine geri döndüm. 1990 yılında Mehmet İbrahimoğlu basından elini, ayağını çekince   Fotospor, Tercüman gazetelerinin bölge muhabirliğini verdi. O gündür, bu gündür sürekli yazıyorum. Kısa bir dönem Düzce TV maceram oldu, onun dışında hep Damla ailesi içinde kaldım.

ÇOK İYİ İNSANLARLA ÇALIŞTIM

Yıllardır  memur olduğum için  Valilik oluru ile Düzce Damla gazetesinde spor sorumluğu görevinde bulundum, mizah sayfaları , yazı dizileri hazırladım. 35 yıl içinde çok değerli isimlerle çalıştım. Atilla Gösterişli, Kerami Beşer, Mehmet İbrahimoğlu, Ayşe Şen,İhsan Çetin,  Canan Üstüner, Birsen Turan, Akif  Çodur, Ahmet Çodur, Lütfi Şimşek, Nuran Türkyılmaz,Aslı Önenç  Atik, Çetin Aydoğan, İmran Sert Duman, Mücahit Özcan,Çetin Resuloğlu, Alparslan Tayman, Fatma Şahin, Jan Berslen Devrim,Şule Ayaz Kartal, Altan Korkmaz, Hüseyin Akçay, Hüsnü Ovalı, Sevil Seymen, Uğur Seymen, Zeki Kibar, Elçim Açıl, İsmail Ohlaz, Sinan Fazlıoğlu, Esra Kaplanbaba, Elif Varol ,Nurhan Yılmaz Damla ailesinde birlikte çalıştığım ve aklımda kalan isimler. Unuttuklarımdan özür diliyorum. 35 yılda çok isimler geldi geçti.

ŞİMDİKİ DAMLA

Ali abinin vefat etmesinin ardından bu bayrak şimdi çocuklarının elinde. Asu Beşer, Ela Beşer ve Can Beşer kardeşlerle birlikte çalışıyorum. Ben Damla gazetesine başladığımda onlar çocuktu, şimdi patronum. Gazeteciliğin her yönü ile dibe vurduğu,  itibar kaybettiği şu günlerde Düzce Damla olarak ilkelerimizden vazgeçmemek için çaba gösteriyoruz.Damla gazetesi yıllardır ilklerin öncüsü oldu, sadece gazetecilik yaptı, gazeteciliği silah olarak kullanmadı.  Gazete 40 yılı, ben 35 yılı geride bıraktık. Yapılacak çok iş var. Nice yıllara Damla

 

Devamını Oku

Bu oyunu mutlaka izleyin

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu oyunu mutlaka izleyin. Düzce tiyatrosunun önemli isimlerinden biri olan Selçuk Develi’nin arkadaşları ile birlikte  kurduğu “Selçuk Develi  Tiyatrosu”nun ilk oyunu olan 7 Kocalı Hürmüz mutlaka izlenmesi gereken bir komedi. Uzun yıllardır Düzce şehir tiyatrosunda birlikte çalışan ekip tarafından hazırlanan ve oynanan oyun her yönü ile izlenmeye değer. Sadik Şendil tarafından  yazılan ve artık bir klasik olan 7 Kocalı Hürmüzü  Düzce’li tiyatrocular çok iyi yorumluyor. Aralık ayı biletlerinin tükendiği belirtilen bu oyun Ocak ayında tekrar sahnelenecek. Başta yönetmen Selçuk Develi olmak üzere oyunda rol alan sanatçıları, perde arkasındaki  isimsiz kahramanları tebrik ediyorum.  Tiyatroya gönül vermiş, hasbelkader  9 oyun yazmış, farklı tiyatro gruplarında rol almış amatör  tiyatrocu  olarak bu  oyunu mutlaka izleyin diyorum.

DÜZCE BELEDİYESİ SANATA DESTEK OLMALI

Düzce Belediyesi nedendir bilinmez Düzce Şehir tiyatrosunun kapısına  kilit vurdu. Gerekçe olarak maliyet gösterilmiş. Her Cuma günü  az sayıda insanın dinlediği ve çoğunluğunu iktidara yakın isimlerin oluşturduğu  konuşmacılara verilecek  para ile şehir tiyatrosu ayakta tutulabilirdi. Düzce Belediyesi geçmiş yıllarda Düzce’deki amatör tiyatro gruplarından oyun sahnelenmesi için salondan profesyonel tiyatrolarla aynı paraları istedi, amatörde oyunlarını sergileyemedi. Düzce Belediyesi başta tiyatro olmak üzere bütün sanat dallarına destek olmalı. Yaklaşık 20 yıl önce Düzce’de  en az 5 tiyatro grubu vardı.  Celil Yağız ve arkadaşlarının kurduğu düzce Şehir Tiyatrosu,  rahmetli Akif Çodur’un Düzce bölge tiyatrosu, Selçuk Develi ve Nurullah Çelebi’nin özel tiyatrosu, bizim  Cafer Göksu, Nuri Baykal  ile birlikte kurduğumuz Düzce Kültür ve Düzce Yeşilkent tiyatroları vardı. O dönemde sadece Düzce Gençlik merkezinde çalışma imkanımız  vardı. Sırayla salonda çalışır, oyunlarımızı sırayla sahnelerdik. Gençlik Merkezi müdürleri her gruba merkezin anahtarını verir, bizler kapımızı kendimiz açıp, kendimiz kapatırdık. Salon ücreti olarak çüzzi bir ücret öderdik. Yıl 2020 durum ortada. Düzce’de çok sayıda salon var ancak amatörler yüksek ücretler nedeniyle oyunlarını sergileyemiyor. Düzce Belediyesi sanatta lokomotif  görevi yapmalı., Düzce’li sanatçılara destek çıkmalı.

OYUNLARIMI AMATÖR GRUPLARA VERECEĞİM

2 yıl önce 2 yeni oyun yazdım. Bu oyunlarla yıllar sonra tekrar tiyatroya dönüş yapacaktım.  Tiyatromuzu yeniden toparlamaya başladığımız günlerde yönetmenimiz, tiyatromuzun kurucusu Cafer Göksu’yu kaybettik ve hayallerimiz gerçekleşmedi. Yazdığım komedi oyunlarını amatör gruplarla paylaşmak isterim. Bunun dışında geçtiğimiz yıl yazdığım tamamen özürlülere yönelik bir oyunum daha var. İlgilenenler benimle irtibata geçebilir. Adres Damla gazetesi

 

 

 

Devamını Oku

Olmadı Akif Çodur

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yeni uykuya dalmıştım. Telefon sesi ile irkildim ve heyecanlandım. Saate baktım gecenin 12’si. Arayan tiyatrocu arkadaşım Nuri Baykal’dı. “Akif Çodur vefat etmiş haberin var mı”dedi. Ya Nuri abi gecenin bu saatinde şaka yapmanın zamanı mı dedim. Nuri Baykal haberi yeni aldığını söyledi. Ardından gazetemiz patronu Asu Beşer Karpuz aradı. “Kenan abi biliyorum geç saat ama Akif Çodur kalp krizi geçirip  vefat etmiş. Haberi internete geçermesin”dedi. Yine inanmadım. Akif Çodur’un ağabeyi Ahmet Çodur’u aradım ve acı haberi teyit ettim.  Çok sevdiğim, çocukluk arkadaşımız Akif Çodur’un vefat haberini internete geçtim.

BENİ TİYATROYA BULAŞTIRAN ADAM

Akif Çodur ile Hamidiye mahallesinde büyüdük. Akif Çodur beni tiyatroya  bulaştıran  isimlerden biri. Düzce Bölge tiyatrosundan öğrencisi olan rahmetli Cafer Göksu  kendi tiyatrosu için oyun yazmamı istedi. Ben” seni kim  gönderdi, ben bu güne kadar oyun yazmadım “ dedim.  Cafer Göksü “Akif Çodur hocam gönderdi. Kenan iyi mizah yazıları yazıyor, sana oyunda yazar “ diye söyledi. Uzatmayalım. Yazar olarak 80’li yılların ortasında tiyatroya adım attım. Cafer Göksu, Nuri Baykal , Yüksel Çiftçi ile birlikte “Düzce Kültür&Yeşilkent oyuncuları” tiyatrosunu kurduk. Bütün oyunlarımızın son provalarını Akif Çodur yapardı. Tiyatroya ara verdiğim dönemlerde onun kurduğu “Düzce Bölge “ tiyatrosunda “Boyacı” isimle oyunda oyuncu olarak yer aldım. Akif Çodur ile dostluğumuz son güne kadar devam etti. Kendisine her zaman “Hocam” diye hitap ederdim. Çodur ile Damla gazetesinde birlikte çalıştık. Kendisinin kalbi  ile problemi vardı.Daha öncede kriz geçirmişti. Her gördüğümde sağlığın nasıl diye sorardım. Akif Çodur  çok genç yaşta aramızdan ayrıldı. Düzce çok önemli bir sanat adamını daha kaybetti.  Düzce tiyatrosuna emek veren isimlerden önce Cafer Göksu, ardından Erdal Atik ve şimdi de Akif Çodur hayatını kaybetti. 2 yılda 3 önemli kayıp. Mekanın cennet olsun hocam. Seni unutmayacağız.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.