h Dolar 13,4064 %0.74
h Euro 15,2203 %0.74
h Tam Altın 12.239,49 %1,82
h BIST100 1.875,50 %0,97
a Öğle Vakti 12:49
Düzce 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Fatih Özüdoğru

Fatih Özüdoğru

22 Kasım 2021 Pazartesi

Anlamak , samimiyet ve emek ister

Anlamak , samimiyet ve emek ister
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Anlamak masraflı iştir; Emek ister, gayret ister, samimiyet ister.

Yanlış anlamak kolaydır oysa. Biraz kötü niyet, biraz da cahillik kâfidir…(Sezai Karakoç)

Anlama süreci, anlamayı istemekle başlayabilir.

İstemek için de hazır olmak gerekir. Anlamayı istemek için de anlamadığını kabul etmek gerekir. Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz. Bilimden uzak toplumlarda anlaşılmaz olarak nitelenen kavramlar pek çoktur ve bunlar gizemli, erişilmez, güçlü, mistik, hatta dünya dışı addedilir.

Şimdilerde sohbetlerde siz anlamazsınız deniyor. Kalp gözü açık olmak gerekiyor.

Efendinin söylediğini anlamak için gayret sarf etme teslim ol. Şahıs da insan üstü manalar ve özellikler yükleye bilindiği kadar yüklemeyi gençler maalesef anlamlandıramıyor.

Adam ne kadar çırpınsa da ben sizin düşündüğünüz gibi bir insan değilim diye insana yüklenen anlamlar insanı eze eze bir su zerresi kadar hiç edebiliyor.

Fındık kabuğunu doldurmayan bilgisiyle ahkam kesen marangozlar dolu ortalıkta.

Böyle toplumlar, sporcusunun halteri kaldıramamasını şanssızlığa, koşucusunun yarışı kazanamamasını göbeğinin görünmesine, takımlarının hep mağlup olmasını hakemlere bağlar.

Bir hoca efendi doların yükselmesi Allah’tan derken fakirlik Allah’tan deyip zenginlerin Allah’a karşı geldiklerini söyleyecek diye korkmaya başladım.

Kahvede oturmuş üç beş bilge ve ekonomist Türkiye’yi kurtarıyorlar.

Çoğunun bilgisi gazete başlıklarına ve televizyon haberlerine dayanır. Biraz daha gelişmişlerin internet çöplüğünde dolaştıkları ve ilk okudukları haberi derinine araştırmadan varsayıp, doğru belleyip gerçeğe ulaşmadan yargısız infaz yaptıkları görülmektedir.

Dünya’da medya hep finansa edilir. Eğlence medyası kendi ayakları üzerinde durur. Fakat Haber medyacılığı yapan her kurum kuruluş birilerinin onların sizin onlar gibi düşündüğünü düşünesiniz onlar gibi anlayasınız diye onlar tarafından finansa edilirler.

Sevgili BÜYÜKLER; küçüklerin bazı şeyleri anlayamamalarına kızmayın. Çünkü onlar henüz anlamadıklarını rahatça söyleyebilecek kadar naiftirler. Ve yalan riyaları yoktur.

Burada ki büyüklük ve küçüklük herkesin kendisine koyduğu ve yüklediği anlamla ifade edilmiştir.

Yoksa herkes eşittir.

Okulda hiç kimse öğretmeni dinlemiyor. Öğretmen soruyor anladınız mı hep bir ağızdan ‘’EVET’’ diye haykırıyoruz. Üç beş kişi dinlemek için gayret sarf etse de toplum ekseriyeti aynı eyleme ortaklık etmiyorsa maalesef, maalesef diğerlerinin gayreti boşa çıkıyor.

Onlara anlamadıkları zaman anlıyormuş gibi yapmayı, daha sonra da buna aldırmamayı öğretmeyin.

Aile de  toplumdan farkı yoktur. Bir süre sonra da siz çocuklarınızı anlamakta güçlük çekeceksiniz. Onlara şimdiden anlamanın ve anlatmanın değerini öğretin ki, ileride onlar da size ve başkalarına kendilerini anlatsınlar, anlayamadığınızı anladıklarında tekrar tekrar anlatsınlar. Kendi anlamadıkları şeyleri ise anlayana kadar peşini bırakmamayı düstur edinsinler. Hayal kurup hayallerinin peşinden gitsinler.

Gerçeklerin temeli hayaldir. Ve hayaller anlamlandırıldıkça gerçeklere dönüşür.

 

Kimse seni anlamadığında, tüm anlamları yaratan Allah’a sığın. O’nu anlamaya çalış.

Kendini anlayacaksın.

Devamını Oku

Bir kadının sessizliği kadar yüksek ses duymadım

Bir kadının sessizliği kadar yüksek ses duymadım
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kadınlar çok sessiz. Hatta hiç konuşmuyorlar. Bu kadar sessizlik hayra alamet değil.
Denizli’nin Pamukkale ilçesinde 25 yaşındaki Şebnem Şirin’in öldürülmesinin ardından erkek arkadaşı olduğu söylenen Furkan Zıbıncı tutuklanarak cezaevine gönderiliyor.
Furkan Zıbıncı, “tasarlayarak canavarca hisle öldürme” suçundan tutuklanıyor..
DHA’nın haberine göre Zıbıncı’nın cinsel istismar, gasp, trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi 6 suçtan kaydı bulunuyor. Zıbıncı otopsisinde ise vücudunun göğüs, yüz ve boyun kısmında 12 bıçak darbesi olduğu, boğazına aldığı derin bıçak kesisiyle yaşamını yitirdiği tespit edilmiş.
Şirin’i bıçakla boğazını keserek öldüren Furkan Zıbıncı, DHA’ya göre savcılıktaki ifadesinde, olay anını hatırlamadığını söyledi. Niye hatırlasın ki.
Cana kıyana hapis versen ne olur. Gençlerimiz, kızlarımız, kadınlarımız hunharca katlediliyorlar. Ve bunu yapan neden ise hiç hatırlamıyor.
Adalet bu konuda yetersiz olunca polis koruması ile canları koruyamazsınız.
Adalet bu konuda keskin olmalı.
“Benim inandığım sistemde, sabah bir masumun öldürüldüğünü duyarsanız, akşam darağacında sallanan birini görürsünüz.” (Necip Fazıl) … Ona ADALET denir! …
Ve bir kız, bir katliamı(babası mı bilmiyorum) ağlayarak kaydetmişse, ben de bir baba olarak çığlığına çığlık katıyorum.
Ve bir kız, çöp kutusuna öldürülüp atılmış ise ve parçalara ayrılmış ise , ben de bir kız babası olarak çığlığıma çığlık katıyorum.
Ve bir kız , arkadaşı ile beraber olup sonrada 15.kattan beton zemine atılmış ise bir insan olarak çığlığıma çığlık katıyorum.
Ve bir kız televizyona çıkıp annem babam beni fuhşa zorluyorlardı. Ve fuhuş yaparken beni izliyorlardı deniliyor ise ve bu anne baba televizyona çıkıp kendilerini savunuyorlar ise kıyameti kendi ellerimizle koparmak için çalışıyoruz.

Şebnem Şirin’in, ayrılmak istediği için çıkan tartışma sonrası hayatını kaybettiği ortaya çıkmış.

Evlilik yok. Aile yok. Örf adet ve gelenekler yok. Helal haram yok.
Bir kadın cafe de tanıştığı bir erkeğin evine gidip kalabiliyor. Bunu da ailesine siz beni anlamıyorsunuz o beni anlıyor diyerek ailesine anlatabiliyor.
Ondan sonrada aile kızlarının canice parçalanmış bedenini bir yerler de buluyorlar.
Ne olacak sosyal medyada millet daldan dala konuyor. Hayat böyle değil. Gerçekler böyle değil.

Erkekler gezecekler tozacaklar eğlenecekler fakat onlara evlenme dediğiniz zaman hiç hazır değiller. Evlenmek erkeklik işi.
Devlet evlenmek isteyen veya boşanmak isteyen erkek veya kadınlarımızı nasıl araba kullanmak için ehliyet kursuna yazılıp sınava tabi tutuyor ise Evliliği Başarma ve Sürdürme Kursundan ehliyet almaları ve bir eğitimden geçmeleri şart.

Bu zaman da hele hele her erkek her kadın başaramaz. Ama kadınlarımız kızlarımız sevgiden yoksunluğu hemen ilk karşısına çıkan erkeğin iki süslü yalancı lafına, iki çiçeğe, iki hediyeye, iki böceğe kanmasından dolayı son zamanlarda dikkat ederseniz genç kardeşlerimiz kızlarımız katlediliyorlar.
Fakat burada esas sıkıntı özellikle kadınlar bu konuda hiç ses çıkarmıyorlar. Ya çok ses çıkardıkları için bizler duymuyoruz. Ya da bağıra bağıra sesleri kısıldı.
Adaleti tesis etmemiz gerekir.
Adalet canlarımızı koruyamıyor ise aileler ve toplum kızlarımıza sahip çıkmalı.
Devletten her şeyi beklemek bunun önlemi değil.
Bir yerde bir kadın öldürülüyor ise o gün erkek şiddeti kınaması bırakılıp
Herkesin kendi üzerine düşeni yapması için gayret sarf etmeli.
Herkes ailesine sahip çıkmalı.
Aileye sahip çıkmalıyız. Bu toplumun temeli ailedir.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.