Düzcespor efsanesi Düzcespor’u unutmadı

Düzcespor tarihine iz bırakan kalecilerden biri olan Muharrem Önen  hayatını anlattı. İşte 1978-1982 yılları arasında Düzcespor kalesini koruyan Efsane kalecinin hayatını anlattığı röportajı  virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz.

İŞTE MUHARREM ÖNEN HAYATI

 

15 Aralık 1955, Elazığ doğumluyum. 1960 yılında İstanbul’a geldik, Cerrahpaşa semtine yerleştik. Altı nüfuslu bir aileyiz. Dört erkek kardeşiz. Elazığ ile ilişkilerim hala sürüyor, severim yurdumu; köyüm Pınarlar’ı. Zaman zaman giderim, top oynarken de giderdim.

Elazığ’da eskiden yol yoktu, su yoktu, babam bu nedenle göçmüş İstanbul’a. Geçim zorluğu diyeyim. Çiftçiydi köyde. Dedem getirmiş babamı. Sonra bir dayanışma içinde öteki aile üyeleri gelmiş.

İlkokulu Aksaray İlkokulu’nda okudum. Engin Verel okul arkadaşımdı. Mahallede de her çocuk gibi top oynardık. Davutpaşa orta okulu ve lisesine devam ettim ama lise sondan ayrıldım.

1968 yılında Davutpaşa kulübü seçmelerine katıldım Çukurbostan’da. Jünyör takımı vardı o günlerde Davutpaşa’nın. Semtten arkadaşlarım Tahir, Yavuz filan kazanmıştı seçmeleri. Ben onların kaleciliğini yapardım arsalarda.

Rıdvan hoca beğendi kaleciliğimi, Sen geliyorsun, dedi. Bir sene çalıştım, 1969 yılında lisansım çıktı. Genç takımda oynamaya başladım. Bir sene oynadım genç takımda. Hemen ardından da A takımda. Genç milli takıma çağırdılar beni, Engin Verel ile birlikte. Sonra da İstanbul karmasına seçildim.

Genç milli takımlarda o günlerde de adamcılık yapılırdı, belli oyuncular kollanırdı. Şimdi de var, farklı değiliz bu konuda. Bu nedenle elendim genç milli takımdan.

1973 yılına kadar Davutpaşa’da kalecilik yaptım. Profesyonel takımda amatör olarak oynadım. A takımla oynadığım ilk maçı hiç unutamıyorum. Edirnespor ile deplasmanda karşılaşmıştık. Eski Galatasaraylı Benan filan oynuyordu, güçlü bir takımdı. Ben çocuktum, tıfıldım. Çok iyi oynamıştım, böylece formayı kaptım.

Ben 1960 yılından beri Fındıkzade semtindeyim. Hiç ayrılmadım buradan. Herkesle aram iyidir. Arada sırada limoni olsam da. Kalbim temizdir, herkes tanır beni. Enver Tuna ve Engin Verel en iyi arkadaşlarım.

1974 yılında, Bediz Baysal’ın ön ayak oluşuyla Tekirdağ’ın yolunu tuttum. Tekirdağspor’da iki sene oynadım. Profesyonel olmuştum artık. Takımımız oldukça güçlüydü. Halil İbrahim’ler filan oynuyordu, bayağı iyi takımdı. Şampiyonluğa göz dikmiştik.

Göze batmışım demek ki, amatör milli takıma çağırdılar. Ankara’ya gittik. Arap Çetin ve Doğan Andaç antrenörlerimizdi. Çok iyi bir takımdık. Samet Aybaba, Kemal Kılıç, Galatasaraylı Öner, Bolusporlu Sadullah gibi oyuncularla. Allah razı olsun Doğan Andaç’tan, hakkımı yedi, oynatmadı beni.

Beşiktaş’tan teklif geldi bu kez. 1976/77 mevsimiydi. Beşiktaş 150 bin liraya transfer etti beni. Büyük bir tutardı. Dört sene Beşiktaş takımında kaldım. Mete abiyle birlikte koruduk kaleyi. Bazen o oynardı, bazen de ben. Epey gençtim o günlerde, yirmisini henüz doldurmuştum. Yaşlılar hep eziyordu beni. Sağ olsunlar hep eziyorlardı. Önden koşarsın idmanda, Neden önde koşuyorsun? Arkada kalırsın, Neden arkada kaldın? Mete abi de, oynayacağım günlerde engel olurdu kimi zaman.

1977/78 mevsimi Beşiktaş’ta revizyon senesiydi. Rahmetli Gündüz Tekin Onay antrenör olmuştu. Transferler yapıldı. Kemal Kılıç, Bursa’dan Kemal Batmaz, Samsun’dan Hayri, Altay’dan Mithat, Mustafa, bir de Paunoviç. Bayağı güzel bir takım kurulmuştu. Ligde ikinciydik. Ama takımın yaşlı abileri bir kulis çevirdiler, Gündüz Tekin Onay’ı yediler. Böyle olunca, yeniden yaşlılar takıma girdi, gençlerin önü kapandı.

DÜZCESPOR’A GÖNDERDİLER

Genç takımı Serpil hoca çalıştırıyordu o yıllarda. Sakın bir yere gitme, seni kalede oynatacağım, dedi. Bu koşullarda çok zor, diye yanıtladım. Üstelik de aile koşullarım iyi değildi bu günlerde. Gideceğim, dedim. Aman evladım, gitme, dedi ama istikbalimi düşünmek zorundaydım, kararımı vermiştim. Süleyman Seba beni Düzce’ye göndermek istediğini söyledi. Orada oynayarak deneyimimi arttırabilecektim.

Düzce ikinci kümedeydi, kuvvetli bir takımdı. Her sene şampiyonluğa oynarlardı. Düzce’de dört yıl kalecilik yaptım. Her sene yılın karmasına girerdim. İyi kaleciler arasında Nurettin ve Yaşar ile çekişirdim. Düzce sonrasında Antep’e transfer oldum, Yaşar da Fenerbahçe’ye. Antep’te oynarken, A milli takıma çağrılacaktım ama Coşkun Özarı önümü kesti, engelledi beni. Üç yıl Antep kalesini koruduktan sonra Kadri Aytaç beni kandırdı. Karşıyaka’ya gelmem için ikna etti. Bir yıl da orada file bekçiliğine soyundum. Ardından da iki yıl Kırklareli’nde. İkinci kümedeydiler o yıllar. Sonra Mehmet Oğuz çağırdı, amatörlüğe döndüm. Kadırga’da bir sene top oynadım. Böylece jübile yapmadan 1990/91 mevsimi sonunda futbola veda ettim.

Sonra döndüm Davutpaşa’ya. Davut abiyle birlikte bizim takımın teknik yönetimini üstlendim. 1992-1993 yılına kadar hem kalecilik, hem de antrenörlük yaptım. Genç takımlar ve U14 düzeyinde bayağı iyi takımlar oluşturduk. U14’te şampiyonluk yaşadık.

ANTRENÖRLÜK

Futbol federasyonun açtığı kurslara gittim bu dönemde. A kursunda Sepp Piontek’ti hocamız. Başarıyla bitirince, Fenerbahçe’den teklif aldım. Şükrü Ersoy’dan. Üç sene çalıştım orada, Turan Sofuoğlu, İsmail Kartal, Timuçin Çığ, Şükrü hoca ve Cemil Turan ile. Bayağı iyi işler yaptık.

Sonra rahmetli Gündüz abi milli takıma çağırdı. Genç milli takımda çalışıyordum. Kaleci antrenörü ve seçici olarak görev alıyordum.

Sonra Galatasaray’a geldim, Fatih Terim dönemiydi. Yıldız takımı filan kurduk, Arda’lar, Aydın Yılmaz’lar, Uğur Uçar’lar. O takımla Türkiye şampiyonlukları tattık. Ama üçüncü yıl ayrıldım sarı kırmızılılardan.

Bu kez Beşiktaş’ta çalıştım. Sene 2005. Altı yıl sürdü bu beraberlik. Hem seçicilik, hem antrenörlük yaptım. Ama bazı tatsızlıklar oldu, ayrıldım. ,2012’de bir süre Davutpaşa altyapısıyla ilgilendim ama yürümedi. Bal liginden Dikilitaş teklif getirdi bana. On altı takımlı ligde 15. sıradaydılar. Deli misin, sakın alma, kümeden kalma şansları yok, dediler. Kulak asmadım. İki ay içinde toparladım takımı, kümede bırakmayı başardım.

2013 Mayıs ayında, UEFA’nın açmış olduğu kursta başarılı olup diploma almaya hak kazandım.

ÖZEL HAYAT

Futbol dışında bir ilgi alanım yok diyebilirim. 1983 yılında evlendim. Üç tane kızım var. Bir tane de torunum. Çok mutlu bir yaşamım var ailemle.

KAYNAK-Yerel Futbol

0 0 0 0 0 0
    YORUMLAR

    En az 10 karakter gerekli

    Sıradaki haber:

    Düzcespor’da şampiyonluk yaşamıştı

    Hızlı Yorum Yap

    0 0 0 0 0 0
    sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
    373.154

    VAKA

    322.465

    İYİLEŞME

    10.177

    ÖLÜM

    50.689

    AKTİF VAKA

    sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
    45.514.698

    VAKA

    30.396.286

    İYİLEŞME

    1.188.151

    ÖLÜM

    15.118.412

    AKTİF VAKA

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

    Düzcedamla.com'e üye olun

    Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

    Düzcedamla.com'e giriş yapın

    Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

    Bu Sitenin Alt Yapısı Reklambilisim.com Tarafından Yapılmıştır.