• Düzce 14° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
  • İMSAK' 02:00

  • HABER GÖNDER

  • SİTE YAZARLARI

Evet, Hayır

    Hayatta bazı fırsatlar vardır yaşam boyunca. Bu fırsatları değerlendirenler daima karlı  çıkarlar. Çünkü bu çıkarlar, bu nimetler insanoğluna Allah’ın bir lütfudur. Kıymetini bilmek gerek. Hele bazı nimetler varki kıymetini bimezsek kolay kolay bir daha geri gelmez, elde edemeyiz.
    Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlardaki müttefiklerce parçalanarak aralarında paylaşılmasını gösteren Sevr Anlaşmasını kabul etmesi, yurdunu canından çok seven başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere O’nun arkadaşları bu rezaleti, bu kahpeliği kesinlikle kabul etmediler ve canları pahasına karşı çıktılar. Hem öyleki bu rezalet anlaşmayı kabul edenler başta olmak üzere tüm emperyalist güçlerle savaşmaya başladılar. Onların top, tüfek ve her türlü imkanlarına karşılık kazma, kürek gibi ellerine ne geçti ise onları silah gibi kullanarak savaştılar, direndiler. Allah’ın izniyle savaşı kazanarak düşmanları memleketten kovdular. Bu maneviyat gücü öyle bir güç idi ki Laz’ı, Çerkez’i, Abaza’sı, Gürcü’sü, Kürt’ü yani bu vatan topraklarında yaşayan tüm vatandaşın hiç bir ayrıcalığı düşünmeden birlik ve beraberlikleri idi. Etnik, metnik, din, dil, ırk, mezhep hiç düşünülmedi. Hepsi sadece bu vatanı düşündüler. Türk vatanını düşündüler. O maneviyatla vatanımızı emperyalistlere kaptırmadılar.
    O zaman halk tarafından başkan olmasını teklif ettikleri o yüce kahraman Mustafa Kemal Paşa asla kabul etmemiştir. O devirde 30-40 larda Almanya’da faşist Hitler, İtalya’da Mussolini, Portekiz’de Salazar, İspanya’da Franjistler iktidarda hep tek adam idiler, diktatördüler. Kendi halkını koyun gibi güttüler.Ama hepsinin sonu hüsranla bitti. Onun için biz koyun gibi güdülmek istemiyoruz. Yani insanoğlu tek adama mahküm edilmemeli.Daima hür olmalı, kendi özgür iradesini özgürce kullanabilmeli.
    O halde bu vatanı kurtaranların ve bizlere emanet edenlerin kendileri bile tek adamlığın bu vatanın hayrına diye kabul etmedikleri tek adamlığı niye biz kabul edelim. Verilen dünyanın en güzel nimeti neden geri verelim. Bu hürriyeti bu serbestliği, bu serbestliği, bu laikliği neden elimizden çıkaralım. İnsanız, salak değiliz. Hatta bugünkü özgürlüğün daha genişini isterim. Kimse yargılanmadan içeri girmesin isterim. Hukukun tam uygulanmasını, demokrasinin tam oturmasını isterim. Bu bakımdan ben bu hususlarda hiç bir partiyi düşünmem. Ben bir Türk vatandaşı olarak düşünürüm. O zaman da oyun kocaman bir HAYIR olur. Size de tavsiyem parti marti değil vatandaş olarak düşünmenizi ama elinizi vicdanınıza koyarak ve kendi muhasebenizi yaparak, memleketin gerçeklerini, ama gerçek gerçeklerini gözönüne getirerek karar vermenizi öneririm. Kimseye sen … bunu demezsen vatan hainisin demeye kimsenin hakkı yoktur. Herkesin her kararına ben saygılıyım. Sizler de saygılı olun. Yani bu iş parti, marti değil memleket işi, emperyalistlerin lanetlenmesi işi, yurtta sulh, cihanda sulh işi değil. Rejim işi. Büyük Türkiye’nin selameti tam bağımsızlığı işi. Türk Milletinin birliği, beraberliği, kenetlenmesi işi. Parlamenter sistemin devamı işi.
    Aslında referandum HAYIR la sonuçlanması mevcut iktidarın da lehinedir. Çünkü hiç bir şey değişmeyecektir. Reisicumhur yerinde  kalacaktır. Sadece ufak bir değişiklikle, şöyleki; Reisicumhur makamının kanunlarına çekilmesi, uyması şart. Her şeye karışmayacak, işleri başbakana, bakanlara ve meclise bırakması, tarafsız ve herkesin cumhurbaşkanı olması, yüzde elliyi değil tüm vatandaşları aynı sevgiyle kucaklaması şartıyla. O zaman herkesçe sevilir ve sayılır, güvenilir.
    Başbakanlık, bakanlar, meclis yerlerinde kalacaktır. Yani parlamenter sistem devam edecektir.  Dolayısıyle emperyalist devletlerin lehlerine zamanın şartları nedeniyle söz verilip imzalanan bazı anlaşmalar yürürlükten kalkar.
    İşte bir vatandaş olarak düşüncelerimin bir kısmını sizlerle paylaştım. Varsa bir yanlışlığım, affınıza sığınmak isterim.

    Sevgi ve saygılarımla.

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Düzcedamla.com'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Düzcedamla.com'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Bu Sitenin Alt Yapısı Reklambilisim.com Tarafından Yapılmıştır.