h Dolar %
h Euro %
h Tam Altın 7.379,28 %1,83%
h BIST100 1.408,14 %0.03
a İmsak Vakti 04:36
Düzce 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Eğitimiş’ten Kahraman’a kınama

ad826x90
ad826x90

    Açıklamada İsmail Kahraman kınanarak istifaya davet edildi.
    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
    TBMM Başkanı İsmail Kahraman, laikliğin yeni anayasada olmaması ve dindar bir anayasa yapılması gerektiğini ifade ederek, AKP iktidarının hedefinin laikliği yok etmek olduğunu ikrar etmiştir. Milli iradenin temsil edildiği en yüce makam olan TBMM’nin Başkanı olduğunu ve tarafsız olması gerektiğini unutarak daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmakla cezalandırılan AKP’nin sözcüsü gibi davranan İsmail KAHRAMAN, laiklik ilkesine ve Cumhuriyet devrimlerine karşı açıkça meydan okuyarak suç işlemiştir. KAHRAMAN’ı kınıyor ve istifaya davet ediyoruz.
    “Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli devrimlerinden birisi laikliktir.
    İnsanların inançlarına saygı gösterilmesi gerektiğini savunan Eğitim-İş, Atatürk’ün söz konusu tanımını benimsemiştir ve devlet yönetiminde inançların öne çıkmasına karşıdır. Laik düzlemde, inançlar, eğitim, hukuk, bilim ve ekonomiye etki etmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kurumları ve kuralları, dine, etnisiteye göre değil, laiklik ilkesine göre şekillenmiştir ve bu yapı korunmalıdır.
    Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri’nin, büyük önderimizin ve O’nun kurucusu olduğu Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş bir devlet ve toplum kurma hedeflerini rafa kaldırarak yok etme hak ve yetkileri yoktur.
    Kaldı ki, “Anayasanın 1’inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3’üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.” kuralıyla devletin laik niteliğinin değiştirilebilmesi; hatta değiştirilmesinin teklif dahi edilebilmesi yasaklanmıştır.
    Laiklik olmaksızın demokrasi olamaz. Dünyada bu gerçeğin aksini ortaya koyan tek bir devlet yapılanması örneği yoktur. Laikliği dışlayan devletlerin “tamamında” kadın sosyal yaşamdan soyutlanarak eşit bir insan olmak bir yana “meta”ya dönüştürülmüştür. Yine laiklik ilkesinin olmadığı devletlerin tamamında, toplumu oluşturan diğer inanç grupları üzerinde ağır baskı kurularak, farklı renkler devlet vahşetiyle yok edilme sürecine sokulmuşlardır. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran irade; yıkılmış, tarumar edilmiş bir imparatorluktan geriye kalan eğitimsiz, yoksul, savaşlar nedeniyle genç nüfusunun tamamına yakınını kaybetmiş bir toplumdan bugün çağdaş medeniyetler seviyesine çıkmış bir Cumhuriyet yaratmıştır. Anadolu coğrafyasını ve geri kalmış toplumların hayallerini güneş gibi aydınlatan bu Cumhuriyet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyüklüğü ve dehasını gözler önüne sermektedir.
    Eğitim-İş, tüzüğümüzde de belirtildiği üzere, Atatürk İlke ve Devrimleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesi üzerinde yükseldiğinin bilinciyle, laiklik ilkesinin korunmasına büyük önem verir. Kişilerin inanç ve vicdan özgürlüklerini savunurken, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanmalarını ya da baskı altına alınmalarını da kabul edilemez bulur. TBMM Başkanı İsmail KAHRAMAN’a, kendilerini var eden iradeyi ve o iradenin sonucu olan siyasal rejimi korumakla yükümlü olduklarını hatırlatıyor, bir kez daha istifa etmeye davet ediyoruz.
    Her koşulda demokrasiye, çağdaşlığa, laik ve üniter yapıya, ulusal birlik ve beraberliğimize, Mustafa Kemal Atatürk’e, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine sahip çıkan Eğitim-İş olarak; Cumhuriyete açık bir saldırı niteliğinde olan bu eylemi yapan TBMM Başkanı İsmail KAHRAMAN hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz ve Cumhuriyet Savcılarını göreve çağırıyoruz.

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Başsavcılıktan karara itiraz

HIZLI YORUM YAP

r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.