35 yıl




Matematikle aram hiç iyi değil ancak 2020’den 1985 çıkınca geriye 35 kalıyor. Bu rakam benim Damla gazetesindeki  yazı sürecimi gösteriyor. Evet Düzce Damla gazetesinde tam 35 yıldır yazıyorum (1yıl hariç) Bu rakam Düzce gibi yerel bir gazetede  küçümsenecek bir rakam değil.

35 YIL ÖNCE

YIL 1985. Askerden yeni tezkere aldım. Maymun iştahlı ve istikrarsız biri olarak  o yıla kadar en az 20 farklı iş kolunda çalıştım. Kahvede otururken Damla gazetesinde bir haber ilgimi çekti.Gazetede ilanda “Muhabir aranıyor” sözü üzerine düşünmeden  gazeteye gittim. Dokumacı pasajından bulunan Damla gazetesini sora, sora buldum. İkinci kata çıktım. Karşımda rahmetli Ali abi (Beşer) yanında o dönemin magazin müdürü Ayşe Şen. Selam verdim, muhabirliğe talipli olduğumu söyledim. O günlerde omzu düşük, serseri tipli biriydim.  Ali abi ve  Ayşe’nin beni tepeden tırnağa süzdüğünü sezdim. Onların aklından Biz badigart değil muhabir arıyoruz, bu tiple gazetecimi olunur” geçtiğini fark ettim. Uzatmayalım. Ali Abi 1 haftalık deneme süreci olduğunu, bir haftalık çalışmadan sonra karar vereceğini belirtti. Başarılı bir haftanın ardından gazetede resmen muhabir olarak çalışmaya başladım. O dönem  yazı işleri müdürümüz Atilla Gösterişli idi. İbrahim adındaki muhabir Üniversiteyi kazanmış, onun yerine ben muhabir olmuştum. Diğer işlerde olduğu gibi bu işte de sıkıldım. 6 yada 7 ay sonra işten ayrılacağımı söyledim.  Neden diye  sormadılar, sıkıldığımı anladılar. 6 aylık süre içinde daktilo ile yazı yazmayı öğrendim, haber yazmayı, mizanpaj yapmayı öğrendim (Mizanpajı her gün elimizle yapıyorduk, fotoğraf makinesi  kullanmasını, film tab etmesini öğrendim. Sporu çok sevdiğim için o süre içerisinde  spor müdürümüz Mehmet İbrahimoğlu ile birlikte   maçlara gittim, spor yazıları yazmaya başladım.  Ayrılana kadar  “ Veee bir zamanlar, İşte Cumartesi İşte Mizah, Gülmece-Güldürmece” köşelerini hazırladım. 1986 yılında İmam-Hatip Lisesine memur olarak göreve başladım. Günün birinde Anıtparkta  Atilla Gösterişli ile karşılaştım. Gel bir çay içelim konuşalım dedi. Kendisi bana spor ve mizah yazıları yazmamı teklif etti. O dönemler Gırgır, Fırt, Çarşaf gibi mizah dergilerine kısa öyküler yazıyordum. Atilla Gösterişli’nin teklifi ile yaklaşık 1 yıl sonra tekrar Damla ailesine geri döndüm. 1990 yılında Mehmet İbrahimoğlu basından elini, ayağını çekince   Fotospor, Tercüman gazetelerinin bölge muhabirliğini verdi. O gündür, bu gündür sürekli yazıyorum. Kısa bir dönem Düzce TV maceram oldu, onun dışında hep Damla ailesi içinde kaldım.

ÇOK İYİ İNSANLARLA ÇALIŞTIM

Yıllardır  memur olduğum için  Valilik oluru ile Düzce Damla gazetesinde spor sorumluğu görevinde bulundum, mizah sayfaları , yazı dizileri hazırladım. 35 yıl içinde çok değerli isimlerle çalıştım. Atilla Gösterişli, Kerami Beşer, Mehmet İbrahimoğlu, Ayşe Şen,İhsan Çetin,  Canan Üstüner, Birsen Turan, Akif  Çodur, Ahmet Çodur, Lütfi Şimşek, Nuran Türkyılmaz,Aslı Önenç  Atik, Çetin Aydoğan, İmran Sert Duman, Mücahit Özcan,Çetin Resuloğlu, Alparslan Tayman, Fatma Şahin, Jan Berslen Devrim,Şule Ayaz Kartal, Altan Korkmaz, Hüseyin Akçay, Hüsnü Ovalı, Sevil Seymen, Uğur Seymen, Zeki Kibar, Elçim Açıl, İsmail Ohlaz, Sinan Fazlıoğlu, Esra Kaplanbaba, Elif Varol ,Nurhan Yılmaz Damla ailesinde birlikte çalıştığım ve aklımda kalan isimler. Unuttuklarımdan özür diliyorum. 35 yılda çok isimler geldi geçti.

ŞİMDİKİ DAMLA

Ali abinin vefat etmesinin ardından bu bayrak şimdi çocuklarının elinde. Asu Beşer, Ela Beşer ve Can Beşer kardeşlerle birlikte çalışıyorum. Ben Damla gazetesine başladığımda onlar çocuktu, şimdi patronum. Gazeteciliğin her yönü ile dibe vurduğu,  itibar kaybettiği şu günlerde Düzce Damla olarak ilkelerimizden vazgeçmemek için çaba gösteriyoruz.Damla gazetesi yıllardır ilklerin öncüsü oldu, sadece gazetecilik yaptı, gazeteciliği silah olarak kullanmadı.  Gazete 40 yılı, ben 35 yılı geride bıraktık. Yapılacak çok iş var. Nice yıllara Damla

 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları